42

Efsanevi beyzbol oyuncusu Jackie Robinson’un etkileyici hikayesi konu alınıyor. 
🔹Robinson Brooklyn Dodgers’a katıldıktan sonra Amerikan Beyzbol Ligi’nin renk engelini aştı.

🔹Büyük liglerdeki renk engelini aşan ilk siyahi adam.

🔹Öfkeni kontrol et ve işinde en iyisi ol! 
🔹Farklı olmak, iyi iş yapmaya engel değildir.
🔹Engeller aşılmak için vardır.
🔹Sevdiklerimizin yanında olursak, aşamayacakları engel kalmaz.
🔹Gazetecileri bu kadar irrite edici kurgulamasalar süper olur. Nitelikli ve işini aşkla yapan gazeteciler gösterilmeli. 
🔹Hedefine ulaşmak için her türlü engelle mücadele etmenin ve tarih yazmanın gerçek hikayesini izlemek için bu film kaçmaz!

Continue Reading

HENRY’NİN KİTABI İYİLİĞİ YAYACAK



The Book of Henry, Gregg Hurwitz’in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmde Henry karakteri üstün zekalı bir çocuğun etrafını nasıl etkilediğini konu alıyor. Henry, sadece zeki değil, aynı zamanda çok düşünceli. 

Filmin bazı sahnelerinde ağlamaktan duramayacağınız için, rahat olacağınız kişilerle izleyin. Çünkü, çok ağlayacaksınız. 

Çocukların, etraflarında olan kötü olaylara karşı tepki verdiğini ancak yetişkinlerin görmezden geldiğini işliyor. Henry, annesinin parasını yönetmekten kardeşinin ihtiyacı olanları planlıyor. Komşu kızının yaşadıklarını değiştirmek  için çaba sarf ediyor. 


Yazdığı bir kitap annesinin yolunu belirliyor. 

Bu filmi mutlaka izleyin. 
Continue Reading

MUCİZE İNSANLARI OLDUĞU GİBİ KABUL ETMEKTİR

Hayatımızda mucizeler olsun isteriz. Bu süreçte de çevremizdeki sevdiklerimizin bize birer mucize olduğunu hemen anlamayız. 


Dünyaya gelirken, herkesin farklı zorlukları olur. Kimi fiziksel kimi psikolojik kimi farklı şekilde zorluklar yaşar. İşte bu sorunları aklımıza takıp, insanlardan uzaklaşmak yerine daha çok insanla tanışmalıyız. 

2012’de R. J. Palacio’nun yazdığı romandan uyarlanan Mucize filminde fiziksel sorunlarla dünyaya gelen August Pullman’ın hikayesi anlatılıyor. Yıllarca geçirdiği ameliyatlar ve bu süreçte insanlardan uzak bir hayat yaşamasına neden olur. Beşinci sınıfa başladığında, yüz farklılıkları nedeniyle arkadaşları tarafından dışlanmasının ve bu zorlu süreci atlatmasını konu alır. 

Çocuklara, farklılıklar ya da hastalıklar nedeniyle kimseye kötü davranılmaması gerektiği öğretilmeli. Bu nedenle de bu filmi çocuklar mutlaka izlemeli. 

Auggie’nin, sessiz ve içe kapanık halleri insanın içini burkuyor. Böyle tepkilerle karşılaşan insanların nasıl bir ruh halinde olduğunu gösteriyor. Empati kurabilen her bireyin karşısındakini anlamaya çalışması gerekir. 

Ders niteliğindeki diyaloglar ve öğrenmek için nasıl gayret ettiğini izleyeceğiniz film, insanları olduğu gibi kabul etmenin güzelliğini anlatıyor. 

Çocuklarınızın hayallerini onları olduğu gibi kabul ederek ve cesaret vererek destekleyebilirsiniz. 
Continue Reading

THE POST FİLMİ GAZETECİLİĞİN KURALLARINI HATIRLATIYOR

Günümüz gazeteciliği gün geçtikçe yara alıyor. Gerek yeni medya ile herkesin kendini gazeteci sanması,  gerek uzman gazetecilerin kadrolarının azalması da buna tuz biber ekiyor. Ancak, bu süreç The New York Times gazetesinin yeni girişimleriyle değişmeye başladı. 

Geçmişte de gazetelerin ve gazetecilerin yaşadıkları hiç kolay olmadı. The Post filminde 1971’de Pentagon belgeleri etrafında dönen yasal süreç işleniyor. Film, Washington Post editörü Ben Bradlee  ve gazetenin sahibi Katharine Graham, ordu analisti Daniel Ellsberg tarafından yazılan ve sızdırılan Pentagon belgelerinin yayınlanmasındaki sancılı süreci konu alıyor. 


Belgeleri ilk yayınlayan The New York Times oluyor, o süreçte gazeteye yayın yasağı geliyor. Bu sırada belgeler Post ekibine de ulaşıyor, sonrasında yeni belgelerin ellerine geçmesiyle Post ekibi ikilemde kalıyor. 


Tabii gazetenin sahibinin kadın olması da erkeklerin hüküm sürdüğü bir alanda göze batıyor. 

Maddi zorluklar yaşayan gazetenin, bu süreçte destekleyicilerinin olmayacağı düşünülüyor. Gazetecilerin hapse girme riski gündeme geliyor.  Gazetecilerin gerçekleri söylemesi, en dikkat çeken hususlardan biri oluyor. Filmde gerçekler ve dürüstlük örneklerini sık sık görüyorsunuz. Korkularına yenik düşmeyen gazeteciler, halka gerçekleri yazmayı savunuyorlar. 

Sonunda haber yayınlanıyor. 

Sonraki süreçte de belgelerin yayınlanabilmesi ve özgür basının korunabilmesi için gazete ile hükumet arasında büyük bir hukuk mücadelesi başlıyor. 



Yargıç Black şu kararı veriyor:   

Amerika’nın kurucuları özgür basına, demokrasimizdeki asıl görevlerini yerine getirmeleri için gereken korumayı sağlamıştır. Basının görevi halka hizmet etmektir, halkı yönetenlere değil. 

Medya rekabeti bu olayla dayanışmaya dönüşüyor. 

Filmin sonundaki söz de kulaklara küpe oluyor: 

Haberler tarihin ilk taslağıdır. 

Şimdi günümüze dönelim ve Channel 4 kanalının Cambridge Analytica’nın maskesini düşüren araştırmacı gazetecilik örneğini hatırlayalım. Facebook üzerinden insanların korkuları ve umutları öğrenildi. Sonra bu bilgiler de başkalarının kullanması ve insanları yönetmesi için satıldı. 


İşte bu noktada, siz bilinçli medya okuryazarı ve dijital medya okuryazarı olursanız bu sistematik sömürüden kurtulabilirsiniz. Medyayı da desteklemeyi unutmayın! 


Nitelikli gazeteci, gelişen toplum demektir. 

Continue Reading

STEPHEN HAWKİNG NASIL BAŞARILI OLDU?

Her Şeyin Teorisi (The Theory of Everything), fizikçi Stephen Hawking’in hayatı işleniyor. 


🌀Gözyaşlarınızı tutamayacağınız bir film. İzlerken sürekli ağladım, süper bir film süper!



🌀Dahi bir bilim insanının hayatının perde arkası konu alınıyor. 



🌀Eşinin aşkıyla ve desteğiyle neler yapılacağını izliyorsunuz. 


🌀Tüm zorluklara rağmen yaşamının sonuna kadar çalıştı.



🌀ALS hastalığı teşhisi konduğunda 2 yıl biçilen ömrü geçtiğimiz günlerde 76 yaşında son buldu.



Konuşma yeteneğini kaybettikten sonra kitap yazdı.

Stephen Hawking, kadar eşinin yaptıkları da takdire şayan.
Continue Reading

MARİE CURİE NASIL BAŞARILI OLDU?


⚗️Bilim dünyasında gezmek ister misiniz? Curie çiftinin yanında Einstein da var. 

⚗️Marie Curie, eşi öldüğünde tek başına erkeklerin egemen olduğu bilim camiasında çok çalışarak neler başarmış.

⚗️Soğuk demişler, ruhsuz demişler, işkolik demişler! Hiçbirine kulak asmamış. Sadece çalışmış. 

⚗️Özel hayatıyla ilgili çalkantılı durum dışında kadın olmasının zorlukları da filmde işlenen konulardan.

🔬İkinci Nobel ödülünü almadan önceki konuşmasında; 
İnsanları tanımak için daha az, düşüncelerini bilmek için ise daha meraklı olmalıyız. Bilginin reddi ve yaratıcı düşünme korkusu kayıp toplumlara yol açar. İnsan hayatta hiçbir şeyden korkmamalıdır ancak anlamak için gayret göstermelidir. Meraklı bir zihnimiz olmadan kim olurduk? Ben, bilimi güzelliğin bir ifadesi olarak gören kişilerden biriyim. Hayatımı evrenin gizemini keşfetmeye adayabildiğim için mutluyum. 


⚗️Radyumun bulunuşunun 25. yılında yaptığı konuşmada;
“Daha fazlasını yapamasak da, belki herbirimiz bir parça bilgi parıltısı yakalayabilirsek, insanlığın gerçek hakkındaki rüyası hakkındaki rüyasına mütevazi ve yetersiz olan birşeyler katabiliriz. Karanlığımız içinde görünen evreni şekillendiren büyük planın belirsiz ışıkları, bize parça parça gösterilen, bu küçük mumlar sayesinde olacaktır. Bilimin öyle güzelliklere sahip olduğuna ve ruhani bir gücünün, bir gün dünyayı, şeytanlardan, cahilliğikten, fakirlikten, hastalıklardan, savaşlardan ve ızdıraplardan kurtaracağını düşünenlerdenim. Gerçeğin belirgin ışığını arayın, belirgin yeni yollar arayın, insanlığın görüş alanı çok uzak olmasa bile. İlahi adalet bizi hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmayacak. Her çağın kendi rüyası vardır. O halde dünün rüyalarını bir kenara bırakın. Bilginin meşalesini alın, geleceğin sarayını inşa edin.” 

⚗️Kızı İrene’de annesinden sonra Nobel ödülü alan ikinci kadın bilim insanı oldu. 

⚗️Filmin çekim kalitesi, mekanlar, ışık kesinlikle harika. Mutlaka izleyin!
Continue Reading

HUYSUZ İNSANLARIN SORUNU ÇOCUKLUĞUNDA MI SAKLI?

Uzmanlar hep çocukluk döneminin çok önemli olduğunu
söyler. Bu nedenle de annelerin en az iki yaşına kadar çocuklarına bakmaları
tavsiye edilir. Çocukluk dö
neminde yaşanan travmalar tüm hayatlarını etkilediği
için, bu dönemde oluşan yaralar insanların geleceğini karartabilir.


Filmlerde özellikle de korku ve gerilim filmlerinde seri
katiller bulunduğunda hep karşımıza çocukluk döneminde yaşanan 
travma nedeniyle,
yetişkin olduğunda bunun intikamını alan karakterler çıkar. Yaşadığı
acıların, dönümüşü intikam olur. 



Tabii her travma sonrası böyle korku
filmlerine konu olan türden
 durumlar yaşanmaz, bu acılar başarı hikayelerinin doğmasına da yol açar. Mesela,
büyük başarılara imza atmış bilim insanları ve doktorlar,
genellikle çocukluk dönemlerinde yakınlarının 
yaşadığı sağlık sorunu sonrasında bu mesleği
seçip onlara yardım etmeye karar vermiş olduklarını anlatırlar. Yani kişilerin de travmayı karşılama ve tepki verme şekilleri farklı oluyor. Kısaca ç
ocukluk dönemi, bireyin hayatının rotasını belirliyor. 

Çocukken yaşadıklarını yetişkin olduğunda hala sindiremeyen ve hayatına yansıtan bir kişiden söz edeceğim: Mary Poppins kitaplarının yazarı  P. L. Travers. 


Walt Disney iki kızına  Mary Poppins kitaplarını beyaz perdeye taşımak için söz verir ve bunun için Travers’dan  izin almanın
peşindedir. 20 yıl süren bu mücadele Saved Mr. Banks filmine konu olur.

Travers, o kadar huysuzdur ki, insanları sürekli azarlar,
baskı yapar ve ezer hatta canlarından bıktırır. Çocukluğunda yaşadığı sancılı
süreci yazılarında anlatır, karakterlerine yaşatır ve filme çevri
lecek olan
kitabının karakterlerinden özellikle annesi ve babasına saygı duyulmasını
ister. Ancak çevresindekiler, onun içinde yaşadığı savaştan bihaberdir.  




Mary Poppins adında sihirli güçlere sahip bir dadının, Banks
ailesinin küçük çocuklarına bakma görevini üstlenmesiyle birlikte onlara
bambaşka bir dünyanın kapılarını aralamasını konu alan kitabın senaryolaştırma süreci tam bir eziyete dönüşür. 


Filmin sonunda bu masalda anlatılanların Travers’ın hayatı
olduğunu anlayan 
Walt Disney, yanına gider ve çocukluğu ile hesaplaşıp, affetmesi
gerektiğini söyler. Yaşadığı 
olayları kendi hayatından örnekler vererek affettiğinde
hayatının güzelleşeceğini anlatır. Sonrasında gerçekten de affeden Travers,
küstüğü hayata yeni kitaplar yazarak sarılır.



Huysuz çocuk gibi davranan
yetişkin olmak yerine, hayatı anlamaya çalışan ve içindeki çocuğa da kulak veren bir yetişkine dönüşmek en güzelidir. Hayat gümüş tepsi ile fırsatları sunmuyor, tırmalamak ve tırmanmak 
gerekiyor. Özellikle de birçok filme konu olan ve haber yaparken konuştuğum uzmanların da söylediği gibi, çocukluk döneminde yaşanan sorunları çözemeyenler için tam bir kabusa dönüşüyor. Mutlu çocuklar yetiştirmek için, bilinçli ebeveynlere ihtiyaç var. Tabii ki, nitelikli uzmanların yardımıyla… 



Continue Reading