“İTHAL EDEN DEĞİL, İHRAÇ EDEN BİR ÜLKE OLMALIYIZ”

22. Türk Ulusal Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Dernek Başkanı Prof. Dr. Mahmut Nedim Doral, “Türkiye ortopedi cihazları konusunda ithal eden değil, ihraç eden bir ülke konumunda olmalı. Ancak Türkiye ortopedi endüstrisinde öz kaynaklarını yeterli biçimde kullanamıyor” dedi.
Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği (TOTBİD) tarafından 31 Ekim-5 Kasım tarihleri arasında Antalya Belek’teki Maritim Pine Beach Resort Kongre Merkezi’nde düzenlenen 22. Ulusal Ortopedi ve Travmatoloji Kongresinde basın toplantısı düzenlendi. Düzenlenen basın toplantısına TOTBİD Başkanı Prof. Dr. Mahmut Nedim Doral, TOTBİD Sekreteri Prof. Dr. Önder Aydıngöz, Kongre Genel Sekreteri Prof. Dr. Hakan Ömeroğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Ünal Kuzgun ile Kırgızistan Sağlık Bakanı Sayberk Jumamoekov katıldı.
Kongre Başkanı Prof. Dr. Mahmut Nedim Doral, 2 bin 700’e yakın bilim insanının yanı sıra, Tacikistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Batı Trakya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, 150’nin üzerinde de Türkçe konuşulan ülkelerden bilim insanının kongreye katıldığını söyledi.
Prof. Dr. Doral “Kongre boyunca çocuk hastalıkları, çocuk kırıkları, spor, yaşlılık sorunları, eklem cerrahisi, tümörler, ilk etapta aklıma gelen konular. Kongre programı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda hekime şiddet, Türk dilinin bilim dili olarak korunması, Türkçe konuşan toplulukların ortopedi ortak paydasında buluşmaları konularında da ortak çalışmalar yaptık. Dünyada bu alanda uygulanan en son yenilikleri yapan kişileri de kongremize davet ettik” dedi. .
“İthal Eden Değil, İhraç Eden Bir Ülke Olmalıyız”
Türkiye’nin ortopedi cihazları konusunda ithal eden değil, ihraç eden bir ülke konumunda olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Doral, “Ancak Türkiye ortopedi endüstrisinde öz kaynaklarını yeterli biçimde kullanamıyor. Dışarıdan bu kaynakları alıyoruz ve sorunlar başlıyor. Benim naçizane düşüncem, en iyi malzemeleri dışarıdan getirtelim, ama yerli kaynaklarımızı da en üst düzeyde kullanalım. Nasıl Amerika’dan ithal ediyorsak, biz de Orta Asya’ya ihraç edelim. 1930’lu yıllarda kendi uçağımızı yaptık. Eğer devam ediyor olsaydık, bugün protez ve implant endüstrimiz vardı. Çin’den bana malzeme getirmeyin. Annenize kullanmadığınız malzemeleri bana vermeyin. Tank yapan bir ülkenin çelik ve alaşım endüstrisi nasıl olmaz? Üretim ve denetim uyum sağladığı takdirde, ülkemiz vazgeçilmez bir başvuru merkezi olacaktır. Şüpheniz olasın” şeklinde konuştu.
“Dünya’da Her Yıl 25-30 Milyar Dolar Osteoporoz İlaçlarına Harcanıyor”
Dünya her yıl 25-30 milyar dolarlık bir bütçenin osteoporoz ilaçlarına ayrıldığını belirten Prof. Dr. Doral , “Yersiz kullanıldığında da kırıklıklar oluşmakta, osteoporozun en büyük tedavisi hareket. Bir günde 15 dakika hareket, basit zıplamak bile çok faydalı, önlemede önemli etkendir. İlaç ve hareket dikkate değer. Kontrollü spor osteoporozu engelleyebiliyor” dedi.

 
“İki Yıl İçerisinde 65 Ortopedist Şiddet Gördü”
Geçtiğimiz iki yıl içerisinde 65 ortopedist hekime gerek sözlü gerekse fiziki olarak hak etmedikleri şekilde şiddet uygulandığına dikkat çeken Prof. Dr. Doral, “Hekime yönelik şiddetin önlenmesi hususunda yetkililerin gereken tüm önlemleri almalarını, bu tür olayları gerçekleştiren kişilerin en ağır şekilde cezalandırılmaları için tüm yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını arzu ediyoruz. Bugün için göreceli olarak halkın hekime ve hastanelere ulaşması kolaylaşmış olarak görülebilir. Bunun yanında hekime de layık olduğu değer verilmeli. Neden hekime liyakat verilmiyor? Anlamak mümkün değil” diye konuştu.
“Üniversitelerde Hizmet Tıkanmaya Başladı, Hatta Durma Noktasına Geldi”
Üniversitelerde sunulan sağlık hizmetlerine de değinen Prof. Dr. Mahmut Nedim Doral, üniversitelerin özellikle geri ödeme sisteminden kaynaklanan sıkıntılarla karşı karşıya bulunduklarını söyledi. Üniversitelerin bir yandan sağlık hizmetlerini aralıksız ve kaliteden ödün vermeden yürütmeye çalıştıklarını, diğer yandan ise ekonomik sıkıntıları aşmak için çabaladıklarını söyleyen Prof. Dr. Doral, “Üniversiteler, yapılan ameliyatın, kullanılan malzemenin parasını çok uzun süre sonra, çoğu zaman da önemli kesintilere uğratılmış olarak firmalara geri ödenmekte. Üniversitelerde artık hizmet tıkanmaya başlamış, hatta durma noktasına gelmiştir” dedi. Üniversite ve eğitim hastelerindeki hekimlerin kazançları bahsedildiği gibi kesinlikle değil. Kimse bu değerleri abartmasın lütfen” dedi.

“Performansa Değil, Bilime Saygı Duyun”
Prof. Dr. Doral şunları söyledi: “Milyonlarca lira para verilerek alınmış, ancak kullanılmayan malzemeler var, kullanamıyoruz. ‘Verin kullanalım’ diyoruz, ‘Kullanamayız, çünkü SGK parasını vermiyor’ deniyor. SGK da haklı, üniversite de haklı, insanlar da ‘Bu malzemeyi kullanıp benim hastamı bir an önce ayaklandıracaksın’ diyor, o da haklı. Şiddete uğrayan, hakarete uğrayan doktor, hapishaneye atılan doktor. Lütfen bırakın şu performansı. Performansa değil, bilime saygı duyun ve insan hayatını emanet ettiğiniz hekimi mağdur durumda bırakmayınız!”
Kırgız Sağlık Bakanı Prof. Dr. Sayberk Jumamoekov Türkiye ortopedisinin gelişmiş olduğunu belirterek “Kırgız Ortopedistler olarak Türk ortopedistlerle fikir alışverişinde bulunmak için geldim. ” dedi.
“Hiçbir Meslekte “Seçme” Diye Bir Özellik Yoktur”
Prof. Dr. Ünal Kuzgun ise genelde Türk hekimleri, özelde de ortopedistler olarak algıladıkları çok önemli iki sorun bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Kuzgun, “Bu sorunlardan bir tanesi mevcut politikalar ile hekim emeği ucuzlatılmak isteniyor. Diğeri ise hekimlik gibi bir meslek sıradan bir meslek haline getirilmek isteniyor. Bu iki konu, hayatını böyle bir branşa vermiş olan meslek mensupları için kabul edilebilecek hususlar değildir. Hiçbir meslekte de, işi yapacak olan kişiyi, resmi kurum açısından izah etmek istiyorum, seçme diye bir özellik yoktur. Ama bugün resmi bir kurum olarak, bir hastaneye gittiğinizde bu hak size otomatik olarak verilmekte. Ben bu mesleğin çok ayrı bir özelliği olduğunu ve hiçbir şekilde sıradanlaştırılamayacağını söylemek istiyorum. Bununla ilgili takdir elbette ki halkındır. Zaman içerisinde bunun anlaşılacağına inanıyorum. Ancak, mesleği bırakma durumuna gelmiş biri olarak, şu yaşananları görmekten duyduğum üzüntüyü de dile getirmek istiyorum.” dedi.
“Türkiye’de kullanılan tıbbi malzemeler ihale ile alınıyor bunda art niyet aranabilir” diyen Prof. Dr. Kuzgun sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsan üzerine kullanılan malzemelerde mutlaka ruhsatlandırma çalışmaları yapılmalı. Hekimler bunun dışında bırakılmalı. Bugün Türkiye’de ve dünyada en fazla ve pahalı malzeme ortopedide kullanılıyor.”
Continue Reading

ULUSLARARASI ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ SEMPOZYUMU

”Uluslararası Ortopedi ve Travmatolojideki Tartışmalı Güncel Konular Sempozyumu” 23-26 Eylül tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi. Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Hospital for Special Surgery ortak düzenlediği toplantıya, yurt dışından da ilgi büyük oldu.

Bakanlık Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile New York “Hospital for Special Surgery”nin birlikte düzenlediği “Uluslararası Ortopedi ve Travmatolojideki Tartışmalı Güncel Konular Sempozyumu” 23-26 Eylül tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi. Sempozyumun özel oturumunda, kıkırdak naklindeki uygulamalar ele alındı.
Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan ortopedi ve travmatoloji branşındaki hekimler ile birlikte anesteziyoloji ve reanimasyon, romatoloji, genel dâhiliye ve beyin cerrahisi branşlarındaki hekimler de toplantıya katıldı. Bilkent Otel’de yapılan sempozyumda, dünyada yeni uygulanan ”Kondrosit hücre kültürleri”, ”Kalça atroskopisi”, ”Yeni omuz atroskopi uygulamaları”, ”Dizde ileri atroskopi uygulamaları”, özellikle tartışmalı travma vakaları gibi ileri cerrahi ve laboratuvar teknikleri tartışıldı, bu konularla ilgili ameliyathaneden toplantı salonuna canlı yayınla cerrahi teknik uygulamaları aktarıldı.
Sempozyuma, 400 civarında katılımın olduğu ayrıca, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından davet edilen Afganistan, Etiyopya, Bosna-Hersek, Gürcistan, Suriye, Irak, Filistin, Türkmenistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Karadağ, Arnavutluk, Moldova ve Almanya’dan hekimler katıldı.
Sempozyumun, Onursal Başkanlığını Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Nihat Tosun, Başkanlığını Bakanlığın Sağlık Eğitimi Genel Müdürü Prof. Dr. Safa Kapıcıoğlu ve Genel Sekreterliğini ise Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Metin Doğan yapıyor.

Farklı Disiplinler Katıldı
Prof. Dr. Kapıcıoğlu, ortopedi travmatoloji ağırlıklı hekimlerden oluşan ekip tarafından hazırlanan sempozyumda, dahiliye, anestezi, reanimasyon, romatoloji ve diğer disiplinleri de ilgilendiren oturumların düzenleneceğini söyledi. Prof. Dr. Kapıcıoğlu, tüm bu disiplinlerin bir arada ele alınmasının sempozyumu, diğer ortopedi kongrelerinden ayıran bir özellik olduğunu vurguladı.

Dünyada Yeni Uygulanan Yöntemler Anlatıldı
Prof. Dr. Kapıcıoğlu ayrıca şu bilgileri verdi: “Sempozyumda, dünyada yeni uygulanan ‘Kondrosit Hücre Kültürleri, Kalça Artroskopisi, Yeni Omuz Artroskopisi Uygulamaları ve Dizde İleri Artroskopi Uygulamaları’, tartışmalı travma olguları gibi ileri cerrahi ve laboratuvar teknikleri tartışıldı, bu konularla ilgili ameliyathaneden toplantı salonuna canlı yayınla cerrahi teknik uygulamaları aktarıldı. Amerika’da son on yılın en iyi ortopedi hastanesi seçilen ‘Hospital for Special Surgery’in dünyaca ünlü doktorlarından David L. Helfet (Travma Cerrahisi), Frank P. Camissa (Omurga Cerrahisi), Thomas L. Wickiewitz (Spor Cerrahisi), Robert Bully (Eklem Cerrahisi), Brian T. Kelly (Kalça Artroskopisi), C. Ronald MacKenzie (Romatoloji) ile bu hastanede başarıyla görev yapan Türk hekimlerden Doruk Erkan (Romatoloji) ve Semih Güngör (Anesteziyoloji ve Ağrı Tedavisi) konuşmacı ve eğitmen olarak katıldı.”

“Bu Toplantı Çevre Ülkelerden de Yaklaşık 50 Hekime Ev Sahipliği Yaptı”
Kongre Sekreterliğini ise Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Metin Doğan sempozyum ile ilgili şu bilgileri verdi: “Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan “Sağlıkta Dönüşüm” ilkeleri uyarınca ülkemizde sağlık sisteminde köklü değişiklikler oldu. Artık, hastalar, kendi sorunu ile ilgili hekime hiçbir zorluk çekmeksizin ve ek herhangi bir gayret sarf etmeksizin ulaşabiliyor. Sadece hizmetin çabuk ve etkin olması değil, aynı zamanda kaliteli olması da bu süreçte en önemli hedef oldu. Bu çabaların en son ürünü olarak da, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi merkezli olarak Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Amerika’nın “Ortopedi ve Travmatoloji”de bir numaralı hastanesi olan “Hospital for Special Surgery” (HSS) ortak toplantı düzenlendi. Bu toplantı çevre ülkelerden de yaklaşık 50 hekime ev sahipliği yaptı. Toplantıyı ortak gerçekleştirdiğimiz hastane olan HSS, ortopedi alanında birçok yeni ameliyat tekniği ve cerrahi aletin ilk olarak geliştirilip dünyaya ulaştırıldığı bir hastane. Bu hastaneden dünyaca tanınan 8 doktor tarafından 2 günlük yoğun bir eğitim programı yaklaşık 500 katılımcıya sunuldu. Ortopedinin tartışılan güncel konuları Amerikalı ve Türk hekimler tarafından tartışılarak, tecrübeler karşılıklı olarak paylaşıldı. Ayrıca 3 canlı cerrahi uygulaması ile cerrahi eğitim için de önemli bir uygulama gerçekleştirildi. Amerikalı hekimler, bizimle olan sohbetlerinde Türkiye ve Türk sağlık sitemine olan hayranlıklarını sıklıkla dile getirdi. Yapılan bu toplantı, ileride yapılacak daha verimli toplantı ve eğitim aktivitelerinin de habercisi olup, sadece ülkemiz hekimleri değil, bizi önemseyen ve değer veren yakın ve hatta uzak coğrafyamız için de önemli bir dönüm noktası oldu.”

Continue Reading

SAĞLIK BAKANLIĞI’NA BAĞLI İLK EL CERRAHİSİ BİRİMİ

Sağlık Bakanlığı bünyesinde ilk kez El Cerrahi Birimi oluşturularak hizmet vermeye başlayan Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, El Cerrahisi eğitimleri ile hem hastalara hizmet veriyor hem de üst ihtisas yapmanın yolunu açıyor.

Sağlık bakanlığı tarafından el cerrahisi yan dal olarak uzmanlık verileceğini belirten Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Metin Akıncı, “Bu uygulama ilk kez Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi El Cerrahisi Birimi’nde gerçekleştirildi. Plastik Cerrahlar ve Ortopedistler üst ihtisas olarak el cerrahisi üzerine uzmanlaşabilecek. Yan dal olarak 2 sene üst ihtisas eğitimi verilecek. Mikrocerrahi ve el cerrahisi üzerine eğitim ve hizmetleri devlet hastanelerinde verilmeli ki hasta mağdur olmasın. Hastanede kliniği açtıklarından bu yana haftada 2 cerrahi günü ile 17-20 arasında vaka sayısına ulaştık” dedi.

El Cerrahisi Eğitimini Kapsayan Cerrahi Alanlar
El cerrahisi eğitiminde yapılacakları Doç. Dr. Akıncı şöyle sıraladı:
Üst (ve Alt Ekstremitenin) Acil Yaralanmalarında; amputasyonlar, kısmi amputasyonlar, tendon-adele, sinir ve damar yaralanmaları, kompartman sendromları, doku defekti (eksikliği) ile birlikteki tüm yaralanma ve açık kırıklar, üst ekstremitenin tüm kırıkları, ateşli silahla yaralanmalar dahildir.
Üst (ve Alt ekstremitenin) Elektif Cerrahisinde; doku nakli gerektiren tüm doku-kemik eksiklikleri, Volkman kontraktürleri, yanık kontraktürleri, tendon-adele, damar ve sinir tamirleri, doğumsal veya sonradan ortaya çıkan felçler için tendon transferleri, Tendon-adele, Damar ve sinir tümörleri, sinir sıkışma sendromları, Dupuytren kontraktürü, tendinitler, Romatizmal el deformiteleri, Konjenital el ve ayak anomalileri, üst ekstremitede kısalık sorunları, kaynamayan kırıklar, el bilek çevresi kemiklerin dolaşım sorunları .
Mikrocerrahi Yöntemler; her tür replantasyon ve revaskülarizasyonlar, 50 yaşından genç hastada kalça osteonkrozunun protez dışı tedavisi (serbest damarlı kemik nakli), üst ve alt ekstremitelerde doku kayıplarında serbest flep, üst ve alt ekstremite amputasyonları, sinir ve damar tamirleri ve greftlemeleri, doğumsal ve travmatik brakial pleksus yaralanmalar, damar ve sinir tümörlerin eksizyon sonrası tamirleri, damar ve sinir çevresindeki tümörlerin eksizyonu, geniş tümöral eksizyon sonrası ekstremite kurtarıcı cerrahi işlemler, bazı konjenital anomalilerin tedavisi, ayaktan parmak nakilleri, Volkmann kontraktürlerinde serbest adele nakilleri.


“Cerrahide Pratik Yapmak Çok Önemli”
Doç. Dr. Akıncı, bugüne kadar Volkmann kontraktürleri için serbest adele nakilleri, üst ekstremite defektlerinde posterior interosseöz ada flepleri, serbest lateral kol flepleri, konjenital radial agenesis ve ayaktan ele parmak nakilleri ile ilgili büyük sayıda operasyonlar yaptığını söyledi. Pratik üzerine yapılan eğitimin çok önemli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Akıncı şunları söyledi: “İhtisas yapacak olan hekimlere mikroskop eğitimi verilerek mikrocerrahi üzerinde tecrübe kazandırılacak. Fizik tedavi rehabilitasyon birimi ile iletişim içerisinde olarak hastaya ameliyat sonrası fizik tedavi hizmet verilecek. Ayrıca Ortez protez atölyesinde gerekli tedavi anında uygulanabilecek.”


Ayaktan Parmak Nakli
Ayaktan parmak transferi olarak toplam 60 vaka yaptıklarını belirten Prof. Dr. Akıncı şu bilgileri verdi: “Damarlı vaskülerize flepler yapıyoruz. Trafik kazası sonucunda yanık veya ezilme olduğunda flepler yapıyoruz. Serbest flep,uygulaması, bir dokunun yağı ve damarıyla yerleştirildiği yere dikilerek canlandırma işlemi. Serbest fleplerde 300 gibi büyük serilerimiz var. Dünyada en çok ayak parmak nakilleri yapılan Çin, bu anlamda en başarılı replantasyon işleminin yapıldığı yerlerden bir tanesi. Japonya’da ise ayaktan vaskülarize tırnak nakilleri en çok yapılan yerdir.”

Kemik Nakli
Serbest büyük kemik nakilleri yaptıklarını dile getiren Doç. Dr. Akıncı, “Fibulayı (kaval kemiğini) kemik eksikliği olan yerlere damarı ile birlikte yerleştiriyoruz. Büyük defektler için üstünde besleyici damarı ile canlı kemik gerekiyor. Kemiği periyosundan soymadan vakülerize kemik olarak yerleştiriyoruz” dedi.


İnsandan İnsana Kol Nakli
Doç. Dr. Akıncı, “İnsandan insana kol nakli yapılan Christine M Kleinert Institute’ü ziyaret ettim. Dr. Breidenbach’ın yönettiği ekibin arasında bir de Türk var. Dr. Tuna Özyürekoğlu kol naklinde başarılı operasyonlar yapıyor. Burası Dünya’da en fazla kol nakli yapılan merkez olma unvanını da bulunduruyor, eminim yakında Türkiye’de de böyle merkezler oluşacak” diye konuştu.
Continue Reading

TRAVMATOLOJİ EKİBİ OLUŞTURMA VE EĞİTİMİ

Ülkemizde trafik kazalarında rastlanan yaralanmalar üzerine çalışmalar yapılıyor. Hastanın hastaneye taşınmasından ilk müdahaleye, cerrahi operasyonlardan, branşların multidisipliner olması üzerine eğitim veriliyor.

Günümüzde artan trafik kazaları dolayısıyla ortopedi ve travmatoloji alanı giderek önem kazanıyor. Acil vakalarda hasta veya yaralının hastaneye getirilme süresi çok önem arz ediyor. Bu açıdan ilk dakikaların ölüm kalım meselesi olduğunu hatırlatan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Kemal Durak, çoklu yaralanmalar, parçalı kırıklar ve batın yaralanmalarında travmatolojinin bir alt bölümü olan travmatolojinin önem kazandığını dile getirdi. Bu tip çoklu yaralanmaların beyin cerrahi, ortopedi ve genel cerrahi branşlarının ortak yaklaşımı ile tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Durak, bu tip travmalarda bir branşın çoklu yaralanmalarda ekip başı olması gerektiğini söyledi.

Travmatoloji Ekibi Oluşturulmalı
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı olarak, son 15 yıldır Ortopedik Travma konusunda çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Prof. Dr. Durak, “Hastalıklı ve fonksiyonlarını kaybetmiş bir eklemin cerrahi yolla yeniden şekillendirilmesi veya oluşturulmasıyla tekrar iş görebilir hale getirilmesi işlemi olan Artroplasti üzerine, ekip olarak müdahale edilmelidir. Multıple travmalarda, yani çoklu yaralanmalarda bir ekip başı olması gerekiyor ve ortopedinin travmatoloji kısmı bu görevi üstleniyor. Amacımız özellikle trafik kazalarının bu kadar yoğun olduğu ülkemizde, bu tür yaralanmaların bakımını çok iyi yapabilen ekiplerin yetiştirilmelerini sağlamak. Günümüzde acile gelen hastaların travma ve yaralanma olan hastaların ciddi olarak bakılması ve bu hekimlerin sayılarının arttırılması gerekiyor” dedi.

Kalça Kırıklarına Özel Madde Geliştiriyorlar
Kalça kırıklarında iki yaklaşım olduğunu söyleyen Prof. Dr. Durak, “Kırığın kaynamasını sağlayan implant ya da çivi gibi araçların doğru kullanılmasının çok önemli olduğunu vurguladı. İmplant tiplerini karşılaştırarak, çok küçük bir insizyonla (kesiyle) ameliyat yapmaya çalışıyoruz. Küçük kesi ile kalça kırığını tespit etmek mümkün. Kırık tedavisinde yeni bir madde kullanarak iyileştirmeyi hızlandırabilir miyiz diye araştırmalar yapılmalıdır. Bu konuda hayvan deneyleri halen devam etmektedir. Bundan sonraki aşamaları takip ediyoruz” şeklinde konuştu.

Continue Reading

ARTROPLASTİDE EĞİTİM MALİYETLERİ DÜŞÜRÜYOR

Total diz protezi veya kalça protezi maliyetinin 7-8 bin lira iken uygun olmayan operasyonlar sonucunda yapılan düzeltme (revizyon) ameliyatlarının bu maliyeti hemen hemen üçe katlandığını belirten Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, artroplastide uzmanlık sonrası eğitimin, revizyon oranlarını düşüreceğini söyledi.

Ortopedi ve Travmatoloji asistanlık sürecinde alınan eğitim içerisinde artroplasti eğitiminin de yer aldığını belirten Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, artroplasti uygulamalarının özellikli uygulamalar olduğunu ve uzmanlık sonrası eğitimin bu konuda devam etmesinin gerekli olduğuna dikkat çekti. Bu konunun önemini vurgulamak için eklemlere uygulanan implantların yani protezlerin ömrünün paketinden çıkartılmasından itibaren aynı kum saatini ters çevirmiş gibi eksilmeye başladığını ve bu konuda uzmanlaşmanın gerekliğini belirtti. Artroplasti uygulamalarının dışında ortopedi ve travmatoloji ameliyatlarında çoğunlukla kullanılan implantların tespit amaçlı olup birkaç yıl içerisinde işlevi bittikten sonra çıkarılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Bilgen, protez uygulamalarında kullanılan implantın çok uzun yıllar (en az 20 yıl) çalışması gerektiğine işaret etti. Uzmanlık döneminde alınan eğitimin, gelişen teknolojinin izlenmesindeki güçlük ve asistanlık dönemindeki zamanın yeterli olmaması nedeniyle istenilen düzeye ulaşmadığına değinen Prof. Dr. Bilgen, “Bu nedenle uzmanlık sonrası eğitimlere yeterli önemin verilmesi gerektiğini belirtti. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı olarak, TOTBİD Artroplasti şubesinin katkılarıyla artroplasti kış toplantıları düzenliyoruz. Bu yıl kış toplantısının sekizincisini yapıyoruz. Bu toplantılarda katılımcılara, ülkemizin önde gelen öğretim üyelerinin sunumları ve tecrübelerini paylaşma fırsatı bulmalarını sağlıyoruz” dedi.

Yılda En 30 Tane Protez Ameliyatı
Yapılan çalışmalara göre bu alanda başarılı olabilmek için yılda en 30 tane protez ameliyatı yapıyor olmak gerekliliğinin ortaya konduğunu kaydeden Dr. Bilgen, yapılan cerrahi işlemin hatalı yapılması revizyon oranlarının giderek artmasına neden olduğunu belirtti. Dr. Bilgen hangi hastaya ne tür bir cerrahi uygulamanın, ne zaman yapılması gerektiğinin iyi bilinmesinin başarılı sonuç alınmasında etkili olacağını söyledi.

“Revizyona Bir Yılda 18.5 Milyon TL Harcanıyor”
Her ayın ilk perşembe günü Bölgesel Artroplasti Toplantısı düzenlendiğini söyleyen Prof. Dr. Bilgen, “Dokuz yıldır aralıksız bu programı düzenliyoruz. 30-40 kişilik toplantılarda vaka tartışılıyor. Bursa ilinde tespit ettiğim rakamlara göre, bir yılda yapılan revizyon operasyonların yapılması için harcanan para 18.5 trilyondur. Normal total diz protezi veya kalça protezinin maliyeti 7-8 bin lira iken revizyonlarda bu maliyet 3’e katlanıyor. Hastanın uğradığı mağduriyet hem maddi hem de manevi oluyor” şeklinde konuştu.

Continue Reading

ORTOPEDİ GÜNLERİNDE REVİZYON TARTIŞILDI

Bu yıl ikincisi düzenlenen Ankara Tıp Ortopedi Günleri-2009, yeniliklerle bu yıl da katılımcıları bilgilendirdi.

Ankara Tıp Ortopedi Günleri-2009’ 1-3 Ekim tarihleri arasında Sheraton Hotel’de ikincisi gerçekleştirildi. 180 ortopedist ve 103 hemşirenin katıldığı toplantıda naklen yayın yapılan “Nasıl Yapıyoruz” bölümleri büyük ilgi gördü. Açılış konuşmasını yapan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Derya Dinçer, Avni Duraman Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji branşının kurucusu olduğuna dikkat çekti. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Erdemli ise konuşmasında interaktif yapılan bu toplantıda günlük yapılan operasyonlarda karşılaşılan sorunlarda neler yapıldığını göstermek amacıyla düzenlendiğini belirtti.


“Katılımcılar Kendilerini Ameliyathanede Gibi Hissetti”
Yoğun ilgi gören toplantı hakkında Sağlık Dergisi’ne bilgi veren Prof. Dr. Erdemli şöyle konuştu: “Sıklıkla karşılaşılan sorunlarda neler yapılacağı üzerinde duruldu. Tamamen interaktif bir toplantı, canlı ameliyatlar yapıldı, katılımcılar kendilerini ameliyathanede gibi hissetti. Ameliyatlar revizyon diz protezi, primer çimentosuz total kalça protezi, gelişimsel kalça çıkışı cerrahisi, otolog kondrosit implantasyonu, bening tümör cerrahisi, omurga cerrahisi ve radius alt uç korrektif osteotomi konuları işlendi. Sabah yapılan ameliyatların öğleden sonra teorik olarak anlatıldı.”


“Ameliyatlar İnternetten İzlenebilecek”
Bu yıl ki yapılan toplantının farklı bir özelliği olduğunu belirten Prof. Dr. Erdemli, “Canlı ameliyatlar internet ortamında deneme amacıyla canlı olarak yayınlandı. Gelecek yıl internetten belirlenecek adresten toplantıya ait tüm oturumlar izlenebilecek. Bu yıl artroplastide revizyon cerrahisine ağırlık verildi. Venöz trombo embolide proflaksi açısından yenilikler tartışıldı. Tümör vakalarında ekstremite koruyucu cerrahi video destekli tartışıldı. Travmada katılımcılar sadece video üzerinden asetabulum kırıklarında kullanılan cerrahi yaklaşımlarını, ameliyatta kullanılan anestezi yöntemlerini ve ağrıyla mücadele konusunda yeniliklerini dinleme fırsatı yakaladılar.” dedi.


“Hemşirelerden Yoğun İlgi”
Ankara başta olmak üzere birçok ilden katılan Ortopedi Ameliyathane Hemşireliği toplantısının da çok ilgi gördüğünü kaydeden Prof. Dr. Erdemli, “Bu yıl ilk kez düzenlenmesine rağmen ilgi çok güzel ve geri bildirimlerde özellikle canlı ameliyatların çok faydalı olduğu söyleniyor. Toplantıda workshoplar ve 2 canlı ameliyat yapıldı. Hemşirelere ameliyat sırasında hekime nasıl yardımcı olacağı, sterilizasyonda yapılması gerekenler üzerinde duruldu. Ameliyatın seyri sırasında cerrahın istediği aletlerin nasıl kullanılacağı, ameliyatın işleyişi yönünden bilgi verildi.” şeklinde konuştu.

Continue Reading

YENİLİKLERLE DOLU ORTOPEDİ GÜNLERİ

Bu yıl ikincisi düzenlenen Ortopedi Günleri-2009 toplantısında birçok yenilik olacak.

Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ve büyük ilgi gören Ortopedi Günleri’nin, bu yıl ikincisi 2-3 Ekim 2009 tarihleri arasında, Ankara’da Sheraton Hotel’de gerçekleştirilecek. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı tarafından düzenlenen mezuniyet sonrası eğitim etkinlikleri Prof. Dr. Avni Duraman anısına yapılacak.
Toplam 7 canlı ameliyatın sunulacağı toplantıda bu yıl bazı yeniliklerinde olacağını kaydeden Ortopedi Günleri-2009 Genel Sekreteri Prof. Dr. Bülent Erdemli, “Geçen yıl birçok ilden katılımcısı olan bu toplantıyla ilgili son derece olumlu geri bildirimler aldık. Bu sebepten dolayı programımıza yenilikler ekleyerek sabah oturumlarında “Nasıl yapıyoruz?” bölümünde Tıp Fakültesi ameliyathanelerinden naklen yayın ile günlük pratikte yapılan cerrahi yaklaşımlarda, katılımcıların akıllarına takılan veya çözmek için uğraştıkları sorunları canlı yayında görmelerini ve de ameliyatı yapan profesyonel meslektaşına soru sormalarını arzu ettik. Tamamen interaktif gerçekleştirilen bu bölümde katılımcıların kendilerini ameliyat ekibinde hissedecekleri bir ortam hazırladık. Böylelikle eğitimin devamı süresince bilgi paylaşımının bir kez daha önemi ortaya konacaktır. Öğleden sonraki oturumlarda ise vaka sunumları, video destekli tartışma panelleri ve konferanslar yer alacaktır.” dedi.

“Ülkemizde İlk Kez”
Bu yıl ilk kez Ortopedi Ameliyat Hemşireliği toplantısı 1 Ekim 2009 tarihinde Ankara’da Sheraton Hotel’de gerçekleştirileceğini belirten Prof. Dr. Erdemli, “Ülkemizde ilk kez gerçekleştirilecek olan ‘Ortopedi Ameliyathane Hemşireleri Uygulamalı ve İnteraktif Eğitim Kursu’ yapılacak. Work-shoplarda uygulamalı pratik bilgiler ve İki tane canlı ameliyat gerçekleştirilecek.” dedi.

“Hedef En İyisi”
Toplantıların kapsamının her geçen sene gelen talepler doğrultusunda değiştireceklerini ifade eden Prof. Dr. Erdemli, cerrahi branşlarda bu tip toplantıların eğitim açısından çok faydalı olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Erdemli, hem bir hekim hem de öğretim görevlisi olarak hastaların tedavisinde hedeflerinin en iyi cerrahi girişimi bir başka deyişle mükemmeli gerçekleştirmek olduğunu ifade ederek, genç meslektaşlarının bu toplantıya katılmalarını özellikle istediklerini belirtti.

Continue Reading

TOTAL KALÇA PROTEZİNE UZANAN YOL

Eklem hastalıklarında öncelikle ameliyat dışı yöntemlerin denendiğini dile getiren Prof. Dr. Bülent Erdemli, Total Kalça Protezi ameliyatı öncesi ve sonrası hakkında bilgi verdi.

Total Kalça Protezi, kalçayı etkileyen pek çok problemde giderek etkinliği artan ve sıkça tercih edilen bir cerrahi yaklaşımdır. Bu yöntem kalça hareketlerinin düzelmesini ve ağrının ortadan kaldırılmasını sağlar. Ülkemizde her yıl giderek artan sayıda hasta total kalça protezi ameliyatından yararlanıldığını belirten Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Erdemli, eklem aralığında meydana gelen daralmadan kaynaklanan ağrının hastalığın önemli bir belirtisi olduğuna dikkat çekti.

Esra Öz: Kalça eklemi hakkında bize bilgi verebilir misiniz ?
Prof. Dr. Bülent Erdemli:
Kalça eklemi top ve yuva tarzı bir eklemdir. Top parçasını uyluk kemiğinin başı oluştururken, yuva ise kalça kemiğinin bir parçasıdır. Topun yuva içerisindeki dönüşü bacağınızı içe, dışa, öne, arkaya ve daire biçiminde oynatmanıza izin verir.Sağlıklı bir kalçada top ve yuva yüzeyleri düzgün bir kıkırdakla (hyalin) kaplıdır. Yüzeyin düzgün olması topun yuva içerisinde kolayca kaymasını sağlar.


E.Ö.:Kalça eklemini tutan hastalıklar ne gibi şikayetlere yol açabilir ?
B.E.:
Kalça eklemini tutan dejeneratif osteoartrit (kireçlenme), kalça çıkığı, romatoid artrit (romatizmal) gibi hastalıklarda eklem aralığında daralma olur. Eklem mesafesindeki daralma sebebiyle kalça ekleminin hareketleri kısıtlanacaktır. İlk aşamada hastalar ağrı duyacaklardır. Bu ağrı genellikle kasık bölgesinde bazen kaba et bölgesinde hatta dizin iç yüzüne doğru da duyulabilmektedir. Hissedilen ağrı künt karekterde olup, hastalığın başlangıç aşamalarında özellikle yol yürürken rahatsızlık verir. Daha sonraki aşamalarda ağrının şiddeti giderek artar ve istirahat halinde iken bile duyulmaya başlar. Hatta geceleri hastalar uykudan uyandırabilir. Ağrı ve eklem hareketlerindeki kısıtlılık, hastaların merdiven inip-çıkma, çorap giyme, oturup kalkma gibi fonksiyonlarının giderek bozulmasına yol açar.

E.Ö.:Eklem hastalıklarında protez dışı tedavi yöntemleri de var mıdır?
B.E.:
Tedavi de öncelikle ameliyat dışı yöntemler denenmelidir. Kilo verme, baston ya da koltuk değneği kullanılması o ekleme gelen yükleri azaltacaktır. Analjezik-antiinflamatuar ilaçlar ağrının azalması ve hareketlerin daha iyi olmasını bir müddet sağlayabilmektedir. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon yöntemleri, ameliyat kararı vermeden önce mutlak suretle denenmelidir. Ameliyat dışı yöntemlere cevap vermeyen, günlük yaşamı etkileyen şiddetli ağrı, hareket kaybı ve neticesinde fonksiyon kaybı olan hastalarda Total Kalça Protezi düşünülmelidir.

E.Ö.:Kalça protezi ameliyatı için en çok tercih ettiğiniz anestezi yöntemi nedir?
B.E.:
Hastalarımda çoğunlukla bölgesel anestezi yöntemini tercih etmekteyim.Bu yöntemde belinizdeki omurlar arasından ince bir kateter yerleştirilir. Bu kateter vasıtasıyla süreli olarak epidural mesafeye ağrıyı ortadan kaldıran ilaçlar gönderilir, böylelikle ameliyat süresince hiç bir şey hissetmezsiniz. Ayrıca size sedatif yani sakinleştirici ilaçlar da verilmektedir. Genellikle protez ameliyatı hastadan hastaya değişmekle beraber, ortalama 1-1.5 saat sürmektedir.

E.Ö.:Kalça eklemi protezinde yapılan işlem nedir?
B.E.:
Hastanın kalçasına yerleştirilen protez, yuvaya konacak parçaya kap, uyluk kemiğinin içine konan parçaya da kök (stem) denmektedir. Bu parçaları kemiğe tutturmak için birçok yol vardır. Örneğin çimentolu bir total kalça protezinde parçalar kemiğe kemik çimentosu ile tutturulmaktadır. Çimentosuz total kalça protezinde ise kemik dokunun protez çevresine doğru büyüdükçe bağlanma gerçekleşir.

E.Ö.:Ameliyat sonrası hastalar ne zaman yürüyebiliyorlar ?
B.E.:
Cerrahiyi takiben 24 saat sonra ameliyat yerine yerleştirilen kan toplayıcı tüp çıkartılır ve bunu takiben asistanlar tarafından hastalar yatak kenarına oturtulup pozisyon değişikliği sağlanmaktadır. Bu esnada olabilecek baş dönmesi ya da bulantı kusma endişelendirmemelidir. Daha sonra bir yürüteç (walker) ya da koltuk değneği yardımıyla hastalarımızı ayağa kaldırılmaktayız. İlk yürüme zor olabilir. Unutmayalım ki, kalça bölgesi ağrılı-şiş durumdadır. Ancak her geçen gün hastalar daha rahat yürüdüklerini hissedeceklerdir. Bu ameliyatı geçiren hastalar özellikle ilk 6 hafta süresince alçak yerlere oturmamaya özen göstermelidirler.

E.Ö.:Bu tür ameliyatlardan sonra pıhtı oluşumu görülüyor mu ?
B.E.:
Total kalça protezi ameliyatından sonra bacak venlerinde pıhtılar oluşabilir.Bunlara derin ven trombuzu (DVT) denir.Nadir olarak oluşan bu pıhtılar akciğerlere gidip ölümcül olmayan ya da olabilen sorunlara emboliye yol açabilir. Biz tüm hastalarda pıhtı ve emboli oluşumunu azaltacak önlemler alırız. Bu amaçla bacak kaslarını sıkıştırarak toplar damarlardaki kanı akış halinde tutacak mekanik aygıtlar kullanılabilir. Ayrıca kanı sulandıran düşük molekül ağırlıklı heparin (DMAH) gibi ilaçlar belli bir süre kullanılmaktadır. Önerilen süre kalça protezi ameliyatından sonra 28 ile 35 gündür. Ancak bacak bölgesinde aşırı şişlik ve gerginlikle birlikte ağrı duyulması durumunda pıhtıyı saptamak için Doppler ultrasonografi gerekebilmektedir.

Continue Reading

GAZİANTEP ORTOPEDİ GÜNLERİ II

İlkinin 1999 yılında gerçekleştiği Gaziantep Ortopedi Günlerinin ikincisi bu yıl gerçekleşti. Toplantı yoğun bilimsel içeriğin yanı sıra çevre illere gezilerle renklendi.

Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği (TOTBİT) Travma Şubesi 2008 etkinlikleri çerçevesinde 23-25 Ekim tarihleri arasında II. Gaziantep Ortopedi Günleri toplantısı Tuğcan Otel’de gerçekleşti. İlkinin 1999 yılında yapılan toplantının bu yıl ikincisi yapıldı. Toplantıda travmatolojide sıklıkla karşılaşılan konuların güncel yenilikler ve tedavi yöntemleri yer aldı. Yaşlılarda sıklıkla karşılaşılan osteoporotik kırıklara medikal yaklaşım ve ortopedik yaklaşım konusu tartışıldı. Toplantının farklı bir yönü ise bilimsel programın dışında sosyal yönü ile de dolu geçti. Kongre Başkanı Prof. Dr. Kemal Durak’ın yaptığı toplantıda Kongre Sekreterliğini Mehmet Subaşı üstlendi.


Toplantı İstenen İlgiyi Buldu
Açılış törenine Gaziantep valisi Süleyman Kamçı, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Şehitkamil Belediye Başkanı Metin Özkarslı, Gaziantep Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdurrahman Kadayıfcı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Balat ve ortopedi uzmanları katıldı. TOTBİD Başkanı Prof. Dr. Ünal Kuzgun ve TOTBİD Ortopedik Travma Şubesi Başkanı Prof. Dr. Kemal Durak’ın da bulunduğu toplantıya değişik üniversitelerden 30 kadar konuşmacı yer aldı. Türkiye’nin farklı bölgelerinde görev yapan yaklaşık 150 ortopedi uzmanı da katıldı.

II. Gaziantep Ortopedi Günleri, Ortopedik Travma Toplantısı Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi ve TOTBİT Ortopedik Travma Şubesi ile ortak olarak gerçekleştirildi. Programda proksimal huöerus kırıkları eksternal fiksatörler, intra , osteoporetik kırıklar, alt ve üst ekstremitenin tartışmalı panellerin yanında Türkiye’de yetkin olan ortopedistler çalışmalarını sundular.


Toplantı Sosyal Yönüyle de Beğeni Topladı
Birçok misafirin bu bölgeye ilk ziyareti olacağı düşünülerek kongrenin bilimsel programı dışında sosyal yönüyle de beğeni toplayan bir program gerçekleştirildi. Kongre Sekreteri Mehmet Subaşı toplantı ile ilgili şöyle konuştu: “Toplantının gala yemeğinde Kurtuluş Savaşı’nın sembol şehirlerinden birisi olan, Atatürk’ün adaşı olan “Gazi” kentimiz Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Asım Güzelbey’in de katkılarıyla misafirlerimize tanıtıldı. Konuklar Birecik Barajı sularında Kumla Gemisi’nde Gaziantep’in kebaplarının tadına bakıp, Zeugma Antik Kenti, Halfeti, Rum Kale, Şanlıurfa ve Mardin gezisinden memnun ayrıldılar.”

Continue Reading

CANLI YAYINLA ORTOPEDİ TOPLANTISI

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Mezuniyet sonrası eğitim etkinliği çerçevesinde düzenlenen Ortopedi Günleri, 10-11 Ekim tarihleri arasında Ankara Sheraton Hotel’de panel, konferans, video ve vaka sunuları ile gerçekleştirildi.
Bu yıl ilki gerçekleştirilen Ortopedi Günleri-2008, 10-11 Ekim tarihleri arasında Ankara Sheraton Hotel’de büyük ilgi gördü. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleşen ameliyatı canlı yayında izleyen salondaki katılımcılar, ameliyathaneye soru yöneltme şansı yakaladılar.

Kongre Başkanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ertan Mergen, “Prof. Dr. Avni Duraman anısına gerçekleştirilen toplantının amacı; özellikle araştırma görevlileri ve yeni uzmanların görmedikleri olguları hem canlı ameliyatlarla izletmek hem de anlatmak” dedi. Ülkemizdeki her eğitim hastanesinde her ameliyatın yapılmadığının üzerinde duran Prof. Dr. Mergen, kendi kliniklerinde ortopedinin her dalında uğraşan uzmanlar olduğunu kaydetti. Kalça protez cerrahisi, tümör, travma, artroskopi, diz protezi, omuz ameliyatları ve vertebra cerrahisi ameliyatlarının canlı yayınla gösterildiğini dile getiren Prof. Dr. Mergen, tüm Türkiye’ye açık bir katılımla gerçekleştiğini söyledi.

Prof. Dr. Mergen, konuşmacıların büyük çoğunluğunun Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri tarafından gerçekleştiğinin üzerinde durarak çok sık yapılan ameliyatların görsel olarak anlatılmasının tercih edildiğini her ortopedistin en azından bilmesi gereken ameliyatlar olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Mergen, her ortopedistin her konuyu çok iyi bilmesinden ziyade hangi konuda ne yapıldığını, nerde yapıldığını bilmesinin şart olduğunu söyleyerek, birçok eğitim hastanesinde yumuşak doku tümör cerrahisinin yapılmadığını ancak kendi anabilim dallarında bu branşlarda çalışan öğretim üyelerinin olduğunu ifade etti. Bu vakalarla ilgilenenlerin deneyimlerinin çok olduğunu anlatan Prof. Dr. Mergen, “Anadolu’daki bir hekimin kemik tümörü ile karşılaştığında, bu tip operasyonların yapılabildiği yerlerden birinin de Ankara Tıp Fakültesinin olduğunu öğreniyor. O vakayı yönlendiriyor” şeklinde konuştu.


Ortopedi de Son Gelişmeler KonuşulduCanlı ameliyatı yapan ve izleyenler arasında uydu yardımıyla canlı bağlantı sağlanarak toplantının interaktif olarak düzenlenmesi ile daha da güzelleştiğini dile getiren Kongre Sekreteri Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Erdemli kongre hakkında şöyle konuştu:“Meslektaşlarımızın günlük pratikte akıllarına takılan sorularının direk canlı yayın sırasında ameliyatı yapan cerraha sorup cevap alabilmesi alışıldık bir format değil. Dolayısıyla genç asistan ve uzman arkadaşların eğitimi açısından kaçırmamaları gereken bir fırsat. Öğlenden sonraki oturumlarda ise canlı yayında gerçekleştirilen ameliyatlarla ilgili güncel yaklaşımlar, cerrahi püf noktalar ve de en sık karşılaşılan komplikasyonlar tecrübeli uzmanlarla birlikte tartışılmıştır. Önümüzdeki senelerde devam edecek olan bu toplantının, bir bölümü de hemşireler için yapılacak. Bu ise ülkemizde hemşire eğitimi açısından düzenlenecek ilk uygulamalı kurs olacaktır. Toplantıya katılımcı sayısının 140-150 olmasının nedeni ulusal kongreden farklı olarak daha seçilmiş gruplara yönelik olmasından geliyor. Böylece yeni yetişen uzmanlar, uzmanlık eğitimi sırasında gördüklerini başka bir perspektiften görerek, yetiştikleri klinikten başka yerlerde neler yapıldığını öğreniyorlar. Mesela kalça protezi ameliyatı çok sık yapılan bir girişim ve başarı şansı yüzde 95,ancak hatalı yapılırsa aynı oranda da başarısız olabiliyor.”


Kalça Artroplastisi Sonrası Ölümcül Sorun
Tüm ortopedistlerin davet edildiği toplantıda Prof. Dr. Bülent Erdemli “Kalça Artroplastisi Sonrası Ölümcül Sorun” başlıklı sunumunda şunların üzerinde durdu:

*Venöz Trombo Embolizm(VTE) ; major sağlık problemi ,morbid-(DVT), mortal-(Pulmoner emboli) seyredebiliyor. Önlenebilir bir komplikasyon ,o nedenle profilaksi tartışılmaz bir stratejidir.

*Kompleks ve major bir problem,2 milyon Derin ven trombozu/yılda(DVT), total eklem replasmanında profilaksi yapılmıyorsa yüzde 40-60 DVT gelişiyor. Tüm hastane ölümlerinin yaklaşık yüzde 10-17’si PE ve ABD’de yılda 200 binden fazla hastanın ölüm sebebi Pulmoner emboli olmaktadır.

Neden uzun dönem profilaksi yapılmalı konusunda ise Prof.Dr.Bülent Erdemli şunları söyledi: “Hasta taburcu olduktan sonra VTE riski devam eder. Atroplasti sonrası tromboembolitik olayların çoğu hastaneden taburcu edildikten sonra oluşur. VTE gelişme olasılığı, diz atroplastisi sonrası gelişen semptomatik venöz trombüslerin yüzde 50’si ve kalça atroplasti geçirenlerin üçte ikisi hasta taburcu edildikten iki hafta sonra oluşur. VTE problemleri, total kalça replasmanı sonrasında hastaneye yeniden yatırılma sebepleri içerisinde en sık olarak bulunmuştur. Ayrıca klavuzlar özellikle kalça protezi, diz protezi ve kalça kırığı cerrahisi geçiren hastalarda uzun dönem profilaksi yapılmasını önermektedir.”

Continue Reading