DİJİTAL ÇAĞIN GELECEĞİ ALGILARIMIZI NASIL DEĞİŞTİRECEK?

Dijitalin gün geçtikçe hayatımızın içine girmesiyle birlikte yaşam şeklimizde değişti. Bu değişime bugünlerde post- dijital çağ deniyor. Bu çağda Nesnelerin İnterneti (IoT), yapay zekâ, robotik, artırılmış, sanal, karma gerçeklik (AR, VR, MR, XR) ve ses teknolojilerini kapsıyor.

Bu çağda kişiye özel ürünler ve çözümlerin olması hedefleniyor. Aslında bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz birçok teknolojik gelişmeyi yaşayacağımız bir döneme doğru ilerliyoruz. İşte tam bu noktada beynimizin nasıl bir değişim içerisinde olacağı da büyük bir merak konusu oluyor. Yıllardır çalışmalarını hayranlıkla takip ettiğim Elon Musk’ın dünyanın en ünlü sinir bilim uzmanlarını bir araya getirerek kurduğu Neuralink şirketinin geliştirdiği bir robot, insan beynine saç telinin onda biri kadar büyüklükteki kabloları dikiyor. 90 kişinin 3 yıllık çalışmasıyla, kabloların bir ucu insan beynine diğer ucu da bir bilgisayara bağlanacak. Yani düşünceler daha beynimizdeyken kablolar sayesinde toplanan bilgiler, çiplerle kablosuz şekilde cihazlara aktarılabilecek. Böylece insan ve makine zekâsının ortak yaşam (simbiyoz) oluşturması amaçlanıyor. 2020 yılında insanlar üzerinde denenmesi için izin başvurusu yapılan çalışmayla, bilgisayarların beyin gücüyle kontrol edilmesiyle özellikle felçli hastalar için teknolojik çözümler geliştirilmesi hedefleniyor.

Beyine yerleştirilen ilaçlar uzaktan yönetilecek

Beyinlerimizi makineler ile birleştirme çalışmaları sürerken Parkinson, Alzheimer, bağımlılık, depresyon ve ağrı gibi beyin hastalıklarının sırlarını ortaya çıkarmak amacıyla, Kore Yüksek Bilim ve Teknoloji Enstitüsü veya KAIST ve Seattle’daki Washington Üniversitesi’nden araştırmacılar terapötik bir implant üzerinde çalışıyorlar. Nature Biomedical Engineering Dergisi’nde yayınlanan araştırmaya göre, akıllı telefon tarafından kontrol edilen beyin sensörü geliştirilmeyi hedefleniyor. Lego parçaları gibi görünen değiştirilebilir ilaç kartuşları içeren bir cihaz sayesinde 1 aylık süre boyunca, fare beyinlerine cihaz yerleştiriliyor. Bu cihazlar akıllı telefon yardımıyla yeni implantın basit bir şekilde kontrol edilebilmesini sağlıyor.  Beyine verilecek ilaçlar bu şekilde yönetilebilecek.    

Felçli hastalar beyin gücüyle neler yapabilecek?

İsviçre’deki ETH Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nicole Wenderoth ve Nörolog Dr Rea Lehner’in  geliştirdiği bir sistem sayesinde felçli insanların zihin gücüyle bilgisayar oyunu oynamaları sağlanıyor. Program için gönüllü olan bir hasta, elektrotlar aracılığıyla beyin ve bilgisayar arayüzünü buluşturan sistem sayesinde “Brain Driver” adındaki oyunu oynamayı başardı. Bilim insanlarının, sonraki hedefleri, felçli hastaların beyin gücüyle tekerlekli sandalyelerini kullanabilmelerini sağlamak. Beyin gücüyle birçok şeyin yapılması hedeflenirken, post- dijital çağ dönemine uygun olarak Facebook de düşünceleri yazıya dönüştüren bir uygulama üzerinde çalıştığını hatırlayalım.

Deepfake hangisi gerçek?

13. kat filminde olduğu gibi, sanal ile gerçeğin birbirine karışıp gerçeğin ne olduğunun sorgulanması da bu dönemin sorunlarından biri olacak. Ctrl Shift Face isimli YouTube kanalında yayınlanan Komedyen Bill Hader ve Tom Cruise videosu da bu karmaşaya iyi bir örnek. Deepfake (derin sahtelik),denilen bu video yapay zeka teknolojisiyle görüntülerin manipüle edilmesini sağlıyor. Medyadaki gerçek ile sahte haber karmaşasında yaşanan sorun bu kez hayatımızın merkezine yerleşecek. Gerçek ile sanal arasındaki karmaşaya, sahtelik de eklendiğinde gerçeği bulmak daha da zorlaşacak. Gerçeğin aslında ne olduğunu sorgulamak için ne beynimize ne de gördüklerimize ve duyduklarımıza güvenerek karar vermek çok daha güç olacak.  Post-dijital çağın en önemli sorunlarından birisinin, gerçeğin ne olduğu konusunda merak ve kaotik boşluk olacak gibi duruyor.

Kaynaklar:

  • https://www.youtube.com/watch?v=lA77zsJ31nA&feature=youtu.be
  • https://www.neuralink.com/
  • https://www.biorxiv.org/content/10.1101/703801v1
  • https://www.technologyreview.com/s/613974/neuralink-whats-new-and-what-isnt-elon-musks-brain-computer-interface/
  • https://www.youtube.com/watch?v=B2-YiXuXdp8
  • http://www.sciencetimes.com/articles/23588/20190812/lego-like-therapeutic-brain-implants-that-can-be-controlled-by-a-smartphone.htm
  • https://www.euronews.com/2019/07/31/scientists-develop-video-game-that-can-be-controlled-by-the-mind
  • https://www.sciencedaily.com/releases/2019/07/190701163827.htm
  • https://www.youtube.com/watch?v=VWrhRBb-1Ig  
Continue Reading

ELON MUSK KİMDİR?

Bugünlerde benden @elonmusk’ı çok duyacaksınız. Farklı mecralarda paylaşıyorum. Burada da bulunsun istedim. 🌏Geçtiğimiz günlerde Elon Musk 2023’te Space X ile aya gidecek ilk özel yolcuyu duyurdu. İlk Ay turisti olacak olan Japon girişimci Yusaku Maezawa, BFR roketindeki tüm koltuk biletlerini satın alarak yanında sanatçıları götürecek. Japonya’nın 14. en zengin girişimcilerinden olan Maezawa, sanatın dünya barışını sağlayabilecek güçte olduğuna inanıyor.https://www.youtube.com/watch?v=2FwpRn-jaSo☄️Elon Musk, yüzde 70 ihtimalle Mars’a yerleşeceğini söyledi.
Mars araştırmalarının öncülerinden olan ve yakın zamanda gezegene bir roket göndermeyi amaçlayan Elon Musk, yüzde 70 ihtimalle oraya yerleşeceğini söyledi.

Elon Musk’ın kızıl gezegen sevgisi tükenmek bilmiyor. Her fırsatta Mars hakkında konuşan girişimci, daha önce Mars’ta ölmek istediğini söylemişti. Şimdi de oraya taşınma ihtimalinin yüzde 70 olduğunu açıkladı.

HBO’nun belgesel serisi Axios’a konuk olan ve yakın zamanda gerçekleşen pek çok atılımın sayesinde Mars’a yolculuğun mümkün hale geldiğini söyleyen Musk, daha önce de belirttiği gibi oraya gideceğini söyledi.

“Mars’a gitmenin zenginler için bir kaçış planı” olduğu yönündeki iddialara da karşı çıkan Musk, Mars’a giden kişilerin sürekli olarak üssün kurulmasında çalışacağını ve zorlu doğa koşullarıyla mücadele edeceğini hatırlattı. Geri dönüşün de mümkün olduğunu ancak kesin olmadığını belirten girişimci, Mars yolculuğunun zenginlikle değil mücadelecilikle ilgili olduğunu söylüyor.
🌟Musk’ın optimist tavrının altında ise roketlerine olan güveni ve son gelişmeler sonucunda Mars’ta barınma, gıda gibi ihtiyaçları karşılamanın mümkün olmasını sağlayacak teknolojilerin ortaya çıkması var.
https://www.axios.com/elon-musk-mars-space-x-14c01761-d045-4da0-924b-322fb6a109ce.html?fbclid=IwAR3DZg2PphZ7mISAOMPHN25z7wpTki_knCukqJbLjnFDN5y9NuN0rxIwnachttps://www.youtube.com/watch?time_continue=4&v=Dfg1n7Lh62Q 
🌘Elon Musk bakın ne söylüyor: 

“Deliklerle dolu bir gemideyiz ve bu gemi su alıyor. Biz Tesla’yla bu suyu boşaltan bir kova yaptık. Siz olsanız kovanın tasarımını paylaşmaz mısınız?”

🌚Elon Musk @elonmusk işe alımla ilgili şöyle konuşuyor: 

“Bana çalıştığın pozisyonu söyleme, bana çözebildiğin sorunları söyle.”

Continue Reading

GELECEĞİN MEDYASI ROBOT GAZETECİLERİN Mİ?

Teknoloji geliştikçe yeni bir devrin başlangıcı oluyor.
Endüstri 4.0 nesnelerin interneti ya da siber-fiziksel sistemlerolarak
tanımlanıyor.

Devrimleri şu şekilde sıralayabiliriz:
•             ENDÜSTRİ
1.0 : Su ve Buhar Enerjili Mekanik Üretim Tesisleri
•             ENDÜSTRİ
2.0 : İş Bölümüne Dayalı Elektrik Enerjili Kitlesel Üretim
•             ENDÜSTRİ
3.0  : İmalatın Otomasyonunu İleriye
Taşımayı Başaran Elektronik ve Bilgi Teknolojileri
•             ENDÜSTRİ
4.0 : Siber Sistemlere Dayalı Üretim

Medya da bu değişimden etkileniyor ve toplumda robot
gazetecilerin haber yapması şaşkınlıkla karşılanıyor. 

Robot gazetecilerin neler yaptığına bir bakalım.

Google DeepMind şirketi, Google’ın yapay zekâ ile ilgili çalışmalarını
yürüten bir alt şirketi. Burada, robotlara yeni anılar edinme ve bunları
hatırlayabilme özelliği kazandırıldı.  Ayrıca
robotların insan sesini taklit etme becerileri ve işbirliği yapma eğilimleri
üzerinde de çalışılıyor.

Google veri gazeteciliği ve haber teyit
projelerini fonlayacak
Google’dan fon alan projeler arasında, gazeteciler için
hazırlanmış, otomasyona dayalı bir  teyit
aracı olan FACTS (gerçekler) de var. FACTS, ilk tam otomatik teyit aracı
olacak.

“Habercilikte
fantastik adım”
Google tarafından finanse edilen ‘RADAR’ isimli projesinde
ise,  5 kişilik bir ekip ile gazeteci
robotun ayda 30 bin rutin haber üretmesi hedefleniyor.   Robot gazeteciler finans, gayrimenkul ve
spor haberleri gibi haberleri yazabiliyor.

Associated Press, New York Times ve Los Angeles Times gibi
gazeteler rutin haberler için robot kullanıyor. İnanması güç gibi gelse de
robot gazeteciler, son yıllarda bülten haberciliğe çevrilen medyaya yeni bir
soluk da getirebilir.

 İngiliz gazeteci Nick
Davies, “Flat Earth News” kitabında “churnalism” kavramını ortaya atıyor.
“Churn” İngilizce’de, “çalkalamak, köpürtmek” anlamına geliyor. Davies,
günümüzde PR ajansları ve reklam şirketleri tarafından hazırlanan “haber
görünümündeki” metinlerin, hiç müdahale edilmeden gazete sayfalarında yer
almasına gazeteciliğin prestij yitirmesinin nedenlerinden biri olarak görüyor.
Kısaca, bültenleri kopyalayıp yapıştırmak gazetecilik değildir! İşte robot
gazeteciler bu işi kolaylıkla yapabilir.

Robot gazeteciler, rutin haberleri ya da bültenleri sisteme
yüklerken, nitelikli gazeteciler araştırmacı gazetecilik yapabilir. Böylece
robot gazeteciler, medyada bir değişimi de başlatabilir. Yani gazetecilik
bitti, diyenlere inat nitelikli gazeteciler kalburüstünde kalacak.
Tabii yapay zekanın insanlık için en büyük tehlike olabileceğini
farklı platformlarda dile getiren girişimci Elon Musk’ı da burada hatırlamak
gerekiyor. Yapay zekayı insanların bilinçli şekilde kullanması için medya
okuryazarlığı düzeyinin artması hedeflenmeli.

Bu durumdan
okuyucular nasıl etkilenecek?
Toplumda medya okuryazarlığı seviyesinin artması, bilgiyi
daha iyi değerlendirmelerine ve işlemelerine yardımcı olacak. Problem çözme,
verileri kullanabilme, sorgulama,  ikna
etme ve eleştirel düşünme yetenekleri gelişen toplum, dijital okuryazarlık
bilinci de kazanacak. Gerçek ve sanal ortamdaki verilere istenilen amaçta doğru
bir şekilde erişebilmek ve onu doğru yöntemle verimli bir şekilde kullanmayı
sağlayacak.

Robot gazeteciler, yapay zeka ve değişen medya ile toplumda
da yenilikler olacak. Bu yenilikleri takip etmek adına da bültenler yerine,
dünyada neler olduğuna bakmak önem taşıyor. Gelişmeleri takip edip, bunları
üreten bir topluma dönüşmek için medyanın yönlendirmesi, değişimdeki
başlangıçları sağlayacak. Sonuç olarak gelişen medya, üreten toplumu oluşturacak.
       
Continue Reading