ŞİDDETSİZ İLETİŞİMİN 5 YOLU

Yazıyı okumaya
başlamadan önce şu müziğin eşlik etmesi için linki tıklayabilirsiniz. 

Yeni bir kasabaya gelen genç bir kadın ve kızı çikolata
dükkanı açarlar. Kasaba halkı, çikolatayı daha önce bilmediği için temkinli ve
tepkili yaklaşır. Zamanla kasaba halkının bir kısmı, eğlencenin, neşenin, umudun ve çikolatanın olduğu yeni bir
hayat ile tanışır. Bu yenilikten memnun olmayanların tepkisi ise, bir süre sonra sözlü
ve sözsüz iletişim şiddetine dönüşür. Nefis çikolataların kokusu ve mutluluk
veren lezzeti ile kadın, kasabalılara sevgiyle yaklaşarak iletişim engelini aşar. Sonunda
çikolatanın kokusu tüm kasabayı sarar. Çikolata filminde izlediğimiz
şiddet örneklerine benzer sorunlarla, günlük hayatımızda da karşılaşabiliyoruz.


“Şiddetle hedefine ulaşılan zafer
anlık olduğu için yenilgiye eşittir.”
M Gandhi

Şiddet gün geçtikçe hayatımızın merkezine yerleşiyor. Medyada
şiddet ile ilgili haberlerin sayısı artıyor. Hatta şiddetin dozu da
yükselirken, dehşet içerisinde haberleri izliyoruz.
İnsanlar öfkeli şekilde hareket ediyor.  Şiddete meyil etmeden, sesler yükselmeden,
kaşlar çatılmadan ve yumruklar sıkılmadan önce durup, sakin ve derin bir nefes
almanın önemini hatırlamak gerekiyor.

Şiddetsiz iletişim denildiğinde akla gelen ilk isim Psikolog
Marshall B. Rosenberg, “Ortayı bulma peşinde değiliz. Anlaşmazlığı herkesin tam
anlamıyla tatmin olacağı biçimde çözme arayışındayız.” diyor.

Şiddetsiz iletişim için 4 temel davranış öneriyor:  Gözlem, duygu, ihtiyaç, istek.

Gözlem
Sevgilinize mesaj attınız. Gördüğü halde yanıt vermedi.
Hemen ters bir tepki göstermeyin. Çok zor bir durum olduğunu biliyorum. Marshall
B. Rosenberg, bu tip durumlarda “yalancı gözlemler” yaşanabildiğini söylüyor.  Sevgilinizin mesajınıza yanıt vermemesi, size
saygı duymadığı düşüncesine kapılmanıza neden olabiliyor.

“Yanıt vermemesi neden beni bu kadar rahatsız ediyor?” sorusunu
kendinize sorup, sakin ve açık bir şekilde sevgilinizle konuşmalısınız. Karşınızdakini
suçlamadan ya da rencide etmeden, iletişime geçmelisiniz.

Yargılamadan gözlem yaptığınızda, etkiye tepkiniz farklılık
gösterir.  Tepkiniz, iç sesinizde şu
sinyalleri içermemeli:

•             “Haddini
bildirmem lazım.”
•             “Beni
dışladı.”
•             “Eyvah
çok yetersizim!”
Duygular
Öncelikle kendinizi tanıyın. Mesaja yanıt gelmediğinde
öfkelendiğinizde “Kendimle ilgili neyi geliştirmek istiyorum?” sorusunu sorun. Thomas
d’Ansembourg’un dediği gibi, “Kendinin farkında olmak, karşındakini tanımanın
ilk adımıdır.”

Duygularınızı dile getirin, “Mesajlarıma yanıt vermediğinde üzülüyorum.”
alacağınız yanıt belki de, “Telefon etmeye bile zaman bulamıyorum.” olabilir.

İhtiyaçlarınız karşılanırsa mutlu olurken, karşılanmazsa
alttan alta öfke oluşuyor.  Şunlara karşı
dikkat edin:

•             Yarış,
rekabet
•             Doğru/yanlış
•             Ceza/ödül
•             Yetersizlik
düşüncesi
•             Kültürel
koşullanmalar
•             Çatışma
•             Dahil
olamamanız
•             Ötekileştirme
•             Bencillik
İhtiyaçlar
İsteklerinizi ve beklentilerinizi ortaya koyun. Böylece karşınızdakinin
ihtiyaçlarını da görmeye başlarsınız. Korkularınızın ve gerçek ihtiyaçlarınızın
ayrımını belirleyin. İhtiyaçlarınızın farkına vardığınızda, duygularınızı
yönetmeniz kolaylaşacaktır. 

İstek
İsteklerinizin olması için ne yapmanız gerektiğini
düşünün.  Karşınızdakinden olumlu
cümleler kurarak, somut şeyler isteyin. Sorunu birlikte çözmek için neler
yapabileceğinizi ele alın.  Buna göre bir
dil geliştirin.

Bu dört aşama sırasında dinleme etkisini karşınızdakini
düşman olarak değil, dost olarak görmeniz gerektiğini ve “biz”  düşüncesini unutmayın. Ayrıca şu cümle
kalıplarından uzak durun:

  • ·        
    Galiba kendimi iyi ifade edemedim.
  • ·        
    İzin verin tekrar açıklayayım.
  • ·        
    Ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum.
  • ·        
    Benim söylediklerimden ne anladığını dile
    getirmen çok hoş bir davranış.


Davranışlarınızı Etkisi
Altına Alan Medyayı Unutmayın
Hep unutulan medya etkisini de ekliyorum. Medya sizin şiddet
konusunda tepkilerinizi şekillendirir. Nasıl mı?

Filmler ve dizilerde izlediğiniz rol modelleri örnek alarak
tepkileriniz değişebilir. Reklamlarda gördüğünüz, haberlerde özellikle
vurgulananlar bakış açınızı etkiler. Haberleri izledikten sonra , “Of içim şişti
resmen” dediğiniz oldu mu? İşte şiddet haberlerini sürekli izlerseniz, sizin
için normalleşir ve bu da olaylara karşı sevgi dolu ve empati kurarak değil de,
öfke ve nefret dolu tepkiler vermenize neden olabilir. Hatta entrika eken
medya, felaket haberleri biçecektir.

“Haklı çıkmak mı yoksa hayatı daha güzel kılmak mı? Hangi
oyunu oynamayı tercih edersiniz?” diyen Marshall B. Rosenberg gibi,  önemli olan hayatı daha yaşanabilir ve güzel
kılmak. Medyanın etkisi, dört etkinin yönlendirilmesinde ve şekillenmesinde çok
büyük role sahip. Bu nedenle medya okuryazarlığı bilinci oluştukça, daha mutlu
ve huzurlu bir topluma dönüşeceğiz.

Continue Reading

MEDYA İLE İLGİLİ ÖĞRENDİĞİNİZDE HAYATINIZI DEĞİŞTİRECEK GERÇEKLER

Haberleri okurken ya da izlerken, “Söylenenler gerçek mi yoksa yalan mı?” diye düşünür müsünüz? Yalan olma ihtimalini düşünmeden hemen inanır mısınız?


Hayatımızın merkezinde olan ve yöneten medya hakkında belkide farkında olmadığınız bazı gerçekler var. Medyayı anladığınızı düşünürken bardağın boş tarafına bakmayı öneriyorum. Çünkü, bildiğimizi düşünmek, öğrenmemizi engelleyecektir. Belli bir noktaya kadar bilebiliriz, belli noktayı yukarı çıkartmak için bilgi eklemeye devam etmemiz gerekir. 

Kriptololji yani gizli şifreleri çözmek gibi, kelimelerin arkasında yatan gizli mesajı çözmektir medya okuryazarlığı. Gizli mesajı çözerek, medyanın bizi yönlendirmeye çalıştığı şeyi anlamış olacağız.         

Medya Okuryazarlığı nedir?

Medya okuryazarlığının çok farklı tanımları var. Bir tanımda; “toplum içinde medyanın nasıl bir rolü olduğunu anlayabilmek” olduğu söylenir. (Messaris,1998)

Medya okuryazarı; medyada yeniden kurgulanan iletileri ayırt edebilen ve al­gılayabilen, onunla ilgili yorumlarda bulunabilmek için ayrı bir beceri, altyapı bilgisi ve eğitsel organizasyon gerektiren bir eğitim sürecinin sonucu olarak medya yetkini sıfatını hak eden kişiyi betimleyen bir terim olarak algılanabilir. Bir başka görüşe göre de medya okuryazarı; basılı ve elektro­nik medyayı çözmek, değerlendirmek, analiz etmek ve üretmek yetilerine sahiptir *.                                                                                                                                                                           
Medya Okuryazarı olunca ne yaparız?

Korku filimi izlerken, müziğin ritminin değişmesi korku dolu sahnenin yaklaştığını anlatır. Reklamlarda, herhangi bir ürün tanıtılırken, aslında bir yaşam tarzının sunulduğu algısı oluşturulduğunu fark ederiz. 

Medya okuryazarlığının kapsamı şu şekilde sıralanıyor: 
  1. Bilgiye erişim
  2. Çözümleme
  3. Değerlendirme
  4. Üretme
Başka yazılarımda detaylandıracağım maddelere ek olarak Silverblatt (1995) Medya Okur-yazarlığının yedi temel ilkesini şu şekilde sıralıyor: 
  1.  Bireylere medya tüketimi konusunda bağımsız karar verme gücü aşılama, 
  2.  Medya iletişimi ile ilgili konulara odaklanma,
  3.  Medyanın bireyler ve toplum üzerindeki etkisi konusunda farkındalık yaratma, 
  4. Medya mesajlarının analizi ve tartışılması için stratejiler geliştirme, 
  5. İnteraktif medya içeriğini bir metin olarak çağdaş kültürümüze kazandırma konusunda farkındalık geliştirme 
  6. Medya içeriğini anlama ve takdir etme becerisi kazandırma  
  7. İnteraktif medya iletişimcilerini etkili ve sorumluluk taşıyan medya mesajları üretmeye teşvik etme. 
Medyada gördüğümüz her şeyi hemen tüketip, sindirme aşamasına geçmeden önce neler yapılacağına dikkat etmek gerekiyor. TEDX Bahçeşehir Üniversitesi’nde medya okuryazarlığını, sağlık okuryazarlığı açısından ele alan bir konuşma yapmıştım. Dedektif olup, elimizdeki haritadan ipuçlarını toplayarak bir oyun oynamıştık. Medya okuryazarlığı için de geçerli olan oyunun, farklı versiyonlarını hazırlayacağım.                                                                                                                                                                                                    

Continue Reading

NİTELİKLİ GAZETECİLER TOPLUM İÇİN NEDEN GEREKLİDİR?

Toplum bilincinin artması, nitelikli gazetecilerin olmasıyla artış gösterir. Sade ve güvenilir bilgiler, gerçek uzmanlar tarafından halka ulaştırılır. Ulaştırmanın ötesinde görevleri olan araştırmacı gazetecilik mesleği bu nedenle en onurlu mesleklerdendir. Etik ilkelerin ışığında, insanların hayatını şekillendirir. 

Geleneksel medyanın cazibesi, gazetecileri yeni medyaya karşı bir tutumda davranmalarına neden olsa da çağın hızına uyum sağlayıp, yine başrolde yerlerini aldılar. Gazetecilere, her gün birçok haber akışı olur. Bunların içlerinden önemsiz, belirsiz olanları yani haber değeri taşımayanları elerler. 

Özel televizyonların olmadığı 1979 yıllarında Hans Heigert, Süddeutsche gazetesindeki yazısı günümüzdeki durumu da özetliyor, yazılı basındaki özensiz gazetecilik ve haber programlarında birbirinden kopuk düşüncelerin laf salatası gibi düzensiz şekilde iletilmesi durumundan yakınıp şunları söylüyor: “Bu seni önce sinirlendirir, sonra öfkendirir, daha sonra da etkisizleştirir ve nihayeti öyle vurdumduymazlaştırır ki, ne aktarılırsa aktarılsın her şeye razı olursun.” 

Gazetecinin görevlerinden biri günümüzde, bilgi selinin içinde süzgeç görevi görerek veri çöplüğünden arındırmasıdır. Nitelikli gazeteci, olayları değerlendirip, yorumlayıp açıklığa kavuşturur. 

Çalışma disiplinine sahip gazetecilerin, “bugün keyifsizim” deme lüksleri yoktur. İnsanları konuşturmak için özgüven sahibidirler. Çünkü, bilmedikleri yerlerde tanımadıkları insanları konuşturmak kolay iş değildir. 

Gazeteciler hızlı düşünür, hızlı iş yaparlar. Bir süre sonra neden aceleci davrandığımız sorulur çevremizden, çünkü bu bir yaşam şeklidir. 

Gazeteciler, öğrenme çılgınlarıdır. Öğrenmeyi severler, merak ederler, soru sormaktan bıkmazlar. Öğrenmek istedikleri bilgi için mücadeleci bir yapıları vardır. 

Gazetecinin seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok olur. Yani  nitelikli gazeteci, cahil diplomalılar, uzman gibi dolaşanlar, yalan haber yayanlar ve insanları kandıranların karşısında durmaktan çekinmez. Sadece hatayı sezebilen gazeteciler, gerçekleri keşfedebilir. 

İyi gazeteciliğin formülünü Wolf Schneider ve Paul-Josef Raue şöyle ifade ediyor:

İyi gazetecilik = yetenek + karakter + ansiklopedik bilgi  + mesleki bilgi 


Gazeteciler, haber alanlarına göre belli bir birikime sahip olmalıdır.  Mesela, kültür sanat alanında çalışıyorsa, temel düzeyde bu alanla ilgili bilgisi olmalı. Bilim  ve sağlık konularında yazıyorsa da, araştırma yöntemlerini, bilimsel yöntemlerle çalışmayı, bağlantılar kurabilmeyi ve öğrendiklerini yorumlayabilmeyi bilmelidir. 

Gazeteci aynı zamanda kitap kurdudur. Birçok farklı konuda kitap okur. Ayrıca gazetecilerin blogları olmalıdır. Sosyal medyayı kullanmakla kalmayıp, iyi şekilde yönetebilmelidir. Genel kültür bilgilerinin yüksek olması için, zaman zaman farklı etkinlikler ve çalıştaylar düzenlenmelidir. 

Öğrenmek, şüphe ile yaklaşmak ve bildiklerini paylaşarak, toplumda medya okuryazarlığı bilincini aşılayanlar nitelikli gazetecilerdir. Nitelikli gazetecilik, hayatın daha güzel olmasını sağlar. Gazeteci, süzgeç görevi görerek veri çöplüğünden bilgi arındırır.

Continue Reading

MARKANIZI TUZLASAK DA MI SAKLASAK?

Marka ve imaj yönetimi üzerine son dönemlerde çok farklı kaynaklardan araştırmalar yapıyorum. Temelde oturmuş, bazı kuralların dışında herkes kendi bakış açısıyla yorumluyor. Durum böyle olunca da yine medyada marka ve imaj yönetimi konusunda gözlemlerimi paylaşmak istedim. 

Öncelikle marka ve imaj yönetiminde  isim ön plana çıkıyor. İnsanların aklında kalacak bir isim ve buna uygun logo olması gerekiyor. 

Marka yönetiminde strateji bütün her şeyin temelinde oturuyor. Eğer iyi bir stratejiniz yoksa, yapılan her şey boşa gidebilir. 

Marka yönetiminde sadelik ön plandayken, basitleştirip suyunu çıkartmamanın önemi özellikle hatırlatmak istediğim nokta. Sadelik, ancak takıntılı şekilde değil çünkü, bazen şatafatlı olmak da gerekebilir. Yani doğru yerde ve zamanda gerektiği gibi davranılmalı. 

Markanın imajı için basın sözcülerinin önemi burada dikkat çekiyor. Siz istediğiniz kadar harika marka oluşturun, açık ya da gizli şekilde basında yer almak zorundasınız. Medya olmazsa olmazdır. Basın gereksiz diyen kurumsal iletişimciniz varsa, yenisini bulun. Medya ile ilişkileri yönetemeyen kurumsal iletişimci zaten iletişimci değildir. 

Marka yönetiminde medya kanallarını dengeli şekilde kullanmak önemlidir. Ancak bazen öyle durumlar olur ki, bazıları daha çok ön plana çıkmalıdır. Mecraların farklı hedef kitleleri ve  dilleri vardır, her mecraya uygun şekilde içerikler hazırlanmalıdır. 

Basın sözcüsünün, medya ile iletişimi ise çok önemlidir. Mesela Nusret’in tuz dökme hareketinin PR çalışması olduğunun ortaya çıkması şaşırtıcı değil. Yapılan her şey, önceden planlanmış bir stratejik hareket. 

Bu nedenle marka ve imaj yönetimi de bir kurumsal iletişim işidir. Doğru hamleler aynı satrançtaki gibi size şah ve mat yapmayı sağlar. Yani oyunu kazanırsınız. 

Continue Reading

TÜRK MEDYASININ YILLARDIR ÇÖZEMEDİĞİ SORUN: BESLENME

Medyada sürekli gördüğümüz haberlerden biri beslenmedir.
Çünkü, insanları manken gibi zayıf olunca mutlu olacaklarına ve kendilerine
güveneceklerine inandırmak için sürekli reklamlar döner. Bazen bir filmin ya da
dizinin içine yerleştirilen gizli reklam, kimi zaman da haberlerin ana konusu
olur. 



Günümüzde sağlık haberciliği, reklamla aynı görüldüğü içinde, parasını
veren haberini yaptırıyor. 
Hal böyle olunca gazeteci olmaya ne gerek var, “Siz bülteni
gönderin yayınlayalım” diyen medya çalışanlarına dönüşüyor. Her konuda yazıp,
hiçbir konuda uzmanlaşamayan medya çalışanları oluyor. Gazeteciliğin,
bültenlere imza atmak olmadığını bilen bir avuç kişi ise, kaybedecek kişiler
olarak görülüyor. Bültenlere imza atmayı gazetecilik sananlar kendi cehaletlerine bakmadan “habercilik” yaptığını sanıyor.

Beslenme konusuna geri dönecek olursak, bugün bazı sitelerde
ve gazetelerde gördüğümüz diyetisyen olmadığı ve eğitim almadığı halde
insanlara nasıl zayıflayacaklarını söyleyen ve yemek gönderen bir kişi
hakkındaydı. Reklamın iyisi kötüsü olmaz düşüncesindeki bazı  kişiler olacağı için isim söylemeyeceğim. Zaten isim
söylersem listem uzar. Oyuncular, sunucular, mankenler kendilerini sağlıklı
yaşam gurusu ilan edip, kendileri bilmediği halde insanlara yarım yamalak
akıl vermekten geri durmuyor.

İğneyi onlara batırdığıma göre, çuvaldızı medyaya
batırabilirim.

Bazı gazeteciler, “Beslenme anlatıyorum” diyen her kişinin eğitimini sorgulamadan hemen ekrana çıkartıyor. Böyle olunca da kendine
“uzmanlık” uyduranların diyarında, insanlara yanlış bilgiler sunuluyor. Sadece,
eğitimsiz kesim değil, tıp mezunu olmak da her konuda konuşma yetkisi vermez. Her
konuda konuşan sözüm ona profesörlerin,“Kaç bilimsel makalesi var?” diye de
sormaz benim pek reyting meraklısı medyacım.

Hal böyle olunca da medya şarlatanların cirit attığı,
cehaletin akıp bir türlü çözülemeyen beslenme sorunsalına döner. Kuzu misali dinleyen seyirci ise, “Koskoca doktor söyledi, beslenme gurusu söyledi.” ya da
“Koskoca profesör yalan söyleyecek değil!” gibi tepkiler verebilir.

Televizyonda sağlık alanında konuşan gördüklerinde beni arayıp, “Esra
şöyle biri konuşuyor, güvenilir mi?” diye soranlar oluyor. Cevabım “Sakın sakın, uzak
durun.” demekten ben yoruldum. Televizyonlar, aynı isimleri dönüp dolaştırıp
çıkartmaktan yorulmadı.

Sonuç olarak, medya okuryazarı olmayan medya çalışanlarının bilinçsizliği
sürdükçe, beslenme sorunu çözülmez. 
Continue Reading

HABERLERİ “TEYİT” EDİN

Türkiye, haberi internet üzerinden alan ülkeler sıralamasında ikinci sırada yer alıyor. İnternetin bilgi çöplüğüne dönüştüğü günümüzde okuduğunuz haberlerin doğruluğundan emin olmadan hayatınıza uygulamayın ve paylaşmayın. 

Gazeteci Mehmet Atakan Foça’nın öncülüğünde kurulan teyit.org sitesi, eleştirel düşünceyi yaymayı ve Türkiye’deki yalan haber sorununu çözmeye bir katkı sağlamayı hedefliyor. 

Öncelikli olarak yanlış haber yayılımını engelleyerek sosyal medya kullanıcılarının doğru bilgiye erişimini sağlayan Teyit.org ekibi ile çalışmaları ve hedeflerini konuştuk.  

Teyit.org nedir?
Teyit.org, haber kaynağı olarak interneti kullanan kişilerin, doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak için kurulmuş bir platform. Sosyal medyayı tarıyor ve şüpheli gördüğümüz haberlerin doğruluğunu, yanlışlığını tespit etmeye çalışıyoruz. Mehmet Atakan Foça kendi çabalarıyla iki senedir bu işi yapmaya çalışıyordu ve sonrasında bir ekip çalışmasıyla teyit.org ortaya çıktı. Yayın hayatına 26 Ekim’de başladı. Ama site için toplantılar daha öncesinde başlamıştı.

Neden kuruldu?
Sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte, insanlar internet üzerinden haber alma alışkanlığı da edindi. Ama bundaki en önemli neden, insanların medya kuruluşlarına duyduğu güvenin azalması oldu. 

Türkiye, haberi internet üzerinden alan ülkeler sıralamasında ikinci sırada yer alıyor. Medya kuruluşları sosyal medyanın hızına yetişmeye çalışırken okurların güvenini de yitiriyor. Ancak sosyal medyada herkes bir bilgi üretip bunu dolaşıma sokabiliyor. Bu yüzden de yanlış ya da yalan haber de çok fazla yayılabiliyor. Bunların bir kısmı bilinçli ve propaganda amaçlı olurken bazıları bilinçsiz bir şekilde yayılan haberler ve bilgiler oluyor. 


Medya kuruluşlarının ve sosyal medya kullanıcılarının bir yalanı ve yanlış bilgiyi daha fazla yaymasının önüne geçebilmek için kurulduk diyebiliriz özetle. Ama en önemlisi sosyal medya kullanıcılarının karşılarına çıkan her bilgiden şüphe etmelerini sağlamayı amaçlıyoruz. Eleştirel düşünceyi yaymak ve Türkiye’deki yalan haber sorununu çözmeye bir katkı sağlamak istiyoruz.

Haberlerin doğrulanması neyi sağlıyor?
Özellikle kriz anlarında insanlar duygusal hareket ederek haber paylaşabiliyorlar. Bu da yalanın daha çok yayılarak korku ve travmanın katlanarak artmasına neden oluyor. Bir yerde patlama yaşandığında sosyal medya kullanıcıları paylaşım yapmadan önce daha sakin kalmaları gerektiğini, bazı haberlerin yanlış olabileceğini görüyor. Bunun önemi de bir sonraki benzer kriz anında bir haberi paylaşırken yanlış olabileceğini düşünerek haberin doğrusuna ulaşmayı bekliyor diyebiliriz. 

Yanlış fotoğraf kullanımı nedeniyle masum insanların hedef gösterildiği durumlarda bu işi neden yapmamız gerektiğine olan inancımız artıyor. Ama en önemlisi yapmaya çalıştığımız iş, kutuplaşmış bir toplumda insanlara her gördüğü habere ve bilgiye inanmamasını sağlayıp bu kutuplaşmanın daha da derinleşmesini önlemeye yarıyor.

İnsanlar sizi neden takip etmeliler?
Herkesin takip ettiği, haberlerin doğruluğu için başvurduğu bir site olmak hedefimiz. Ama bizim öncelikli amacımız yanlış haber yayılımını engellemek. Sosyal medya kullanıcılarının doğru bilgiye erişimini sağlamak. Ayrıca insanları eleştirel düşünmeye, aldıkları haberleri, bilgileri, ellerine geçen belgeleri sorgulamaya yöneltmek. Yalan haberin yayılmasına dair bir kaygı taşıyan herkes bizi takip etmeli. Sitemizde yer alan “doğrula” başlığı altında da elimizden geldiğince yalan haber sorununa ilişkin yazılar, makaleler yayınlamaya ve bunların çevirisini yapmaya çalışıyoruz. Yalan haberlerin yaygınlaşmasını istemeyen, gerçekleri okumak isteyen ve medya kuruluşlarının yaptığı yanlış haberlerin gazeteciliğe verdiği zarardan rahatsızlık duyanlar bizi takip edebilirler.

Haberleri doğrularken nasıl bir yol izliyorsunuz?
Gazeteler, internet siteleri ve sosyal medyada gündeme gelmiş konuları, haberlerin taramasını yapıyoruz. Aynı zamanda okurların gönderdiği şüpheli haberler ile yaygın olarak doğru bilinen yanlışlar ve şehir efsaneleri de bu taramanın kapsama alanı içerisinde. 

WhatsApp ihbar hattımız da bulunuyor. Virallik (yaygın olma), önem ve aciliyet diye üç kriterimiz var. Önümüze gelen şüpheli haberleri bu kriterlere göre sıralıyoruz. Şüpheli haber belirlendikten sonra ilk yaptığımız haberin kaynağına ulaşmaya çalışmak. Temel gazetecilik metotlarını kullanıyoruz. Bunun yanı sıra özellikle fotoğraf ve video doğrulaması yaparken dijital araçlardan ve yazılımımızdan faydalanıyoruz. 

Yaptığımız araştırma sonucunda somut verilerle bir analiz hazırlıyoruz. Analiz, verilerin gösterdiği kadarıyla iddiayı ne kadar doğrulayıp, ne kadar yanlışlayabildiğimizi anlatan bir metin. Bu metni mümkün olduğunca basit bir dilde, edindiğimiz tüm verileri ve olguları kapsayacak şeffaflıkta yazmaya özen gösteriyoruz.

Yalan haberlerin yapılmasının nedeni ve amacı nedir?
Ülkenin içerisinde bulunduğu kutuplaşma, yalan haberlerin yayılması için çok uygun. Aslında tüm dünyada yalan haber sorunu tartışılırken toplumların kutuplaştığı dönemler örnek gösterilebilir. 

Hakikat-sonrası dönem ve yalan haber sorunu öncelikle Brexit ve ardından Trump’ın kazandığı ABD Başkanlık seçimleriyle daha çok gündeme geldi. Bazı yanlış haberler bilinçli olarak yaygınlaştırılıyor. Buradaki amaç sosyal medya kullanıcılarının duygularını harekete geçirmek ve gerçeklerden uzaklaştırarak karar alma süreçlerine de etkide bulunabilmek.


Ancak bunu her sosyal medya kullanıcısı için söylemek doğru olmaz. Sosyal medya kullanan yurttaşlar bilmeden, o durumun heyecanıyla ya da kızgınlıkla bir bilginin doğru olup olmadığından emin olmadan da yalan haber paylaşabiliyor. Bunun önüne geçmek için bir paylaşım yapmadan önce sakin olmak, bilgiyi sorgulamak ve mümkünse başka kaynaklardan da teyit etmeye çalışmak gerekiyor.

Medya kuruluşları sizce doğru haber yapmak için nasıl bir yol izlemeli?
Gazeteciliğin en temel prensiplerinden biri olan kaynağa ulaşma konusuna biraz daha dikkat edildiğinde aslında yalan ve yanlış haber konusunun büyük oranda çözülebileceğini söylemek mümkün. Çünkü yanlış haberlerin çoğu büyük medya kuruluşları tarafından da paylaşılıyor. Bunun önüne geçebilmek öncelikli bir durum. İkincisi yanıltıcı başlıklar ve içerikler yayınlayarak sosyal medya kullanıcılarını yanlış yönlendirmemeleri gerekir.


Yabancı medya kuruluşları kendi bünyelerinde fact-checking yapan ayrı birimler kurdular belki yakın bir gelecekte olmasa da Türkiye’deki medya kuruluşları da böyle bir yöntem izleyebilir ve doğru bilginin yayılması konusunda harekete geçebilirler. Kısa vadede ise doğrulama konusunda bünyesinde çalışan muhabir ve gazetecilere eğitim vermeleri bir öneri olabilir.

Sizce gazeteciler medya okuryazarlığı hakkında bilgi sahibi mi?
Büyük bir çoğunluğu iyi birer medya okuryazarı değil dersek yanlış olmaz sanıyorum ki. Bu konuda her gazetecinin ve her medya kuruluşunun eğitim alması gerekli. Belki de bu kadar yanlış bilgi yayılmasının nedenlerinden birisi de gazetecilerin iyi birer medya okuryazarı olamaması diyebiliriz.

Reyting uğruna yanlış haber yapılması konusunda ne düşünüyorsunuz?
Yanıltıcı ve son dakika başlıklarıyla haberlerin içeriğinden bağımsız bir şekilde sunulması en büyük sorunlarımızdan birisi. Haberin devamını okumayan birisi çoğunlukla konuyu atılan başlığıyla birlikte hatırlıyor ve bilginin yanlış yayılmasına neden oluyor. Bunlara clickbait haber deniliyor. Türkiye’de tüm haber sitelerinin bunu bir kere bile olsa yapmış olduğunu görmek mümkün. Ama herkesin zamanla yarışarak yaşadığı ve bulabildiği sınırlı zamanda sosyal medya platformlarından haber almaya çalıştığı bir ortamda bu tür başlıklar kullanıcıları yanıltıyor.

Bazen insanların hayatını riske sokacak, onları korku ve paniğe sürükleyebilecek haberlerin reyting için yapılması gazetecilik anlamında çok önemli bir etik tartışma zaten. Bu etik sorun bir de yalan haber sorunuyla birleştiğinde ciddi sorunlara neden oluyor ve insanların haber alma hakkının önüne geçilmiş oluyor. Basın ise kendi denetleme görevini unutmuş oluyor. Denetlenmesi gereken bir şeye dönüşüyor. Gazeteciliğin en temel prensiplerine geri dönmesi şu an haber okuyan kişilerin medyadan en asgari beklentisi.

Continue Reading

SAĞLIK MEDYA LAB EĞİTİMİ NEDEN ÖNEMLİ?

Bu sene sağlık haberciliğinde 10. yılımı kutlayacağım. Geçen sürede geriye doğru dönüp baktığımda ne kadar çok bilgi edindiğimi, ne kadar farklı insanla tanıştığımı ve çok farklı yerlerde çalıştığımı görüyorum. Gazetecilik gibi zorlu bir mesleğin içinde bu kadar yıl sağlık haberciliğinde uzmanlaşma uğraşı hem çok zor hem de çok keyifli. 

Medya dünyası çok bilinmeyenli denklem gibi, şifreleri her an değişse de temeli hep aynı işliyor. Gazeteciliği bu anlamda bilim olarak görmek yanlış değil. Çünkü temeli psikolojiye, nörobilime, felsefeye ve iletişim kuramlarına dayanıyor aslında.

Yıllardır gözlemler yapıyorum. Çıkarımlarımı belli bilimsel temellere dayandırarak, bunları bir haritaya yerleştiriyorum. Böylece gazetecilerin farkında olmadan yaptığı davranışların, belli bir açıklaması çıkıyor karşımıza. Bu da medya ile ilişkilerimizi güçlendirmek için yardımcı oluyor. 
Haberciliğin tanımı değişiyor. Artık gerçek ile doğru arasındaki ayrımın farkı çok net şekilde ortaya konabiliyor. Gördüğünüz her şey size doğru mu gelir? Aslında detayları atlayabilir ve yanılabilirsiniz. Bazen kesin kanıtlarla çoğunluğun söylediğine inanırız. Bazen parçalarını birleştirdiğiniz, yapboz gibi bütünü görmek gerekir. Ortaya çıkan görülmeyen gerçekleri diğer insanlara anlatabilirsiniz. Her parçayı sevgi ve inançla birleştirdiğinizde bu zorlu mücadelenizi herkes anlayacaktır. İşte size bu parçaları birleştirip, gerçekleri ortaya çıkartan insanların öykülerini konu alan bir filmden örnek vereceğim.

12 Angry Men (12 Kızgın Adam)
Aslında hiçbir şey göründüğü gibi olmayabilir hayatta. Hani suçlu dediğiniz aslında suçlu olmayabilir. Babasını öldürmekle suçlanan 19 yaşındaki bir gencin, jürinin kararına göre cezası netleşecektir. 12 kişiden oluşan jüri üyeleri bir odada toplanır ve 1 kişi dışında herkes çocuğun suçlu olduğunu söyler. İşte o bir kişi saatler ilerledikçe insanların emin olduğu kararlarını sorgulamalarına sonunda da aslında gözlerinden kaçan ipuçlarını birleştirerek, çocuğun suçsuz olduğuna karar verilmesini sağlar. Filmin her dakikası dikkatle izlenmeli hatta birkaç kez izlenebilir. Film, olaylardan o kadar emin olarak bakarken aslında gözümüzden kaçan detayları nasıl atlayabildiğimizi anlatıyor. Gerçekleri sorgulamadan, söylenenlere nasıl inandığımızı gösteriyor. Onun için haber kaynaklarını çok iyi irdelemek gerekiyor. Dosya haberde ya da tartışma programlarında başka kimler olacağını önceden öğrenmek çok önemlidir. 

Hatalı Denge
Hatalı Denge yani False Balance, gazetecilerin karşı görüşlere de yer veriyorum düşüncesiyle yaptığı hata.  Özellikle tartışma programlarında konu hakkında dengeli ya da objektif olmak hedeflenirken dengenin bozulması. Aslında karşı görüşe de yer vermiş hissi oluşturup, biri geçerli diğeri sözde bilim iki konunun sanki birbirine eşit seviyede gibi ortaya konmasıdır. Bir tarafın delil ve argümanlarını dinlerken, temelsiz birinin görüş bildirmesi dengesizlik oluşturur. Televizyonda, tartışma programlarında reyting kaygısı ile sansasyon oluşturmak veya önyargıları yıkmak isterken yanlış denge yapılmasıdır. Mesela iklim değişikliği programına bilim insanlarının yanında karşıt görüş olsun diye iklim değişikliğini inkar eden birilerini çağırmak genelde seyircinin kafasını karıştırıp iki tarafın argümanlarını eşit derecede sağlammış gibi algılanmasına neden olur. Aşılarla ilgili programa çocuk doktoru yanı sıra aşı karşıtı konuk çağırmak gibi. Gazetecilerin ve haber kaynaklarının dikkat etmesi gerekenlerin kesişme noktaları var. 

Sağlık Medya Lab nasıl ortaya çıktı?
Gazeteciliğim süresince birçok farklı platformda, farklı kitlelere konuşmalar yaptım ve yapıyorum. Bu süreçte de sağlık haberciliği ile ilgili kaynak sıkıntısı yaşadım. Baktım bu alanda çalışanların toplu olarak yer aldığı bir kaynak yok, “Sağlık Haberlerine Farklı Bakış” kitabımı hazırladım. Sağlık haberciliğinde bir dönüm noktası olması ve bu alanın uzmanlaşması için denize atılmış bir deniz yıldızı misaliydi bu kitap. 

Sonra medya eğitimlerinde bilinenin dışına çıkıp, çok daha etkili ve bilinçli olunması içinde Sağlık Medya Lab adı ile bir eğitim programı geliştirdim. Bu program bu zamana kadar yapılan medya eğitimlerinden farklı olarak psikoloji, nörobilim ve iletişim üçgeni içerisinde yer alıyor. En önemlisi de eğitim hem eğlenceli hem de yurt dışında gazetecilik bölümlerindeki medya lab’lar gibi kendi kendini geliştiren bir teknik. 

Doğru algılanmak için doğru mesaj vermek gerekir
İşte bu eğitimle, medyada yer alırken verilen mesajların farkındalık ve güncel konular içerisinde farklılık oluşturması önemini ele alıyoruz. Haber değeri taşıyan içeriklerle medyada doğru zamanda doğru mesajlarla yer almak gerekir. 

Uzmanlar tarafından sağlıkla ilgili bilgileri gazetecilere anlatırken dikkat edilecek önemli noktalar vardır. Medya ile ilişkilerinizi düzenlerken ya da sosyal medyada imajınızı belirlerken kendi markanızı oluşturmanız iş hayatınızda sizi farklı kılacaktır. Hekim ve sağlık sektörü profesyonelleri için etkili medya iletişim tekniklerini içeren iki günlük eğitim maratonu bu şekilde hayata geçti. 

Bir haber ya da röportajda doğru mesaj ile büyük kazanımlar elde edilirken, yanlış hamle ile bir kriz ortaya çıkabilir. Kriz anlarını doğal, rahat, samimi ve saygılı bir şekilde yönetebilmek önemlidir. İkna kuralları ile zorlu süreçleri başarı ile yönetmek hayati önem taşır. Bilgi kaynağı olmak belli bir güç elde etmektir. Gizli tuzakları ve ipuçlarını tanımak ve doğru şekilde yanıt vermek eğitimle bu alanda ustalaşmayı sağlar. 

Sadece kriz anı için düşünülmemeli, doğru iletişim sürekli yönetilmesi gereken bir yaşam tarzıdır. Hayat devam ettikçe öğrenmeye ve gelişmeye devam etmeliyiz. 

Continue Reading

MEDYADA NELER OLDU?

Medyada gündem çok hızlı geçerken, geriye doğru bakıp, özet
şeklinde olanları incelemek zihin açıcı olacak. Süzgeçten geçirdiğim dikkat çekici
ve faydalı bilgileri sizlerle paylaşacağım.


Google ve Facebook yalan haberlere savaş açtı
Ken Doctor’ın Nieman Journalism Lab haberine göre, ABD
başkanlık seçimlerinin Donald Trump’ın zaferi ile sonuçlanmasının ardından,
Facebook ve Google algoritmalarının kullanıcılara popüler içerik gösterme
eğilimi nedeniyle dezenformasyon yaydıkları ve seçim sonuçlarını etkiledikleri
suçlamalarıyla ağır eleştiri almıştı. 
Eleştiriler karşısında Google ve Facebook, içerik
politikalarında değişikliğe gitti ve yalan haber içeren sayfaları reklam
ağından çıkaracağını duyurdu.

Google artık ‘gerçeği manipüle eden, yanlış aktaran ya da
saklayan’ mecraları Google reklam ağında barındırmayacak.

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ise sosyal paylaşım
sitesinin ABD’de başkanlık seçimlerinin gidişatını etkilediği iddialarına
şiddetle karşı çıktı. 

Yapılan açıklamada Zuckerberg, yalan haber yapan sitelerin
“yanıltıcı, yasadışı ve aldatıcı” kategorisine alındığını belirtti.
Böylece bu siteler Facebook’ta reklam göstererek gelir elde edemeyecek.
Facebook da kullanıcılarını sadece kendi beğendikleri içeriklere benzer
içerikler göstermek suretiyle bir ‘yankı odası’ içine hapsetmişti. Artık bütün
yayıncıların gözetim altında tutularak sosyal medya platformunun kurallarını
ihlal etmemeleri için sıkı bir kontrolden geçirilecek.

Yalan haber meselesini ciddiye aldıklarını söyleyen
Zuckerberg, geçmişte kendilerine neyin sahte olduğunu anlamalarına yardım
etmeleri konusunda Facebook topluluğuna güvendiklerini ve bunun için
bildirimlere dayalı bir sistemleri olduğunu, birçok sitenin bu sayede Newsfeed’e
düşürülmeyerek cezalandırıldığını iletti. Kendilerini ‘gerçeğin hakemleri’
olarak konumlamak istemediklerini ve topluluklarıyla ‘üçüncü partilere’
güvendiklerini belirten Zuckerberg, Facebook’un önümüzdeki dönemde üzerinde
duracağı meseleler şöyle sıraladı: “Daha güçlü bir algılama sistemi, sahte
hikâyelerin daha kolay ihbar edilmesi, üçüncü partilerin doğrulaması, sahte
haber uyarılarının güçlendirilmesi, ilgili makaleler kısmında çıtayı
yükseltmek, yeni reklam politikasıyla sahte haber ekonomisini çökertmek ve
haber profesyonelleriyle iş birliği.

Guardian’dan Sanal gerçeklik gezisi
Guardian, Londra’nın Viktorya döneminden kalma
kanalizasyonlarını keşfetmesine olanak tanıyan yeni bir sanal gerçeklik (VR)
deneyimi geliştirdi. 




Yabancı Dil Sorununa Anlık Çeviri
Microsoft’un mesajlaşma uygulaması Skype’ta, sesli
görüşmeleri gerçek zamanlı olarak farklı dillere çevirebilme özelliği kazandı.
Skype Translator adı verilen servis sayesinde farklı dilde konuşan iki kişi
altyazı yardımı ile birbirlerinin dillerini bilmeseler bile rahatlıkla
konuşabilecek, iletişim kurabilecekler. 


Google Translate’te mükemmel çeviri
Google Translate (Google Çeviri), daha önce Çince-İngilizce
çeviriler için devreye aldığı Neural Machine Translation (Sinirsel Makine Çevirisi)
özelliğini yeni diller için de kullanmaya başladı. Üstelik bu yeni diller
arasında Türkçe de var.  


RedPhone ile dinlenmelere son
Google Play’de akıllı cep telefonu sahiplerinin kullanımına
sunulan programın adı Red Phone. Red Phone, iki telefon arasndaki görüşmeleri
kripto ile yani şifreleyerek iletiyor. Böyle olunca gelen veriyi sadece
telefonun diğer ucundaki kişi doğru olarak alabiliyor. Bu durumda da görüşmeyi
dinlemeye çalışan üçüncü kişiler amaçlarına ulaşamıyor.
WhatsApp’ta GIF ve görüntülü konuşma dönemi başladı
WhatsApp’ta GIF animasyonlar oluşturmak, bunları
arkadaşlarınızla paylaşmak mümkün. Uygulama yeni güncellemesiyle, Facebook
Messenger’da da olduğu gibi Giphy’den GIF seçmenize olanak tanıyor.


WhatsApp, resmi blogunda yaptığı açıklamada, görüntülü
konuşma özelliği başladı.  


Facebook’tan yemek sipariş edilebilecek
Facebook “Utility Features” özelliği ile onaylı sayfası olan
restoranlar, kullanıcılardan on-line yemek siparişi alabilecek. 


Google veri gazeteciliği ve haber teyit projelerini
fonlayacak
Arama devi Google, Perşembe günü, Digital News Initiative
Innovation Fund (Digital Haber Girişimleri Fonlama Projesi) kapsamında, 25
Avrupa ülkesinde 124 yeni medya projesini 24 milyon euro ile desteklediğiniaçıkladı. 


Google’dan fon alan projeler arasında, gazeteciler için
hazırlanmış, otomasyona dayalı bir doğrulama/teyit aracı olan FACTS (gerçekler)
de var. FACTS, ilk tam otomatik doğrulama/teyit aracı olacak. Kendi
geliştirdiğimiz bu orjinal teknoloji, siyasi tartışmalarda ve çevrimiçi medyada
ortaya atılan iddiaları tanıyacak ve yanlış oldukları takdirde derhal FACTS
kullanan gazetecileri uyaracak. FACTS, gazetecilere en önemli soruyu, ihtiyaç
duydukları anda sunacak. Gazetecilerin zamanla yarıştığı bu yeni dünyada onlara
çok önemli zaman tasarrufu imkânı sağlayacak. Yalan haberlerin yayılmasını
engelleyerek, dezenformasyonu önlemeye yardımcı olacak. Gazeteciliğin
gerektirdiği inanılırlığını ve saygınlığını korumasına yardım edecek. FACTS’in
iki modu var: İlki, teyit etmeye çalıştığımız iddiaların daha önceden kontrol
edilip edilmediğini tespit etmek ve edilmişse ulaşılan sonucu sunmak üzerine.
Yenilikçi ikinci modumuzda ise, FACTS ortaya atılan iddiaları istatistiki
modelleme kullanarak teyit ediyor; ki bu daha önce yapılmamış bir şey.

Dahi Bilim insanı Elon Musk 4 bin uydu fırlatacak
Çılgın bilim insanı ve işadamı Elon Musk, 4 bin adet uydu fırlatmak
ve  10 milyar dolarlık küresel bir
internet kurmak için izin istedi.
ALS hastası bir kadın beyin implantını kullanıyor
ALS hastası bir kadın beyin implantını kullanmayı öğrenerek,
beyin – bilgisayar ara yüzlerinin kimsenin yardımı olmaksızın, gündelik hayatta
kullanımının ilk örneği oldu.



2030’da hastaneler kalkıyor
Dünya Bankası Danışmanı Dr. Melanie Walker’a göre:  robotik, yapay zeka, 3D yazıcı, yapay sinir
ağları gibi teknolojiler gelecekte hastanelere duyulan ihtiyacı ortadan
kaldıracak. 2030’dan itibaren artık hastanelerin eski işlevini kaybedecek  ve sadece insanların girip tedavi olup
çıktığı, yatılı hastaların olmadığı yerler haline gelecek.”   



Mikro robotlar termal iletişim sağlıyor
Mikro-robotların 
‘termal iletişim’ yöntemiyle, ilaç taşıyan bakterileri çevreleyen
ortamın ısısını manipüle ederek bakterilerin ilacı nerede ve ne zaman bırakacağı ve kendini ne zaman imha edeceği belirlenebiliyor.



Gençlik sağlığı öğrenecek
Johns Hopkins Medicine’in gençlik sağlık programında çalışan
yetkililer, Y2CONNECT adlı bir web sitesi ile gençleri bilgilendirecekler.

Continue Reading

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN SAĞLIK OKURYAZARLIĞI YOL HARİTASINI KULLANIN!

Sağlık okuryazarlığını, ilk kez duyanlara çok karmaşık ve anlaşılmaz gibi geliyor. Oysa bu yöntemle haberleri nasıl okuyacağımızın yol haritasını öğreniyoruz.  

TEDx Bahçeşehir Üniversitesi’nde yaptığım konuşmamda da söylediğim gibi aynı bir dedektif gibi hareket edilmesi gerekiyor. Böyle olunca insanlar oyun oynar gibi alışkanlık ediniyor. Böylece zor gibi gelen bir durum eğlenceli ve hayata geçirilebilir hale geliyor. 

Genel Geçer Reçetelerden Uzak Durun
Sağlığın kişiye özel olduğu insanlara anlatılmalı. Bu konuda da özellikle aile hekimleri insanlara birebir ulaşma fırsatı yakaladığı için, bu anlamda çok şanslılar. Medyada sürekli genel geçer reçeteler verilir. Bu reçeteler herkese uygulanamaz. Ancak medyada yer alan bu reçeteleri insanlar zayıflamak, hastalıklardan korunmak gibi farklı nedenlerle yapıyorlar. 

Oysa genel geçer reçete verecek kadar kanıta dayalı tıptan uzak olan bu haber kaynakları, halk sağlığını tehdit eden bir açıklama yaptıklarının da farkında olmuyorlar. Bilime sırtını dönen ya da sağlık alanında eğitim almamış sözde uzmanlar, medya tarafından ilgiyle izleniyor. 

Peki neden?
Günümüzde sağlık haberciliği maalesef reklam amaçlı hale geldi. Bu nedenle de haber kaynaklarının kim olduğu, eğitimi ya da verdiği bilgiler sorgulanmadan olduğu gibi yayınlanıyor. Televizyon programları tamamen para endeksli hale geldi. Parayı ödeyen istediği gibi çıkıp konuşuyor. 

Sağlıkla ilgili hiçbir eğitimi olmayan kişiler, psikolojiden beslenmeye kadar geniş bir yelpazede açıklama yapabiliyorlar. İnsanlara tavsiyeler veriyorlar. Hatta kitap çıkartıp, “yazar oldum” diye de ekliyorlar. 

İnsanlara göre kitap yazan kişi uzmandır gibi yanlış bir algı var. Çünkü yayın evlerinde de işler farklı yürüyor. 

Bunu nereden mi biliyorum? Kokuyla Keşfet ve Sağlık Haberlerine Farklı Bakış adında iki kitabım yayınlandı. Yayın evinden kitap yazmam için gelen teklif ile havalara uçmuştum. Ancak bilmiyordum ki, kitap evlerinde kitabınızın yer alması için belli miktarda ücret ödemeniz gerekiyor. Yoksa siz hala daha çıktığı ilk gün çok satanlar listesine giren kitaplara inanıyor musunuz? 

Algılarınızla Oynatmayın!
Mercek altına alınan haberleri eleştirel bakış açısı ile incelemek gerekiyor. Kendinizi Sherlock Holmes gibi hissedebilirsiniz.  Sağlık ile ilgili bir bilgi elinize ulaştığında, duygularınızdan arınıp, tamamen objektif şekilde delilleri incelemeniz olayı çözmenizi sağlayacak. Böylece anlatılanların doğru olup olmadığını anlamak için adım atmış olacaksınız. 

Haber Başlıklarına Aldanmayın
“Her derde deva” diye bir başlıkla karşılaşırsanız dikkatli olmanız gerekiyor. Bir bitki her derde deva olmaz. Madem deva neden hastalanıyoruz hala? Neden her sene başka bir bitki moda oluyor? “Arkasında ticari bir şeyler olabilir” diye düşünün. 

Karışımlar Sunan Haberlere Yaklaşmayın
Mutfağınızdaki ürünleri mümkünse yemeklerinizde kullanın. Çünkü medyada sürekli söylenen karışımlar nedeniyle yüzlerinde oluşan hasar nedeniyle dermatoloğa giden vakalar var. “Hiçbir zararı yok” dediğiniz o ürünleri karıştırdığınızda cildinize hasar verecek hale getirebilirsiniz. Bu nedenle de mutfağınızdaki ürünlerle ve doğal olduğu iddia edilen reçetelerden uzak durmak çok önemli! 

Detoks Masalı Sürüyor
Bitkisel karışımlar bu kez karşımıza detoks ile çıkıyor. Detoksun, birçok bilim insanı ve beslenme uzmanı yanlış olduğu belirtiliyor.  İnsanlara faydasından çok zararı olduğu dile getirilen bir durumun, herkese açık bir şekilde sunulması son derece vahim bir medya kazası olduğunu gösteriyor. Fazla kilolarından kurtulmak isteyenlerden, sıfır beden olanlara uzanan bu reçetelerin başka bir bedeli de zayıflamak için kullanılan ilaçlar oluyor. 

Bitkisel İlaçlar Ölüm Saçıyor
Zayıflamak uğruna içilen ve bitkisel, doğal kelimeleri ile süslenen bu tip haberler kaç can aldı hatırlıyor musunuz? İnternetten sipariş edilen bu ilaçların içerisinde ne olduğu bilinmezken, hemen doğal ve bitkisel kelimelerinin arkasına saklanıyorlar. 

Duygularınızı Kontrol Altına Alın
Hikaye haberlere dikkat! Duygularınıza dokunan sağlık haberlerini okurken yine dedektif gibi yaklaşmanız çok önemli. Genelde anlatılan hikayede sizin duygularınız ön planda olur. Arka planda neler olduğu dikkatinizden kaçabilir, bu nedenle hikaye şeklinde anlatılan haberlerde mutlaka duygularınızdan uzak durarak haberleri değerlendirin. 

Sözde Uzmanlardan Uzak Durun
Sağlık ile ilgili bir konu olduğunda herkes kendini rahatlıkla uzman sayabiliyor. Bu nedenle yapılan bir açıklama varsa hemen o kişinin eğitimine bakın! Uydurulan ünvanlara dikkat edin! Bu iş sertifikalarla ya da kurslarla alınacak bir eğitim değildir. Televizyonda, gazetede çıkması, o kişinin konuştuğu alanla ilgili uzman olduğu göstermez! Kişinin ünlü olması da uzman olduğunu göstermez! 

Gazetecileri Tanıyın
Uzman sağlık habercileri, belli etik ilkeler çerçevesinde haber yapacaklardır. Bu bağlamda gazetecilerin haber dilini öğrendiğinizde, haberi kimin yaptığına bakıp güvenilirlik açısından da karar vermeniz kolaylaşacaktır. Aynı zamanda sağlık haberciliğinde uzmanlaşmayı da desteklemiş olacaksınız. 

Sağlıkla ilgili haber yapan ya da okuyan herkes, bilgilere şüphe süzgeci ile yaklaşıp, sözde uzmanlar konusunda bilinçli olmalıdır. Ancak, bilgilerin doğruluğundan emin olduktan sonra hayatınıza uygulamalı ve paylaşılmalıdır. Sağlıklı yaşam için sağlıklı haberler okunması dileğiyle.  
Continue Reading

5 ADIMDA GERÇEK GAZETECİ İLE KONUŞMA ADABI

Gazeteciler çok fazla haber kaynağıyla görüştüğü için bin bir türlü insan ile karşılaşır. Bu süreçte de birçok konuda dikkat çeken durumlar yaşarlar. Her tecrübe yazmalarına neden olacak bir durum çıkartır karşılarına. 


İşte hayatınızı kolaylaştıracak gazetecilerle konuşurken aklınızda tutmanız gereken 5 adım.

1.Gazetecinin çalışma ilkelerini anlayın
Gazeteciden size haber talebi geldiğinde, hitabınız emir kipinde olmamalı. Yani ona, “Bunu yapınca bana haber ver” derseniz, o iş sonsuza kadar yapılmaz. Önce insanlarla nasıl iletişim kurulması gerektiğine dair bilgilerinizi tazeleyin, sonra görüşebilirsiniz.

2.İyi bir basın danışmanı ile çalışın
Bir gazeteci ile haber yaptıktan sonra “Bu şimdi nerelerde çıkacak?” dememelisiniz. Gazeteciyle görüşmeden önce bunu öğrenmeniz gerekir. “Şu yayınlarda da çıksın” deme lüksünüz yok. Gazeteci sizin basın danışmanınız değildir. Bu bir meslektir, kendinize iyi bir basın danışmanı bulmalısınız.

3.Gazeteci ile konuşmadan önce kim olduğuna ve nerede çalıştığına bakın 
Haber için talep geldiğinde, “Siz gazeteci misiniz?” ya da “Nerede çalışıyorsunuz?” sorusu geldiğinde gazeteci bir daha sizinle konuşmaması gerektiğine çoktan karar vermiş olur. Gazeteci hakkında görüşmeden önce bilgi edinin. 

Siz haber yapacağınız kişinin kim olduğunu bilmezseniz, o da diyelim ki haber yaptı. Gazetede ya da televizyonda kendinize ve söylediklerinize inanamayarak bakabilirsiniz. O nedenle bu işin şakası olmaz.

4.Gazeteci ile iletişiminizi belli seviyede tutun   
Gazeteciler gereksiz samimiyeti sevmezler. Hemen “siz” demekten “sen” demeye geçmeyin. Bakalım gazeteci sizinle o samimiyeti kurmayı istiyor mu?

5.Gazetecinin mesleğine saygı gösterin
Bazı haber kaynakları gazetecilere benim çevrem senden geniş diye hava atar. Siz belli ortamlara girersiniz, ancak  bir gazetecinin nerelere gittiğini inanın tahmin edemezsiniz. Onun için hem gazetecilik oynamayın hem de gazeteci ile yarışa girmeyin. Onun işi bu, sizin değil!

Tabii bu maddelerin hepsi, gerçek gazeteciler için geçerli. Her alanda olduğu gibi bizim alanımızda da çok çeşitli gazeteciler var. Onu ayrıca ele alacağım. Bu maddeler hayatınızı kolaylaştıracak ve doğru adım atmanızı sağlayacak. 
Continue Reading