DİJİTAL DÜNYADA NETWORK HIRSIZLIĞINA DİKKAT!

İnsanlarla iletişim kurarken farklı kanallar kullanıyoruz. Bunlardan biri de dijital iletişim kanalları. Hootsuite ve We Are Social tarafından hazırlanan Digital 2019 raporuna göre, dünya genelinde günde ortalama 6 saat 42 dakikayı internette geçiriyoruz. Türkiye’ye baktığımızda ise, günlük 7 saat 15 dakika ile dünya üzerinde internette en fazla zaman geçiren 14. ülkeyiz. Bu kadar çok zaman geçirdiğimizi düşünürsek, iletişim kazalarının da kaçınılmaz olduğunu görebiliriz. Sosyal medya uygulamalarının yükselişiyle, dijital medya kültürü de hayatımızın önemli bir parçası haline geldi.  “Yeni medya, Networking ve Phatic Kültürü” başlıklı makalede, “bireyselleşme” ve “dijital sosyalleşme”nin çevrimiçi medya kültürüne yol açtığı dile getiriliyor.  Yani, sosyal medyada yeni […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

NETWORK HIRSIZLARINA KARŞI DİKKAT EDİN

Sosyal medya kullanımı arttıkça, insanlarda farklı davranış modelleri gelişmeye başladı. Doğru da olsa yanlış da olsa insanlarda çoğunluğa uyma dürtüsü nedeniyle “herkes yapıyor” davranış modeli ile hareket ediliyor. Nedeni bilinmeden paylaşılanlar, aslında deneme yanılma yöntemi ile sosyal medyayı ilk kullananların yaptıklarıyla şekilleniyor.  Paylaşımlar dikkat çekme odaklı olunca, hedef daha çok beğeni ve yorum almak ile sınırlıyken zamanla iletim daha çok paylaşınsın yarışına girildi.  Beğeni ve yorum hırsının daha çok arkadaş ve takipçi peşinde koşma hırsına geçmesiyle, bu kez sosyal medyada network hırsızlıkları başladı. Nasıl mı? Sizin arkadaşlarınız birden sayfanızdaki birçok kişinin arkadaşı oluveriyor. Herkes tanımadığı, ancak listesindeki ortak isimlere güvenerek […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

FACEBOOK YALAN HABERLERE SAVAŞ AÇTI

Facebook’ta asılsız haberlerin yayılmasını durdurmak amacıyla ülkemizde de çalışmalara başladı.   Yalan haberlerin yayılmasını durdurmak için  bazı ipuçları paylaştı.  Geçtiğimiz aylarda Amerika’daki seçimlerde yaşananlardan sonra eleştiriler karşısında Google ve Facebook, içerik politikalarında değişikliğe gitti ve yalan haber içeren sayfaları reklam ağından çıkaracağını duyurmuştu.  Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ise sosyal paylaşım sitesinin ABD’de başkanlık seçimlerinin gidişatını etkilediği iddialarına şiddetle karşı çıkmıştı. Detaylar için buraya bakabilirsiniz.  İşte Facebook tarafından sunulan  maddeler:  1. Başlıklara şüpheyle yaklaşın.  Çoğu zaman asılsız haberlerin, tamamı büyük harflerle yazılmış ve ünlem işareti eklenmiş dikkat çekici başlıkları vardır. Başlıktaki sarsıcı iddialar size inanılmaz geliyorsa, muhtemelen inanmamanız gerekir. 2. İnternet adresine […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

ALKIŞLARLA DEĞİL LİKE’LARLA YAŞIYORUZ

Sosyal medya hayatımıza girdiğinden bu yana görsellik ön plana çıktı. İnsanlar, gerçek ve sanal kimlikleri arasında gelgitler yaşasa da, bu ayrımı sadece en yakınları bilebiliyor. Aynen televizyona çıkıp, konuşan uzmanların verdikleri akılların gerçekte kendilerinin ne kadar uyguladığını biz gazetecilerin bildiği gibi…  İnsanlar sanal kimlikleri ile, daha zengin, daha başarılı, daha zayıf kısaca, çok mutlu olduğunun ispatını yapmaya çalışıyorlar. 1985 yılında kullanılmaya başlanan ve İngilizce, “kendi aralarında bağlantılı ağlar” anlamına gelen Interconnected Networks teriminin kısaltması olan Internet, yaklaşık 25 yıldır hayatımızda gelişerek ve değişerek yer alıyor. Ancak asıl sosyal medyanın hayatımıza girmesi ile medyanın ve iletişimin tanımı neredeyse baştan yazıldı. Kişilerarası iletişimden […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

MEDYA OKURYAZARLIĞI EĞİTİMİ ALAN ÇOCUKLAR DAHA SEÇİCİ

Medya okuryazarlığı konusunda yıllardır haberler yapıyorum. Bu konunun önemin dikkat çekmek için uzmanların uyarılarını gündeme getiriyorum.  Medya okuryazarlığı alanındaki çalışmaları incelediğimde bir şeyi fark ettim. Medyanın içinde çalışan gazetecilere hiç söz hakkı verilmiyor. Sadece tek taraflı yapılan araştırmaların etkisinin olmayacağını, teorik ile pratik arasında kopukluk olacağını kimse sorgulamıyor. Yani iş, teorikte anlatıldığı gibi olmayabiliyor. Öyle örnekler çıkıyor ki, medya okuryazarlığı için uygulanacak adımlara uyuyor ancak bir noktada aslında hatalar gözden kaçabiliyor. Bu nedenle teorik ile pratik bir arada olmadıktan sonra yapılan çalışmaların anlamı yok.  Medyadan uzak medya okuryazarlığı çalışmalarının işler olması mümkün değil. Bu işlerin düzenlenmesi için, gazetecilerin özlük haklarının […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

İLETİŞİMİNİZİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN ÖNCE BUNLARI YAPIN!

Mutlu hayatın peşinde konuşuyoruz, bu süreçte de sosyal medyadan sürekli paylaşımlar yapıyoruz. Bu paylaşımları bir amaç için yapsanız hayatınız nasıl değişir? Hiç düşündünüz mü? Her gün bir amaç için uyanmak, insanı hedefine kitlenmiş şekilde mutlu olarak güne başlama nedenlerinden biridir. Bu hedef içinizi heyecanlandıracak bir şey olmalı. Hedefinizi düşününce bile mutlu olabilmelisiniz.  Son dönemlerde, “Yapılacak her şey yapılmış, bize ne kaldı?” diyenlere 1931 yılında Gazeteci Lincoln Steffens’ın bir yazısıyla yanıt veriyorum:  “Hiçbir şey yapılmadı. Dünyada var olan ne varsa yapılıyor ya da yapılacak. En güzel resim henüz yapılmadı, en büyük oyun yazılmadı, en görkemli şiir okunmadı. Yeryüzünde ne mükemmel bir […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

GÜZELLİK Mİ GÜÇ MÜ?

Masallarda “Ayna ayna söyle bana benden daha güzeli var mı bu dünyada?” cümlelerini okuyarak büyüdük, Türk filmlerinde kendine güvenini yükseltmek isteyen kadınlar için ise, “Ben dünyanın en güzel kadınıyım” cümlesini motto edinmek gerektiği anlatıldı. Kadınlar kendilerine güvenlerini güzellikleri ile edinmeye çalışıp, yama yaparken kişiliklerine; erkekler dünyanın en güçlü kahramanı olduklarına inandırıldı. Yani kadınlar güzellikleriyle, erkekler ise güçleriyle yer buluyordu dünyada.  Gereksiz şekilde kendini beğenme serüveni kitaplarda kişisel gelişim ile devam etti. İstesem her şeyi yaparım, istesem yeter. Sadece istemeyle olmayacağını anlatmadı kitaplar, bir plan, program yapıp çalışmak gerektiği gerçeğini sakladı, isteyerek uyuyakaldı insanlar. Uyandıklarında ise, hayatlarında değişen tek şey istemekle […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

GAZETECİ BLOGLARI VE GERÇEKLER

Türkiye’deki ilk blog yazarlarından biri olarak, blog ile 2005 yılında tanıştım. O dönemler günlük niyetine yazılan bloglar, zamanla farklılaştı. Moda, yemek ve kültür sanat gibi başlıklar altında toplanmaya başladı. Zamanla medya çalışanları da bunun önemine işaret ederek, özellikle yurt dışında blog yazıları ile gündeme geldi.  Hatta bunun önemini anlayan gazeteciler, işten ayrılıp, blog yazarak hayatlarını devam ettirme kararı aldı. Blogların takipçileri de ilk zamanlar güvenilir ve tecrübe içerdiği için blogları takip ederken, zamanla reklam tanıtım sayfalarına dönüştü.  Günümüzde yurt dışında niteliklerine yani içerik kalitelerine göre sınıflara ayrılıyor. Ülkemizde ise, gazetecilerin çoğu hala bunun öneminin farkında bile değil. Sınıflandırma konusunu hiç […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

SOSYAL MEDYAYI ÇOK KULLANIP, NASIL KULLANACAĞINI BİLMEYENLER

Geçtiğimiz günlerde Cem Yılmaz ve Oğuz Güven sosyal medyayı kullanmama kararı aldı. Altta yatan neden, gelen yorumlara dayanamayıp, insanların ne kadar boş konuştuklarına dair serzenişti aslında. Dünyada en çok sosyal medyayı kullanan ülkelerden biriyiz. Ancak insanlar çok kullanıp, nasıl kullanacağını bilmiyor! Sosyal medyayı bilgi edinmek ya da kendini geliştirmek için kullanmalı. Başkalarının hayatını izlemek için değil! “Kim nerede, ne yapmış?” peşinde herkes. Ne yazık ki, ülkemizde artık röntgencilik ve teşhircilik boyutuna ulaşan sosyal medya kullanımı, yurt dışında kendini geliştirme, vizyon kazanma, network edinme gibi amaçlar için kullanılıyor. Özellikle hayran sayfalarını gördüğümde çok üzülüyorum, insanlar hayatlarını yaşamıyor. Başkalarının hayatının takipçisi, savunucusu […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

SANAL DÜNYANIN OLMAYAN İLİŞKİLERİ

Hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şeyi sevemez. Hiçbir şey yapamayan, hiçbir şeyden anlamaz. Hiçbir şeyden anlamayan insan değersizdir. Oysa anlayan biri, hem sever hem fark eder hem de görür… Bir şeyde ne kadar bilgi varsa, o kadar büyük sevgi vardır… Bütün meyvelerin çileklerle aynı zamanda olgunlaştığını zanneden biri, üzümleri hiç tanımıyor demektir.  Paracelsus  Sevgi günümüzde yozlaşan bir kavram oldu. İnsanlar yüzeysel sevginin, olmayan insanlığın peşinde koşuyor. Her şey göstermelik hallerde, sosyal medya paylaşımı kadar değer veriliyor. Ederi olmayan sevgiler, menfaat çatısı altında kuruluyor ilişkiler. Sohbetlerin içine serpiştirilecek, güzel düşünceler, bilgi paylaşımları, nitelikli zamanın değerini bilenler çok az. İşi olduğu için değil […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz: