ÇOCUKLARINIZA İNANDIĞINIZDA, NELER BAŞARIRLAR?

Yıllar önce Harry Potter adında bir roman çıktı. Herkes hevesle okuyordu, merak edip aldım ve okurken hayal gücüne hayret ettim. Bir insan nasıl bu kadar güçlü bir hayal gücüne sahip olabilirdi? İnternet bugünkü kadar yaygın olmadığı içinde, açıkçası merakımı gideremedim. Bir süre geçince de bu kez, Harry Potter sinemalarda boy göstermeye başladı. Sinemada soluksuz izlerken yine aynı sorular aklımda dönüyordu. Muhteşem bir hayal gücüne sahip bu yazar nasıl biri? 


Yıllar geçti, yazar hakkında zaman zaman yazılar okusam da insan beğendiği çalışmaların sahiplerini daha yakından tanımak istiyor. Çalışma prensiplerinin neler olduğu, nasıl ilerlediğini kısaca örnek alınacak azimli yaşam hikayelerini öğrenerek hayatında yeni pencereler açabiliyor. Geçtiğimiz günlerde  “Magic Beyond Words: La historia de J.K. Rowling”  isimli filme rastladım. Hemen izledim,  çünkü dünyanın en ünlü kitaplarından birinin yazarının hayatını konu alıyordu! 

Filmde çocuğunun isteğine saygı duyan bir aile ile karşılaşıyoruz. Çocuğuna “inandığın yolda git, sevdiğin işi yap” diyen ebeveynleri sayesinde J.K. Rowling’in hayatında yaşadığı bütün zorluklara dayanmasına, tüm çabalarının, sabrının ve umutlarının kırılma noktasına kadar sürdüğünü izliyoruz. Hatta o kadar emek harcamasına rağmen, özel hayatında ve işindeki inişlerin üst üste gelip dibe vurduğunu hissettiği anda dipten çıkmak için daha çok çalışıyor. Bu süreç hiç de düşünüldüğü gibi kolay olmuyor. Kitabını yayınevlerine kabul ettirebilmek için durmadan uğraşıyor ve üst üste red cevaplarını işitiyor. Çalışmasına inandığı içinde yılmıyor ve çalışma sonunda bir yayınevi tarafından kabul ediliyor! İşte o günden sonra hayatında inanılmaz değişimler oluyor.  

Yaptığı işe inanıyor ve “bu çalışma beğenilmez” diyenlere kulaklarını tıkayıp bildiği yolda ilerliyor. İnandığı yolda ilerlerken yaşadığı zorluklar belki de hayal gücünü daha da güçlendiriyor. Sabredip çalışıp, doğru bildiği yoldan devam etmesi gerçekten dünyanın kapılarını açıyor. 

Bir Çizgi Filmden Yola Çıkalım
Başka bir örnek de yine çocukken hatta hala izlediğimiz Disney çizgi filmlerinin kahramanı Walt Disney. “As Dreamers Do” isimli Walt Disney’in hayatını konu alan filmde de benzer bir durum var. Çocukluğundan itibaren çizim yeteneğine ve isteklerine ailesinin güvenip destek vermesinin hikayesini izliyoruz. 

Yaptığı işe kendisi ve yakınlarının inanmasının devamında kendi inandığı yolda ilerlemek için azimle çalışan bir genç. Çok büyük zorluklar yaşayıp sonunda hayatındaki kırılma noktasına geldiğinde,  inandığı işi yapmanın ödülünü alıyor. Filmi izlediğimizde başarının tesadüf olmadığını anlıyoruz. 

İki örnek de dünya çapında büyük işlere imza atan, ailelerinin onlara inanması ile bağlantılı olarak medyada güzel işleri başarmış isimler. Film seçerken de çocuklara bu tür filmler izletilirse, başarılı olmuş ve bu süreçte kalıcı başarı istiyorlarsa inandıkları işlere uzun ve zorlu çalışma sürecini göze almaları gerektiği anlatılmalı. Çocuklara anlatmak içinde  yaptığını anlayıp, değer vererek inandığımızı ve yanlarında olduğumuzu göstermek gerekiyor. O zaman zorluklar önemsiz hale geliyor.  

Harry Potter ve Disneyland ile ilgili konu geçtiğinde inanması güç bu başarıların ve hayal ürünü kahramanların nasıl oluşturulduğu akla gelecektir. Hatta motivasyon kaynağı bile olacaklar.  Özellikle başarının neden olması gerektiği, kendin olup inandığın işi yaparak hayalleri gerçek olmuş örnekler daima imkansızın düşmanıdır. 

Hayaller gerçek olur, ancak ona giden yol taşlarla ve çukurlarla doludur. Başarının sırrı; azim, sabır ve kendine inanmakta saklı öyle değil mi? Siz ne dersiniz?
Continue Reading

KEŞFETMEK İÇİN BAKAN ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEK İSTER MİSİNİZ?

Doğa ile baş başa olduğumuzda farklı bir ruh haline gireriz. Huzurlu, sakin ve dingin bir psikolojiye bürünürüz. Bu süreçte de etrafımızı inceleriz. Hayatımıza giren birçok yenilik doğadaki canlıları taklit edilmesiyle kazanılır. Size bununla ilgili çok ilginç bir hikaye anlatacağım. 

George De Mestral ismini daha önce hiç duydunuz mu? Kendisi 1948 yılında İsviçre’de yaşamış bir elektrik mühendisi. Bir gün köpeğiyle birlikte ormanda yürüyüşe çıkar. Eve döndüğünde kıyafetlerinin ve köpeğinin tüylerinin Arctium lappa (pıtrak) ile kaplı olduğunu fark eder. Bitkilerin kıyafetine nasıl yapıştığı üzerine incelemelerde bulunur. Bu otun ufak kancalarla kaplı olduğunu ve bunlar sayesinde kumaşa tutunduğunu görür.  Bu fikre o kadar inanır ki, Velcro (cırt cırt bant) icat eder.  Fransızca bir kelime olan Velcro,  velours (kadife) ve Crochet (kanca) birleşimi ile oluşturulur. 

Peki, cırt cırtı icat ettikten sonra hayatında neler olur? 
İcat etmesi ve bunu sektöre kabul ettirmesi yaklaşık 10 yılını alır. Bu süreçte de birçok firma sahibi ile görüşür ve hepsinden ret cevabını alır. Uzun yıllar uğraşmasının sonunda Japon bir firma teklifte bulunur. Cırt cırt böylece hayatımıza girer. 
Devamında George De Mestral ile yapılan bir röportaj sayesinde NASA yetkilileri bu icadı öğrenirler ve  çok beğenirler. Böylece NASA’da dahil olmak üzere cırt cırtlar birçok alanda kullanılmak için kendisiyle görüşülür.
Daha öncesinde iplerle bağlanan ayakkabılar ve fermuarların yerini cırt cırtlar alır. 

Bu hikayenin belki de bir önemi yok gibi görünse de bu olayı anlatan bir çizgi filmi izlemenizi öneriyorum. “Cırt cırt çizgi film” diye internette arattığınızda bu video çıkacaktır. Videoyu izlediğinizde inanın bakış açınız değişecek. Bu çizgi film ile olayın içine girerek yaşayacaksınız. 

Hatta bir şey keşfetmenin yetmediğini, azimle, sabırla ve kendine inanarak icadı insanlara kabul ettirmenin de üstesinden gelmek gerektiğini anlayacaksınız. 

Belki bu mucidin adını daha önce hiç duymadınız, belki cırt cırtı hayatınızda kullanıp nasıl icat edildiğini hiç düşünmediniz. Ancak her icadın bir hikayesi var. 

Peki, bu hikayelerin anlatıldığı çizgi filmleri izleyen çocukların bakış açıları sizce nasıl olur? 
Siz daha önce bu çizgi filmi izlemiş olsaydınız, cırt cırta bakışınız nasıl olurdu? 
Sürekli şiddet içeren çocuk programları, çizgi filmler ve oyunlarla yetişen bir nesil sizce keşfetmek için mi bakar, yoksa gelecekten umutsuz, depresif ve şiddette meyilli mi olur?
Bu aşamadan sonra ebeveynlere çok iş düşüyor. Medyada yer alan birçok konuyu bundan sonra ele alarak, neler yapılması gerektiği üzerine yazılarımla sizlerle olacağım. 

İlk olarak çocuklarınıza izlettiğiniz çizgi filmleri, önce mutlaka siz izleyin ve bu filmlerin nasıl bir mesaj verdiğine karar verdikten sonra, izlemelerine izin verin ya da vermeyin. 

Gelecek nesillerin, keşfeden, üreten ve mutlu olması aslında sizlerin ellerinde… Hadi keşfeden çocuklar yetiştirmek için kollarınızı sıvayın! 
Continue Reading