SOSYAL MEDYA BİLİMİN ABARTILI LANSMANIYLA KARŞI KARŞIYA

Bilim ve medya ayrılmaz bir biçimde iç içe geçmiş durumda bulunuyor. Bilimsel sonuçlar kitlesel basın yayın organlarında, önde gelen gazetelerde, okurun anlayabileceği bir şekilde yer buluyor. Bu özetleyici habercilik sonuçların önemini abartılı şekilde gösteriyor. Tufts Üniversitesi’nde çevre ve biyoteknoloji profesörü olan Sheldon Krimsky tarafından kaleme alından Kök Hücre Diyalogları isimli kitapta bilim haberciliğini de ele alıyor. “Yutturmaca ya da furya yaratma” anlamına gelen İngilizce “hype” teriminin olumsuz yansımasını bu haberlerde görüyoruz. Bir ürün ya da fikri teşvik etmek ya da tanıtmak için kullanılan, genellikle de bu ürünün ya da fikrin önemini olduğundan fazla gösteren yazılı ya da sözlü bir eylem […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

İNSANLARI İKNA ETMENİN 50 YOLU

Dilini yönetebilen insan, hayatını yönetir. Aynı televizyondan telefon satış reklamlarının metin yazarı Colleen Szot’ın dediği gibi; çok tanıdık olan “Operatörlerimiz sizi, aramanız için bekliyor” cümlesini “Operatörlerimiz meşgulse, sonra tekrar deneyin” şeklinde değiştirdi. Yenilenen cümlenin ürünün ve hizmetin popülerliği hakkındaki anlayışı nasıl değiştirdiğini bir düşünün. İkna Etmenin Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 50 Yolu kitabında, anlatıldığı gibi eğer güzellik salonları zinciri sahibine bilgisayar yazılımı satıyorsanız ona elektronik bir şirketin değil de diğer güzellik merkezi sahiplerinin yazılımınızdan ne kadar memnun olduklarını anlatmanız daha yerinde olur.   Kitapta, insanları ikna ederken belli bir strateji uygulamanın önemi üzerinde duruluyor. Mesela, yönetici olduğunuz bir yerde aylık toplantıya […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

CORONAVİRÜS AKILLARDA LASSA ATEŞİ SALGINI KAPIYI ÇALIYOR

2020 yılı virüslerin yılı olacak gibi görünüyor. Coronavirüs salgınından sonra bu kez de Nijerya’dan Lassa virüs salgını haberleri gelmeye başladı. İlk olarak 1950’lerde tanımlanmış olmasına rağmen, Lassa ateşi hastalığına neden olan virüs 1969’a kadar görülmedi. Lassa ateşine Benin, Gana, Gine, Liberya, Mali, Sierra Leone ve Nijerya’da rastlanıyor. Lassa ateşi ile ilgili merak edilenleri Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İdris Şahin ile konuştum. Lassa ateşi nedir? Bu hastalığın etkeni olan Lassa virüs, negatif polariteli ve zarflı bir RNA virüsü. Lassa ateşi, Batı Afrika’da meydana gelen 2-21 gün süreli virüse bağlı kanamalı bir hastalık. İnsanlara […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

CORONAVİRÜS HAKKINDA DOĞRULAR YANLIŞLAR NELER?

Corovirüs salgınında, bilgi kirliliği virüsten daha hızlı yayılıyor. Çin’in Wuhan şehrinde Aralık ayının sonunda yeni bir virüs türü ortaya çıktı. 2019-nCoV olarak adlandırılan bu yeni Coronavirüsün vakaları, uluslararası seyahat nedeniyle birçok ülkede ortaya çıktı.  Şimdilik çoğu Çin’de olmak üzere doğrulanmış virüs nedeniyle ölenlerin sayısı 1 Şubat itibariyle 250’yi geçmiş durumda, vaka sayısının da 10 bine yaklaştığı belirtiliyor. Çin, Wuhan ve diğer bazı şehirlerde 35 milyon insanı virüsün yayılmasını engellemek için karantinaya aldı.[1] Şimdiye kadar virüs, Çin dahil toplam en az 23 ülkede görüldü.  Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yeni Coronavirüs için uluslararası kamu sağlığı acil durumu ilan etti. Küresel ölçekte acil […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

OLUMSUZLUKLAR OLUMLUYA NASIL DÖNÜŞÜR?

Son dönemlerde toplum olarak moral ve motivasyona ihtiyacımız var. Olumsuz olayları nasıl olumlu hale dönüştürüleceğini anlatan Rod Judkins’ın Yaratıcı Düşünme Sanatı’nda, gelecekte doktorların bile kitaplarda yer almayan hastalıklarla karşılaşıp yeni tedavi yöntemleri bulmaları gerekeceğini söylüyor.  Kitabında toplumun her kesiminden tarihe adını altın harflerle yazdırmayı başarmış yaratıcı isimler hakkında bilgiler paylaşan Rod Judkins,  “Ödün vermemekte inatçı olun. Çocuksu olacak kadar olgun olun. Kendinizle daha fazla çelişin” diyor.   İleri yaş engelleyici bir faktör olmadığını Rod Judkins, örneklerle anlatıyor.  Alfred Hitchcock kendine özgü olan gerilim duygusunu ancak 50 yaşından sonra geliştirdi. Jane Austen ilk romanını 37 yaşından sonra yayımladı. Yaratıcılık söz konusu olduğunda […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

ÇOCUKLAR DİJİTAL MEDYADA HİPNOTİZE Mİ OLUYOR?

 Dijital medya gün geçtikçe hayatımızın merkezine yerleşiyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan “Çocukların Yeni Medya Kullanımı ve Siber Zorbalık Araştırması” sonuçları da öğrencilerin günlük ortalama internet kullanım süresinin 2 saat 13 dakika olduğunu gösteriyor. Hipnotize olmuş gibi, ekranların karşısından kalkamayan çocuklar, zamanla birçok sağlık sorunu yaşayabiliyor. Unutmamalı ki, aşırı sosyal medya kullanımının depresyon, kaygı bozukluğu ve başka sağlık sorunlarıyla bağlantılı olduğu bildiriliyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından Türkiye genelinde 26 ilde, 99 ortaokulda ve 3 bin 29 öğrenci arasında yapılan araştırmaya göre; yüzde 63.3’ünün cep telefonu bulunuyor ve bunların  yüzde 90.7’si akıllı cihazlarından internete bağlanabiliyor. Ortaokul öğrencilerinin yüzde 48,6’sının her […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

PROBLEM ÇÖZMEYİ SEVENLERİN MESLEĞİ: HEKİMLİK

Hekimler her gün hastaların sorunlarını dinleyerek güne başlayıp, öyle de bitiriyorlar. Hastalarının karmaşık klinik tablolarında, doğru teşhisi koymak için uğraşarak geçiyor. Dr. House dizisinin Türkçe uyarlaması Hekimoğlu’nda bu örnekleri izliyoruz. Hekimoğlu, klinik tablo ne kadar karışık olursa olsun, aynı bir kriminal vaka gibi ipuçlarını toplayarak olayı çözüyor. Hasta iyileşiyor… Düşünsenize, üniversite sınavından yüksek puan alıyorsunuz. İstediğiniz her bölümü tercih edebiliyorsunuz ve siz gidip tıp seçiyorsunuz! Seçmekle kalmayıp, gece gündüz demeden kitapların arasında kaybolup, laboratuvarlarda zamanınızı geçirip hasta görmeye başlıyorsunuz. Sonra da hastaya doğru teşhis koymak için ipuçlarını kovalayıp duruyorsunuz. Kimi zaman arkadaşlarınızdan kimi zaman ailenizden kimi zaman da hastalardan laf […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

DİYABETTE YENİ YAPAY PANKREAS İLE YENİ HAYATLAR

Yapay pankreas ile diyabet hastalarının hayatı değişti. Tip 1 diyabet tedavisinde teknolojinin faydası ile yenilikler devam ediyor. 2017 yılındaki ilk nesil yapay pankreastan sonra ikinci nesil yapay pankreas bu hafta Amerika’da kullanılmaya başladı.  İkinci nesil sistemler sayesinde hastanın artık parmaktan kan şekeri ölçümü yapması gerekmiyor. Diyabet hastalarının hayatını kolaylaştıran ve yüksek teknoloji ile modern tıbbi bir araya getiren bu cihazlar nedir ve nasıl çalışıyor?  Amerika’da en çok yapay pankreas kullanan hastaların takip edildiği Colorado Üniversitesi Barbara Davis Diyabet Merkezinde görev yapan Dr. Halis Kaan Aktürk ile konuştum. Yapay pankreas nasıl çalışıyor? Akıllı bir insülin pompası ile sürekli glikoz ölçüm sisteminin […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

SAĞLIK HUKUKU AÇISINDAN AŞILAR NASIL ELE ALINDI?

Ankara Barosu Sağlık Hukuku Kurulunca iki yılda bir düzenlenen Ankara Barosu Sağlık Hukuku Kurultayında bu sene aşı, kanser, tıpta yapay zeka ve robotik cerrahi konuları ele alındı.  Ankara Barosu Sağlık Hukuku Kurul Başkanı Av. Berna Özpınar Gümrükçüoğlu’nun önderliğinde düzenlenen toplantı sonunda bildiri yayınlandı.         Bildirideki çarpıcı başlıklara kısaca değinmek istiyorum. Aşı Hayat Kurtarır Aşılar bulaşıcı hastalıklara karşı hem ucuz ve güvenilir hem de en etkili koruma yöntemlerinin başında geliyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de milyonlarca çocuğun yaşamı aşılar sayesinde kurtarılıyor.İstatiksel olarak bakıldığında, başta çiçek virüsü olmak üzere büyük salgınlara ve ölümlere sebep olan bulaşıcı pek çok virüs artık dünyada aşı […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

HASTALANAN DÜNYANIN TEDAVİSİ “TEK SAĞLIK” MI?

Ekonomist Jim O’neil’in raporuna göre; 2050 yılında 10 milyon insan antibiyotiğe dirençli bakteriler nedeniyle enfeksiyonlara bağlı ölümlerin olacağını öngörüyor. Bu sayının büyük bir kısmının ise Asya, Afrika ve Orta Doğu’nun da yer aldığı güney yarı küresinde görüleceği belirtiliyor. İklim değişiklikleri ve iklim değişimlerinin neden olacağı olaylara bağlı olarak Dünya Sağlık Örgütü’nün beklentilerine göre ise, 2030 yılında da ölümlerin artacağı matematik modelleri ile ortaya konuyor. Sıcaklığa bağlı olarak 35 bin yaşlının, sıcaklık ve doğa olayları sonunda gelişecek ishallere bağlı 48 bin çocuğun, sıtmaya bağlı 60 bin kişinin ve temiz su ile gıdaya ulaşamayan 95 bin çocuğun öleceği öngörülüyor. Hava kirliliğine ve […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz: