MEŞGUL OLAN DÜNYA MI, YOKSA BENİM ZİHNİM Mİ?

Hızına yetişemediğimiz zamanı, daha yavaş yaşamak için neler yapabiliriz?  Sakin kalıp tüm olanlara bakış açımızı değiştirdiğimizde, aslında hayat daha yaşanası hale gelebiliyor. “Yalnızca yavaşladığında görebileceğin şeyler” isimli kitabı okuduğumda, hayata bakış açım ve algılayış biçimimdeki bazı noktaları değiştirmemde yardımcı oldu.    Kitap, hayata karşı farkındalık oluşturmak, daha huzurlu olmak, kendimize ayırdığımız zaman ve verdiğimiz değeri anlamamızla ilgili bir dostumuzun vereceği tavsiyelerde bulunuyor. Aslında yoğunluk içinde kaybolurken, kimi zaman gerçeklerin fark edilmediği için üzülmemizin boşa olduğunu hatırlıyoruz. Sakin kalıp, derin bir nefes alırken gerçeklerin ortaya çıktığını aklımızda bulundurmakta fayda olduğunu söylüyor. Motive olmak istediğimizde elimize alıp, kısa cümlelerden oluşan öneriler  güzelliklerin […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

MUTLU OLMAK İÇİN NELER YAPABİLİRSİNİZ?

Hayatın en güzel kısımlarını pek çok kez hatalar sayesinde görürüz. Bizi aklımıza bile gelmeyen noktalara götüren itici güç hatalarımız olabilir. Her çeşit hata; küçük, büyük, orta ve oturma odana dahi sığmayacak kadar devasa olanlar. Seni küçük bir çocuk gibi aldatan veya öfkeden delirten hatalar. Hata hayatımızın ritmini değiştirebilecek can sıkıcı ama gerekli hatalar. Bizi büyüten, dev gibi yapan, hatalardır. Bizi bayağı bayağı bilge yaparlar. Hatalarımızın bile mutluluk kaynağını olabileceğini hiç düşündünüz mü? İşte hataların faydalarını “Sizi Mutluluk Denizinde Yüzdürecek Eğlenceli Şeyler” isimli kitapta yazıyor. Başarılardan çok hatalardan ders çıkardığımız söyleniyor. Hata yapmak gerçekten çok faydalı diye de ekleniyor. Gerçekten, hata […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

YAŞAMADIĞIMIZ İÇİN YAŞLANMAKTAN KORKUYORUZ!

Mış gibi hayatlar yaşıyoruz. Seviyormuş gibi ilişkilerle, gülüyormuş gibi neşeli görünüyoruz. Böyle olunca da sevmekten de yaşlanmaktan da korkuyoruz. Yalnızlıktan korktuğumuz halde birbirimizle konuşmuyoruz, iletişimi ekranlar aracılığıyla yapıp, sınırlarımızı çizemiyoruz. Çoğunluk ne yaparsa düşünmeden sürünün bir parçası olmayı hemen kabul ediyoruz. Kendimiz olmayı unuttuğumuz için biri ne yaparsa peşinden koşturuyoruz. Aynısı olmayı, onun gibi giyinmeyi, onun gibi konuşmayı istiyoruz. Oysa biz öyle düşünmüyorsak, neden kendimiz olmayı seçmiyoruz. Eğer birileri çok başarılıysa hemen bacağından çekip aşağı indiriyoruz. Nitelikli iş yapanları istemiyoruz. Önemli olan mış gibi iş yapanlar olsun istiyoruz. Çünkü, nitelikli olursa bu kez eksikliklerimiz daha çok ortaya çıkar diye korkuyoruz. […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

MEDYA MUTLULUĞUNUZU ÇALMASIN

Medyanın mutluluğunuzda payı olduğunu hiç düşündünüz mü? Medyadaki haberler, programlar, filmler ve diziler hayatımıza yön veriyor. Bu nedenle de medyanın kalitesi, yaşam şeklimizi hatta mutluluğumuzu bile etkiliyor. Mutluluk öğrenilebilir mi? Şan ve şöhrette mi saklı? Ünlü olmak mutlu ediyorsa, mutsuzluk dehlizlerinde boğulan ünlülerin çok mutlu olması gerekmez mi? Para mutluluk getirir mi? Ekonomist Richard Easterling 1970’lerde bu sorunun yanıtını ararken yaptığı araştırma sonucunda, tüketim toplumunun insanları mutlu etmede başarısız olduğu tespit etti. Paranın mutluluk getirdiğini düşünenlerdenseniz, piyangodan çıkan paraların geldiği gibi gitmesiyle hayatları alt üst olanları aklınızda tutun.  Mutluluk genetik mi? İkizlerin mutluluk çalışması olarak bilinen meşhur araştırmayı yapan Minnesota […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz: