SOSYAL MEDYA BİLİMİN ABARTILI LANSMANIYLA KARŞI KARŞIYA

Bilim ve medya ayrılmaz bir biçimde iç içe geçmiş durumda bulunuyor. Bilimsel sonuçlar kitlesel basın yayın organlarında, önde gelen gazetelerde, okurun anlayabileceği bir şekilde yer buluyor. Bu özetleyici habercilik sonuçların önemini abartılı şekilde gösteriyor. Tufts Üniversitesi’nde çevre ve biyoteknoloji profesörü olan Sheldon Krimsky tarafından kaleme alından Kök Hücre Diyalogları isimli kitapta bilim haberciliğini de ele alıyor. “Yutturmaca ya da furya yaratma” anlamına gelen İngilizce “hype” teriminin olumsuz yansımasını bu haberlerde görüyoruz. Bir ürün ya da fikri teşvik etmek ya da tanıtmak için kullanılan, genellikle de bu ürünün ya da fikrin önemini olduğundan fazla gösteren yazılı ya da sözlü bir eylem […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

İNSANLARI İKNA ETMENİN 50 YOLU

Dilini yönetebilen insan, hayatını yönetir. Aynı televizyondan telefon satış reklamlarının metin yazarı Colleen Szot’ın dediği gibi; çok tanıdık olan “Operatörlerimiz sizi, aramanız için bekliyor” cümlesini “Operatörlerimiz meşgulse, sonra tekrar deneyin” şeklinde değiştirdi. Yenilenen cümlenin ürünün ve hizmetin popülerliği hakkındaki anlayışı nasıl değiştirdiğini bir düşünün. İkna Etmenin Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 50 Yolu kitabında, anlatıldığı gibi eğer güzellik salonları zinciri sahibine bilgisayar yazılımı satıyorsanız ona elektronik bir şirketin değil de diğer güzellik merkezi sahiplerinin yazılımınızdan ne kadar memnun olduklarını anlatmanız daha yerinde olur.   Kitapta, insanları ikna ederken belli bir strateji uygulamanın önemi üzerinde duruluyor. Mesela, yönetici olduğunuz bir yerde aylık toplantıya […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

OLUMSUZLUKLAR OLUMLUYA NASIL DÖNÜŞÜR?

Son dönemlerde toplum olarak moral ve motivasyona ihtiyacımız var. Olumsuz olayları nasıl olumlu hale dönüştürüleceğini anlatan Rod Judkins’ın Yaratıcı Düşünme Sanatı’nda, gelecekte doktorların bile kitaplarda yer almayan hastalıklarla karşılaşıp yeni tedavi yöntemleri bulmaları gerekeceğini söylüyor.  Kitabında toplumun her kesiminden tarihe adını altın harflerle yazdırmayı başarmış yaratıcı isimler hakkında bilgiler paylaşan Rod Judkins,  “Ödün vermemekte inatçı olun. Çocuksu olacak kadar olgun olun. Kendinizle daha fazla çelişin” diyor.   İleri yaş engelleyici bir faktör olmadığını Rod Judkins, örneklerle anlatıyor.  Alfred Hitchcock kendine özgü olan gerilim duygusunu ancak 50 yaşından sonra geliştirdi. Jane Austen ilk romanını 37 yaşından sonra yayımladı. Yaratıcılık söz konusu olduğunda […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

NİÇİN UYURUZ?

Son günlerde kiminle konuşsam uyku sorunu yaşadığını söylüyor. Uykusunu alamayan insanların hem ruh halleri hem de fiziksel sağlıkları etkileniyor. Peki, uykusuzluk salgını nereden çıktı? Uyku ile ilgili 20 yıldır araştırmalar yapan Matthew Walker’ın “Niçin Uyuruz?” kitabından öğrendiklerimin bir kısmını hemen paylaşmak istiyorum. Günümüzde uyumamak marifet gibi algılansa da aslında 8 saat uyumanın ne kadar önemli olduğunu da anladım.  Charlotte Brontë’nin dediği gibi “Dağınık bir zihin, huzursuz bir yastıktır” Bakın kitapta neler anlatıyor Matthew Walker neler… Gelişmiş ülkelerdeki yetişkinlerin üçte ikisi, önerilen 8 saatlik gece uykusunu bir şekilde alamıyor. Rutin olarak her gece 6 ya da 7 saatten az uyumak bağışıklık […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

YAŞADIĞIMIZ ANIN NE KADAR FARKINDAYIZ?

Farkındalık, stresten usulca uzaklaşıp anı yaşamanın en kolay yolu. Kısa zamanda modern dünya ile başa çıkmak için sakin bir yöntem olarak benimsenmiş bir düşünce şekli olarak Küçük Farkındalık kitabında ele alınıyor. Farkındalık, kasten ve deneyimi yargılamadan yaşadığınız anın bilincinde olmak ya da dikkatinizi ona vermekten oluşuyor. Aslında bir iş yaparken otomatik şekilde gerçekleştirip, aklımızda yapılacak işlerin olmasından uzaklaşmamızı sağlıyor. Meditasyon yapabilen bir yapım olmadığı için kitabı okurken, farkındalığa dayalı sakinleşme ve gevşeme egzersizlerini ister istemez yaptım. Yaşam sevincini artırmak, özgüvenli ve kendini kabullenme de artış sağlanması için de bu egzersizler öneriliyor. Yaşadığımız olayları kabullenmenin aslında kendimize ve çevremize karşı şefkat […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

TEKNOLOJİDE “SIFIRDAN BİRE” ÇIKMAK İÇİN YENİ VE DENENMEMİŞİ YAPIN

Stanford Mezunu, Paypal’ın kurucularından, Palantir’in kurucusu Peter Thiel’in yazdığı “Sıfırdan Bire” isimli kitapta “Startuplar Üzerine Notlar ya da Geleceği İnşa Etmenin Yolları”nı anlatıyor. Yeni bir girişimin nasıl olması ve nasıl olmaması gerekenleri anlatıyor. Taklit etmenin insanları nasıl bir çıkmaza soktuğunu da çok güzel dile getiriyor: “İş dünyasında her an, yalnızca bir kez yaşanır. Bir sonraki Bill Gates bir işletim sistemi kurmayacak. Bir sonraki Larry Page ya da Sergey Brin bir arama motoru geliştirmeyecek. Bir sonraki Mark Zuckerberg ise bir sosyal ağ oluşturmayacak. Eğer bu isimleri taklit ediyorsanız, onlardan bir şey öğrenmiyorsunuzdur.”  Taklit etmenin başarıdan çok insanları rahatsız eden bir durum […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

MEŞGUL OLAN DÜNYA MI, YOKSA BENİM ZİHNİM Mİ?

Hızına yetişemediğimiz zamanı, daha yavaş yaşamak için neler yapabiliriz?  Sakin kalıp tüm olanlara bakış açımızı değiştirdiğimizde, aslında hayat daha yaşanası hale gelebiliyor. “Yalnızca yavaşladığında görebileceğin şeyler” isimli kitabı okuduğumda, hayata bakış açım ve algılayış biçimimdeki bazı noktaları değiştirmemde yardımcı oldu.    Kitap, hayata karşı farkındalık oluşturmak, daha huzurlu olmak, kendimize ayırdığımız zaman ve verdiğimiz değeri anlamamızla ilgili bir dostumuzun vereceği tavsiyelerde bulunuyor. Aslında yoğunluk içinde kaybolurken, kimi zaman gerçeklerin fark edilmediği için üzülmemizin boşa olduğunu hatırlıyoruz. Sakin kalıp, derin bir nefes alırken gerçeklerin ortaya çıktığını aklımızda bulundurmakta fayda olduğunu söylüyor. Motive olmak istediğimizde elimize alıp, kısa cümlelerden oluşan öneriler  güzelliklerin […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

MUTLU OLMAK İÇİN NELER YAPABİLİRSİNİZ?

Hayatın en güzel kısımlarını pek çok kez hatalar sayesinde görürüz. Bizi aklımıza bile gelmeyen noktalara götüren itici güç hatalarımız olabilir. Her çeşit hata; küçük, büyük, orta ve oturma odana dahi sığmayacak kadar devasa olanlar. Seni küçük bir çocuk gibi aldatan veya öfkeden delirten hatalar. Hata hayatımızın ritmini değiştirebilecek can sıkıcı ama gerekli hatalar. Bizi büyüten, dev gibi yapan, hatalardır. Bizi bayağı bayağı bilge yaparlar. Hatalarımızın bile mutluluk kaynağını olabileceğini hiç düşündünüz mü? İşte hataların faydalarını “Sizi Mutluluk Denizinde Yüzdürecek Eğlenceli Şeyler” isimli kitapta yazıyor. Başarılardan çok hatalardan ders çıkardığımız söyleniyor. Hata yapmak gerçekten çok faydalı diye de ekleniyor. Gerçekten, hata […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

DİJİTAL MEDYANIN BAĞIMLISI OLDUĞUNUZUN FARKINDA OLMAYABİLİRSİNİZ

Bağımlılık konusunda bütün dünya büyük bir mücadele veriyor. Bağımlılık çeşitleri de gün geçtikçe artıyor. Birleşmiş Milletler (BM), “2017 Dünya Uyuşturucu Raporuna” göre, hayatında en az bir defa uyuşturucu kullananların sayısı 2014 yılı itibarıyla 247 milyonken, bu rakam 2015’te 250 milyon olarak tespit edildi. Dijital bağımlılık da bir hastalık olarak tanımlandığı için bu konuda da çalışmalar yapılıyor. İnternet eğer doğru kullanılmazsa; özellikle belli yaş grubu çocuklar için tıpkı alkol ve uyuşturucu madde gibi bir bağımlılık haline gelebilir. Türkiye’de internet kullanma yaşı her geçen gün düşüyor. Araştırmalar 2 yaşa kadar indiğini gösterse de çevremizde 6 aylık bebeklerin elinde bile tablet ya da […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

FİKİR NASIL BULUNUR?

Reklam dünyasında dolaşıp, farklı bakış açıları edinmek için bu tür kitaplar okumaya başladım. Bu nedenle de Jack Foster’ın “Fikir Nasıl Bulunur” kitabını, büyük umutlarla aldım.   Fikrin tanımından yola çıkarak bazı basamaklardan söz ediliyor. Kitapta, çok şaşırtan bilgilerle karşılaşmayı beklemeyin. Tabii bazı örnekler akılda tutulduğunda ilham verebilir:  “Gutenberg, bir metal para presi ile şarap presini bir arada kullandı ve ortaya matbaa çıkıverdi. Dali, düşleriyle sanatı birleştirdi, ortaya gerçeküstücülük çıktı. Newton, gel-git ile ağaçtan düşen elmayı bir araya getirdi, yerçekimini buldu. Hutchins, zil ile saati birleştirdi; işte size çalar saat. Lipman, kurşunkalem ile silgiyi bir araya getirdi, alın size silgili kurşun kalem.” […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz: