DIJITAL DÜNYADA NASIL BIR EBEVEYN OLMALISINIZ?

Dijital vatandaş olarak, dijital sokaklarda çocukların güven içinde olması çok büyük önem taşıyor. Geçtiğimiz aylarda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, öğrencilerin internette rahatsız oldukları konuların başında yüzde 34,8 ile siber zorbalık olduğunu açıklamıştı. Bu bağlamda aileler çok dikkatli olmalı. Dijital ortamda aileler çocuklarının ne gibi içeriklere maruz kaldığı konusunda endişe duyuyor. Bunun yanı sıra bilmediği kişilerle konuşan çocuklar, birçok tehlikeyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu noktada, dijital platformlar bu tür durumlara karşı önlem almak için çalışmalarını hızlandırdı. Google ‘Be Internet Awesome’ adında çocuklara özel medya okuryazarlığı uygulamasına yeni etkinlikler ekledi.  Oyunlarla çocukları dijital dünyada karşılaşabilecekleri tehlikelere karşı […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

NASIL DİJİTAL VATANDAŞ OLDUĞUNUZ NEDEN ÖNEM KAZANIYOR?

Dijital vatandaşlık gün geçtikçe önem kazanıyor. Sahte hesapların azaltılması için sosyal medya platformları da çalışmalarını bu yönde geliştiriyor. Son dönemlerde Facebook hesapları sıkı denetime alıp, sahte olabilecek hesapları inceledikten sonra iptal ediyor. Artık gerçek kişilere ait olmadıkça hesap açmak mümkün olmadığı gibi, eski hesapları da silmeye başladı. Alınan tedbirlerle sosyal medyada uygulanan siber zorbalık ve sahtekarlıklar gibi kötü durumların önüne geçmeye çalışılıyor. Bu önemler sayesinde sosyal medyada klavye şövalyeliği de son bulabilir. İyi bir dijital vatandaş olmanız artık birçok ülke için de önem kazanmaya başladı. Artık ABD’ye vize başvurusunda sosyal medya hesaplarının bildirilmesi isteniyor. ABD vizesi başvuru formunda bildirmesi gereken […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

GÖRGÜ TANIKLARININ ANLATTIKLARI YA SAHTE ANI İSE!

Geçmişte yaşadığınız olayların gerçek olduğundan emin misiniz? Ya anılarınız sahte ise, kararlarınız gerçekten doğru diye düşünür müsünüz? Sahte anıları ele alan Black Mirror dizisinin birinci sezon 3. bölümünde, teknolojinin gelişmesiyle birlikte anıların kaydedilmesi ve mahremiyet ihlallerinin nasıl işlediği konu alınıyor. İnsanların boynuna takılan çiplerle, anıların kaydedilip istenildiği zaman izlenebilmesi ise, geçmişte sürekli dolaşan ve şimdiyi yaşayamayan insanların hapsoluşuna da örnek oluyor. Geçmişe gidip her detayı incelerken, anılar yeniden biçimlenip yorumlanabiliyor. İnsanların olayları, olmalarından farklı bir şekilde hatırladıkları veya hiç yaşanmamış olayları hatırladıkları duruma sahte anı deniyor. Bu alanda uzun yıllardır çalışan ve en tanınan isimlerden biri Elizabeth Loftus. 1974 yılında Elizabeth […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

SADELİK AKIMI OCCAM’IN USTURASI MI?

Geçtiğimiz günlerde dizi önerileri sorduğumda ısrarla Fringe izlememi söyleyenler oldu. Uzun zamandır başlayıp tamamlayamadığım ilk bölüm ile seriye başladım. Dizinin birinci sezon 3. bölümde şu replik ilgimi çekti: Occam’ın Usturası, “Her şeyin eşit olduğu bir ortamda en basit çözüm akla yatkın olandır.” Devamında konuyu araştırmaya başladım. Bu ara aklımın bir tarafında sürekli dolaşan bir konu ile ilgili parçalar birleşmeye başladı. Bunun ne olduğunu sonra söyleyeceğim…  Bilimsel düşüncede önemli yeri olduğu söylenen Occam’ın Usturası, 14. yüzyıl filozofu Ockham’lı William tarafından ortaya atılmış. En kısa haliyle tanımı, şartlar aynı olduğunda basit olan seçenek tercih ediliyor.  Aslında habercilikte bizim çok sıklıkla kullandığımız yöntemin […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

ÇOCUK PSİKOLOJİSİNİN MEDYA İLE İMTİHANI NASIL SONUÇLANACAK?

Ülkemizde çocuk yetiştirilmesi konusunda çok farklı fikirlerle karşılaşıyoruz. Bebek , çocuk, ergen ve yetişkin psikolojisini kapsayan alanda medyada konuşan, yazan ve reyting alan hep aynı isimler oluyor. Peki bu durum aslında nasıl olmalı? Bebek, çocuk, ergen ve yetişkin psikolojilerinin her biri ayrı uzmanlık gerektiriyor. Medyaya baktığımızda hep aynı yüzleri görüyoruz. Bu kişiler o kadar gelişmişler ki, kanaldan kanala koşarken uzmanlık alanları da o oranda genişliyor. Öncelikle şunu lütfen bilin! İsminin önünde her Prof., Doç. ya da Dr. yazan kişi, bebeklikten yetişkinliğe uzanan geniş alanda her konuda konuşamaz. Çocuk yetiştirme konusunda psikoloji kadar psikiyatri de önemli olduğu için, “Psikiyatri nedir?” sorusunun […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

BİLİM İNSANLARI ZAMANI GERİYE ALDI MI?

Geçtiğimiz günlerde, “Bilim insanları kuantum bilgisayarıyla yapılan deneyde ‘zamanı geriye aldı‘” başlıklı haberle birlikte herkesin hayali olan bir konu konuşulmaya başladı. Bilimsel ve akademik bir dergi olan ‘Scientific Reports’ta yayımlanan araştırmanın makalesi kaynak gösterildi. Bilim haberciliğinde ilerleme var, artık insanlar makaleleri kaynak gösteriyor ne güzel diye düşünerek sevinmeye başlamıştım ki, mutluluğum kısa sürdü. Tüm dünyada manşetler inanılmaz şekilde atıldı. Peki aslında durum neydi? Gerçekte olan ise, bilim insanları zamanı geriye almadılar, kuantum bilgisayarla zamanın tersine çevrilmesini simüle etmişlerdi! Geleceğe Dönüş filminden hatırlarız, herkesin böyle bir hayali vardır.  Ancak gerçek öyle olmuyor. Bu tür başlıklar insanların bilime olan bakışına zarar veriyor. Sansasyonel […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

THE POST FİLMİ GAZETECİLİĞİN KURALLARINI HATIRLATIYOR

Günümüz gazeteciliği gün geçtikçe yara alıyor. Gerek yeni medya ile herkesin kendini gazeteci sanması,  gerek uzman gazetecilerin kadrolarının azalması da buna tuz biber ekiyor. Ancak, bu süreç The New York Times gazetesinin yeni girişimleriyle değişmeye başladı.  Geçmişte de gazetelerin ve gazetecilerin yaşadıkları hiç kolay olmadı. The Post filminde 1971’de Pentagon belgeleri etrafında dönen yasal süreç işleniyor. Film, Washington Post editörü Ben Bradlee  ve gazetenin sahibi Katharine Graham, ordu analisti Daniel Ellsberg tarafından yazılan ve sızdırılan Pentagon belgelerinin yayınlanmasındaki sancılı süreci konu alıyor.  Belgeleri ilk yayınlayan The New York Times oluyor, o süreçte gazeteye yayın yasağı geliyor. Bu sırada belgeler Post ekibine […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

NETWORK HIRSIZLARINA KARŞI DİKKAT EDİN

Sosyal medya kullanımı arttıkça, insanlarda farklı davranış modelleri gelişmeye başladı. Doğru da olsa yanlış da olsa insanlarda çoğunluğa uyma dürtüsü nedeniyle “herkes yapıyor” davranış modeli ile hareket ediliyor. Nedeni bilinmeden paylaşılanlar, aslında deneme yanılma yöntemi ile sosyal medyayı ilk kullananların yaptıklarıyla şekilleniyor.  Paylaşımlar dikkat çekme odaklı olunca, hedef daha çok beğeni ve yorum almak ile sınırlıyken zamanla iletim daha çok paylaşınsın yarışına girildi.  Beğeni ve yorum hırsının daha çok arkadaş ve takipçi peşinde koşma hırsına geçmesiyle, bu kez sosyal medyada network hırsızlıkları başladı. Nasıl mı? Sizin arkadaşlarınız birden sayfanızdaki birçok kişinin arkadaşı oluveriyor. Herkes tanımadığı, ancak listesindeki ortak isimlere güvenerek […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

HER GÜNÜNÜZÜ DOLU DOLU YAŞAMAK İSTER MİSİNİZ?

Ufak Tefek Cinayetler dizisini izliyor musunuz? Dizi, çeteleşmiş kötülerin, iyileri öğüterek yok etmek için canla başla çalışmasını konu alıyor.  İyiler ise, iyilik saçmak için uğraşıyorlar etraflarındaki çamurlara inat. Dizide unutulmuş bir kelime vurgulanıyor: Erdem! Şu replik ise çok şey anlatıyor aslında: “İyi hep iyi, kötü de hep kötüdür belki de. Erdem sizi ilgilendiren bir şey mi ona bakmak lazım. Kötüler hiç etkilenmez çünkü, erdemden. Bir tek menfaat dengesi vardır onlarda. Herhangi bir şeyin kendilerine dokunduğu zaman değeri vardır sadece.” Erdemli olmak nedir? Ahlakın övdüğü ve ahlaklı olmanın gerektirdiği doğruluk, yardımseverlik, yiğitlik, bilgelik, alçakgönüllülük, iyi yüreklilik, ölçülülük gibi niteliklerin ortak adı […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

KOCA KOCA ŞİRKETLER JUNİOR’LARIN ELİNDE NASIL OYUNCAK OLUYOR? HADİ BAKALIM!

Bu sabah mailime gelen basın bültenlerinden birisi dikkatimi çekti. Influencer Marketing o kadar büyümüş ki medyanın önemi kalmamış şeklinde servis edilmişti. Önce durup düşündüm, bunu neye dayanarak yapıyorlar acaba? Ellerinde güvenilir kanıtları var mı yoksa amaç algı yönetimi mi?  Bir ajans çalışanının sözlerini, dünyada da böyle diyerek vermişler. Dünyadaki her koşul ülkemizde var mı ki, aynen alıp söylüyorsunuz. Orada bloggerlar bile niteliklerine göre sınıflara ayrılıyor. Hadi bunu da konuşalım. Ayrıca, bu hangi araştırmanın sonucu bu yok! Sonra TV ve gazete madem bu kadar izlenmiyor, okunmuyor neden bülten olarak gönderiyorsunuz. Geçin İnfluencer marketing yapanlara yayınlayıversinler. “Medyayla ne işiniz var?” diye sormazlar […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

1 2 3 6