BEYİN ALIŞKANLIKLARI SEVER Mİ?

Alışkanlıklarla ilgili size ilginç bir örnekten söz edeceğim, tıp literatürüne girmiş “E.P.” ile tanıştıracağım.  Nörobilimciler, beyninin önemli bölümlerine zarar verdikten sonra derin hafıza kaybından muzdarip bir amnezik vakasının temel nörobiyolojisini, ayrıntılı olarak ilk kez açıklamışlardır.  1993 yılında Eugene Pauly adlı yaşlı bir adam, mide krampları, kusma ve  yüksek ateş şikayetleriyle  San Diego yakınlarındaki acil servise götürüldü. Eugene’nin beynini etkileyen ensefalitten muzdarip olduğu ortaya çıktı.  On gün boyunca komada kaldı ve Eugene  uyandığında karısı Beverly’nin artık onun olmadığı bir gerçekle yüzleşmek zorunda kaldı. Hala konuşabilse de, haftanın hangi günü olduğunu hatırlayamıyordu, konuşmaları hatırlamakta zorlanıyordu. Bir taramada, virüsün medial temporal lobunu neredeyse tamamen […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

PARKİNSON’U KOKLAYARAK TEŞHİS EDİYOR

Fotoğraf: The Telegraph Parkinson hastalığını kokladığını keşfeden Joy Milne, bilim insanlarının ön tanı testi geliştirmesine yardımcı oluyor. Parkinson hastalığı Türkiye’de 150 bin, dünya genelinde ise 7.5 milyon insanı etkiliyor. Birçok hasta hareket etme zorlukları, titreme, depresyon, bilişsel sorunlar ve uyku bozuklukları ile mücadele ediyor. Parkinson hastalığını koklayan İngiliz kadın, bilim insanlarının hastalık daha kendini göstermeden tanı koyduracak testlerin geliştirilmesi için yardımcı olabilecek 10 ayrı molekülü keşfetmelerine yardımcı oldu. Bu araştırma dünyaca ünlü tıp dergilerinden Lancet’te yayınlandı. İskoçya’nın Perth şehrinde yaşayan Joy Milne, Parkinson hastalığı teşhisi almadan altı yıl önce, kocası Les’in kokusunda bir değişiklik bulduğunu iddia ettiğinde Manchester Üniversitesi’ndeki araştırmacılar […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

KARARLARIMIZI KENDİMİZ Mİ VERİRİZ?

Kararlarını kendi veren insanlar, her daim daha karakteri oturmuş gelir bana.  Ancak hep aklıma takılan sorulardan biri “Kendi irademizle mi karar veririz?”. Medya hayatımızı yönetirken, seçeceğimiz kıyafetten, okuyacağımız kitaba kadar her şeyi medyanın yönlendirmesine bırakmışken, kendi kararlarımızı alabilmemizi merak ediyorum. Trend dışı olanların eziklendiği sosyal medyada, herkesle aynı zamanda aynı şekilde yaşamak sessizce baskılanıyor. Şu dönemde de tatil trendi var, çalışanlar için herkes üzülüyor. Peki, hep tatilde olup hiç çalışmayanlar ne olacak? Hani onlar sosyal medyadan örnek gösteriliyor ve fenomen oluyorlar. Kadınların yeni gözde fenomenleri zaten, hiç çalışmayan kadınlar. Biz karar vermeyi, almayı konuşuyorduk. Farklarına da bakalım mı? Karar vermek, […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

KÖTÜ ANILARI OKSİTOSİN Mİ SİLİYOR?

Sevdiğimiz insanlara karşı güven duygumuzun nasıl oluştuğunu hiç düşündünüz mü? En çok sevdiklerimiz en çok kırıldıklarımızdır aslında! Kırılmalarımız, küskünlüklerimiz yerini kısa sürede tekrar sevgiye ve güvene bırakır. Çünkü kötü anılarımız silinir!  Kötü anılarımızı kısa süreli hafızadan silen ise Oksitosin adındaki bir hormondur. Oksitosin ile ilgili uluslararası indeksli dergilerde 70’den fazla yayını bulunan ve beynimizin çalışması üzerine çok farklı araştırmalara imza atan İstanbul Bilim Üniversitesi Deneysel Tıp ve Ar-Ge Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Oytun Erbaş, bu hormon hakkında çok farklı bilgiler verdi.  Oksitosin nedir?  Oksitosin, kelime anlamı olarak hızlı doğum demektir. Beynimizde bulunan hipofizden salınan bir hormondur. Hipofiz beynimizde, iç […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

KOKULAR BEYNİMİZİ NASIL ETKİLİYOR?

Beynimizi nasıl kullandığımız ile ilgili yıllar önce bir kitap okudum. Kitapta yazılanların içinde, Einstain yüzde kaçını kullanmış, yüzde yüzünü kullansa neler yapardı şeklinde bir yazının aslında yanlış olduğunu öğrenmiş. Sonrasında da bu konu üzerine araştırma yapmaya başladım. Beynimizin çalışması ve yapısı ile ilgili haber yaptıkça konunun gizemi ve güzelliğine hayran kaldım. Bu alanda haber yapmanın ötesinde daha da derinlemesine araştırmalar yapmaya başladım. Bazen gecenin bir yarısı kalkıp aklıma takılan bir konuyu saatlerce araştırıyordum. Yetinmeyip o alanda çalışan bilim insanları ile irtibata geçiyordum. O zamanlar karar verdim, sağlık ve bilim yazarı olmayı. Bilim çok eğlenceli bunu herkes anladığında nelerin başarılabileceği üzerine […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

SİRKE SİNEKLERİNDEKİ KEŞİF NÖROLOJİK HASTALIKLARI AYDINLATABİLECEK

Sirke sineklerinin sinir hücrelerindeki sentrozomin, mikrotübüllerin, dolayısıyla dendritlerin oluşumunu düzenlenmesi üzerine araştırma yapan Finlandiya Tampere Üniversitesi’nde sürdüren Dr. Çağrı Yalgın, başarılı keşfi ile Nature Neuroscience dergisinde yer aldı.   Nörobilim alanında etik ve başarılı çalışmaları ile Japonya RIKEN Beyin Bilimleri Enstitüsü’ndeki araştırmalarını Finlandiya Tampere Üniversitesi’nde sürdüren Dr. Çağrı Yalgın, yeni bir yayına daha imza attı. Nature Neuroscience dergisinde yayınlanan araştırma ileri dönemde mikrosefali gibi bazı nörolojik hastaların aydınlatılmasında ışık olabilir.    Şekil 1 Sinir hücreleri, uyartıyı dendrit ve akson adlı uzantıları ile alır ve iletir. Dolayısıyla, hareket, bilişim gibi sinirsel işlevlerin doğru yerine getirilebilmesi için gelişim esnasında akson ve […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

DUYGUDURUM BOZUKLUKLARINA FARKLI BİR PENCEREDEN BAKIŞ

 Inspired by Prof. Jim van Os Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümünde doktora sonrası çalışmalarını sürdüren Psikiyatrist Dr. Sinan Gülöksüz, Hollanda Maastricht Üniversitesinde tamamladığı doktora tezine konu olan duygudurum bozuklukları ile bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiyi araştıran araştırma sonuçlarını değerlendirdi.   İnsanlar son yıllarda mutsuzluklarını gidermek için farklı seçeneklere başvuruyor. Mutsuzluk düşüncesi insanları ilaca yönlendirirken, sanki ilacı alınca tüm acılarının dindiğini düşünüyorlar. Peki aslında mutsuzluk ile depresyonun arasindaki fark nedir ve bu ilaçlar hangi durumlarda bir seçenek olmalıdır? Bağışıklık sistemimizin depresyonla iliskisi var mi?   Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Sinan Gülöksüz, yaptığı araştırma hakkında soruları yanıtladı.    Depresyon […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

KİMSENİN BİLEMEYECEĞİ ŞEYLER NELER?

Beyinle ilgili bilmek istediğiniz birçok bilginin yer aldığı kitap “Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler” Doç. Dr. Sinan Canan, tarafından herkesin okuyabileceği bir dille hazırlandı. Kitapta, “Lisan nedir?”, “Yeni paranoyamız: zihin kontrolü”, “Tıbbın dil yarası”, “Evlilik aşk’ı öldürür mü?” gibi başlıklar yer alıyor.   Ülkemizde nörobilim alanında çalışan ve bu alanda “Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler” kitabıyla beyin araştırmalarına farklı bir boyut kazandıran Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sinan Canan, kitabında beyin ile ilgili merak edilen birçok konuyu ele alarak açıklıyor. Kitap, anlaşılır bir dille hazırlandığı için herkesin okuyabileceğini söyleyen  Canan, “bir bilim adamının ilginç bulduğu meseleler hakkındaki […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

İLİŞKİNİZİN ANAHTARI ORTAK HAYALDE SAKLI

Çiftlerin ortak bir hayalinin olması ilişkinin verdiği tatmini korumak için altın değerinde olduğunu söyleyen Uzman Evlilik ve Aile Terapisti Özlem Köse,  “Bu, bazen beraber çocuk yetiştirmek de olabilir, birlikte bir proje üretmek, zengin olmaya çalışmak ya da bir sosyal yârdim kuruluşunda gönüllü olmak da” dedi. İnsanlar aşık oluyorlar, ilişkileri başlıyor ancak yaşanan sorunların çözülmesinde yardım almaları gerekebiliyor.  Zorlu süreçlerde doğru uzmanlar tarafından yönlendirilen çiftler, mutlu birlikteliklerinin sürmesi sağlıyor. Her ilişkide sorun olabileceğini söyleyen Uzman Evlilik ve Aile Terapisti Özlem Köse, ilişkilerle ilgili soruları yanıtladı. İkili ilişkilerde güven nasıl oluşur? Güven, bir ilişkinin başlaması ve devam edebilmesi için en önemli yapıtaşı. […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

SEVGİ DOLU BİR ÇOCUKLUK SUÇ ORANINI AZALTIR MI?

Kişilerin beyin gelişimi ve genlerinin suça eğilim olasılığı hakkında fikir verebileceğini söyleyen Dr. Kıvılcım Kayabalı, sevgi dolu bir çocukluk döneminin Nörobilimci James Fallon örneğindeki gibi  fizyolojik süreci değiştirebileceğini söylüyor. Beyin kuşkusuz evrende bilinen en karmaşık, en gizemli yapı. Nörobilim çalışmalarının altın çağının yaşandığı bu dönemde beyinle ilgili keşfedilecek daha çok şey var. İçerdiği milyarlarca nöron, nörotransmitterler, diğer vücut sistemleriyle sürekli iletişimi ile beyin ve sinir sistemi vücudumuzun kontrol merkezidir.  Davranışlarımız, düşüncelerimiz, deneyimlerimiz kimyasal, elektriksel bir sinir sistemi ağı içinde ortaya çıkar. Bize yabancı gibi gözüken bu yapı aslında kendimizden başka bir şey değil.   Hareketlerimizin ne kadarının bilinçli olarak farkındayız? […]

Continue Reading

Şunları da beğenebilirsiniz:

1 2 3 6