AŞI İLE HASTALIKLAR ORTADAN KALKIYOR MU?

Çocukken, okulda aşı yapılacağı haberini alınca acaba nereye kaçsak derdik. Bizi hastalıklardan koruyacağını düşünmek yerine iğnenin canımızı acıtmasından korkakdır. Sıraya girip aşı olacağımız  zaman, “keşke bugün okula gelmeseydik” diye söylenirdik. 

Aşı yaptırmanın önemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Aşıların çocukluk döneminden başlayarak hayatımızın belli dönemlerinde yaptırdığımızda bizi nelerden koruduğunu biliyor musunuz? 

Ülkemizde aşılama konusunda son yıllarda önemli gelişmeler oluyor. Aşı ile korunulan hastalık sayısının 7’den 13’e çıktığını belirten Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan,  aşının dinamik bir olay olduğunu ve  yeni aşıların geliştirildiğini söyledi. Prof. Dr. Ceyhan aşılar hakkındaki sorularımı yanıtladı. 

Meningokok aşısı neden yapılmalı?
Meningokok denilen bakteri Beta hemolitik streptokok  gibi sık görülmüyor. 2005 yılından bu yana yaptığımız çalışmaya göre, görülme sıklığı yüz binde 4 kadar, yani her 100 bin kişiden 4’ü ağır meningokok hastalığı geçiriyor. Bu bir doktorun hayatında görebileceği en kötü tablodur.  Sapasağlam görünen bir çocuk birkaç dakika içerisinde kaybedilebilir. Kurtulanlarda da kol veya bacak kayıpları ya da kangrenler, işitme kayıpları,  zeka gerilikleri gibi problemler olabiliyor. O nedenle maliyetini karşılayabilenler için aşının yapılmasında fayda var.

Hacılara daha önce yapılan meningokok aşıların 3 yılda bir tekrarı gerektiriyor. Oysa geçtiğimiz yıldan itibaren 55 yaş altındakilere yapılan konjuge aşılar uzun süreli koruma sağladığını ve diğer aşılardan farklı olarak, hacıların bakteriyi ülkemize taşıyıp çocuklara bulaştırmasını da engellemektedir. Yeni konjuge aşılar 2 yaş altı çocuklara da yapılabiliyor hem de 3 yılda bir tekrarı gerekmiyor. 55 yaş üstündekilere uygulamak için bu yaş grubunda etkinlik çalışmalarının sonuçları bekleniyor. 

Rotavirüs aşısı neden yapılmalı?
Rota virüs çocukluk çağı ağır ishallerinin en sık görülen etkeni. İshal olan her çocuğun yüzde 15-20’si Rota virüs çıkarken, hastaneye yatmış çocuklarda yüzde 50-60 oranında çıkıyor. Uygulaması kolay, ağızdan veriliyor. 76 ülkede bu aşı, aşı takvimine eklendi ve yapılıyor.

HPV (Human papiloma virüs) ne zaman yapılmalı?
HPV aşısı ideal olarak 11-12 yaş civarında yapılmalı. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en kötüsüdür. Deriden bulaştığı için prezervatif korumuyor, çamaşırlardan da bulaşıyor, kirli kalmışsa tuvaletlerden de bulaşabiliyor. İnsanların çok cinsel partneri olma durumunu bilemeyeceğiniz için herkese yapılması daha uygun.

Aşı karşıtlarına yönelik ne gibi çalışmalar yapılıyor?
Aşı karşıtı olanlar dünyanın her yerinde var. Türkiye’de de var ancak aşılamayı baltalayamıyorlar. Her yıl yaklaşık 45 milyon aşılama yapıyoruz. Geçen yıl aşı reddi sayısı 970 kadar. Geçen yıl açılan bir dava ile bu durum gündeme geldi. Yargıtay “aşı yaptırmak zorunludur” diye bir karar aldı. Türkiye’de aşı yaptırmanın zorunlu olmasına yönelik bir yasal zorunluluk olmaması nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nden, “aşı yaptırma zorunlu değildir” kararı çıktı. Ancak bu boşluğu doldurmak için gerekli çalışmalar yapılıyor.   Önemli olan kişilerin kendilerini ve çocuklarını inanarak, güvenerek aşılatmaları.   

Aşı toplum sağlığını etkiliyor mu?
Aşı yaptırmak toplum sağlığını etkiliyor.  Bu bireysel hak olmaktan çıkıyor. Sağlık Bakanlığı bir kanun teklifi hazırladı. Meclise veriliyor, kanun çıkınca da hukuksal boşluk giderilecek ve hukuki boşluk bitecek. 

Aşı ile hastalıklar ortadan kalkıyor mu?
Bilim insanlarından aşı karşıtlığını savunanlar bilimsel gerçeklerle bağdaşmıyor.  Aşılama ile hastalıklar ortadan kalkıyor.  Çiçek hastalığı her yıl on binlerce insanı öldürürken, şu anda ortadan kalktı. 1957 yılından beri Türkiye’de görülmüyor. Çocuk felcinden dolayı ölenlerin olduğunu hatırlarsınız. Toplumda çok tanınan çok sayıda sanatçı ve politikacı bundan etkilenmiştir.  26 Kasım 1998 yılında ülkemizde son vaka görüldü. Aşı hem ucuz hem de etkisi büyüktür. Kızamık, her yıl 50 bin civarında Sağlık Bakanlığına bildirilirken, aşılama ile yılda 4-7 rakamlarına indi, 2011-2013 yılında bir salgın oldu, salgının etkisi geçti ve azalıyor. 

Yetişkin aşıları nelerdir?
İsveç’te yüzde 60, ABD’de yüzde 52 oranında yetişkinlere aşılama yapılıyor. Çocuk aşılaması çok eski bir konu, yetişkinin aşılaması daha oturmadı. Oysa aşı ile korunulabilen hastalıklar yetişkinlerde daha fazla insanı öldürüyor. Her normal insanın her 10 yılda bir difteri ve tetanoz aşısı olması gerekiyor. 65 yaş üzerinde olan herkesin grip ve pnömokok aşısı olması gerekir. Ayrıca, gebeliğin son 6 ayında iki defa difteri ve tetanoz aşısı yapılmalı. Yetişkinin yaptığı iş ya da kronik hastalığı varsa onlara göre ayrıca yapılması gereken aşılar var. Sağlık personeli ise, çiçek aşısı, hepatit aşıları yapılmalı. 

Hepatit B kan ile çalışan, kan alma merkezilerinde çalışanlara, hemodiyaliz, hemofili hastalarına ve cinsel yolla hastalığa yakalanma riski taşıyanlara öneriliyor. 

Hepatit A ise, dışkı ile bulaşıyor. Gıda hijyeni ile ilgili risk taşıyanlar için önemli. 
Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak  aşılarını kişiler daha önce yaptırmamışsa yapılmalı. Yaklaşık 10 yıl önce başlandı ve yaygın bir aşılama yapıldı. 

Kadınlar için Rubella önemli, gebelikte geçirirlerse sakat çocuk doğabiliyor. Erkekte de kabakulak önemli, yetişkin dönemde geçirirlerse testis atrofisi nedeniyle kısırlık ortaya çıkabiliyor.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan kimdir?
1981 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nden mezun oldu. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çocuk sağlığı ve hastalıkları ihtisasına başladı ve 1985 yılında ihtisasını tamamladı. 1983-1985 yıllarında Beslenme ve Metabolizma Ünitesi’nde yaptığı çalışmalar sonucu, bu dalda bilim uzmanlığı derecesi aldı. Askerlik hizmetini Adana Askeri Hastanesi’nde 1985-1987 yıllarında, zorunlu hizmetini ise 1987-1989 yıllarında Ankara Etimesgut Devlet Hastanesinde yerine getirdi. 1988 yılında çocuk sağlığı ve hastalıkları doçenti oldu. 1989 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi’nde öğretim üyesi olarak göreve başladı ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları yandal ihtisası yaptı. 1995 yılında çocuk sağlığı ve hastalıkları profesörü oldu. 1998 yılında A.B.D’nde Cincinnati Childrens Hospital’da, Çocuk Enfeksiyon Bölümü’nde çalıştı. Dr. Ceyhan 1985 yılında Gürson Çocuk Sağlığı Vakfı, Cihat Tahsin Gürson Araştırma Ödülü’nde birincilik, 1986 yılında ikincilik; 1988 yılında ise Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) teşvik ödülünü kazandı. İmmünizasyon serolojik ve klinik etkinliği, enfeksiyon hastalıklarının moleküler genetik yöntemlerle tanımlanması, enfeksiyon epidemiyolojisi ve bakterilerde antibakteriyal ilaç genlerinin tanımlanması üzerinde çalışmaktadır. Halen Enfeksiyon Hastalıkları Derneği ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Derneği’nin başkanlıklarını ve Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği’nin genel sekreterliğini yürüten Dr. Ceyhan, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı olarak çalışmaya devam etmektedir.
Continue Reading

ERİŞKİNLER AŞILARINI İHMAL EDİYOR

Erişkinler grip ve zatürre gibi aşı ile önlenebilir hastalıklar nedeniyle hayatlarını kaybettiğini belirten Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Esin Şenol, “Sadece zatürrenin dünyada yılda 1 milyon kişinin ölümüne yol açtığı vurgulanıyor” dedi.

“Avrupa Aşı Haftası”yla toplumun aşılama ve aşı ile korunulabilir hastalıklar konusundaki farkındalığının artırılması ve bilgilendirilmesi hedefleniyor. Bu amaçla 22 Nisan’da düzenlenen basın toplantısında aşıyla birçok hastalıktan korunmanın mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ve Prof. Dr. Esin Şenol son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda aşılamayla önlenebilen enfeksiyon hastalıklarında önemli başarılar sağlandığını vurguladı.

Başka hiçbir koruyucu tedbirin yapamadığını gerçekleştiren aşılar, koruyucu sağlık hizmetlerinde en önemli yaklaşım olarak kabul ediliyor. Hastalıkları ortadan kaldırabilen tek koruyucu önlem olma özelliği taşıyan aşılar koruyucu sağlık hizmetlerinde bilimin gerçekleştirdiği en önemli başarılardan biridir.

Aşıların korunmanın yanı sıra tasarruf sağladığını, işgücü kaybını engelleyerek sağlık harcamalarını azalttığını söyleyen Ceyhan şunları söyledi: “Aşı ilaçtan farklıdır. Hasta olmadan olası riske karşı alınan bir önlemdir. Dünyada her yıl 25 milyon kişi aşılar sayesinde hayata tutunuyor. Türkiye ‘de Ulusal Aşı Programı’nda yer alan 13 aşı uygulamasının durdurulması halinde bu aşılarla önlenebilen hastalıklara yakalanacak kişi sayısı yıllık 3 milyon 19 bin 176 olarak hesaplandı. Oluşabilecek yıllık ölüm sayısı 14 bin 296 kişi, oluşabilecek hastalıkların toplam maliyeti ise 23 milyar 38 milyon 413 bin 420 TL olarak hesaplanmaktadır. Bugün Türkiye’de yılda 14 binden fazla çocuğun 13 farklı hastalıktan kaybedilmesinin önüne geçen Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) ile etkin aşılama uygulamaları sonucunda, çiçek hastalığı dünyada ortadan kalkmış ve aşılama durdurulmuştur. Çocuk felcine de 16 yıldır Türkiye’de rastlanmamaktadır.”


Aşılar Bütün Toplum İçin Önem Taşıyor
Aşıların bebeklikten itibaren sağladığı korumayla, hastalıkları tedavi etmekten yüzlerce kat daha ucuz bir yöntem olma özelliği taşıdığını belirten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ilaç-aşı farkı hakkında şu görüşleri ifade etti: “İlaçlar sadece uyguladığınız kişiyi iyileştirebilirken ve bir kısmı dirence neden olarak topluma zarar veriyorken aşılama bazen aşılamadığınız kişileri de bebeklikten itibaren koruyarak bütün toplum için önem taşıyor. Ayrıca bir kişinin aşılanmaması sadece kendine değil, o hastalığın toplumda varlığını devam ettirmesi nedeniyle tüm topluma zarar veriyor. Yaptığımız maliyet yarar analizine göre aşı giderleri ile aşısız olmanın neden olduğu gider farklılığı bir yılda 20 milyar liradır, yani kitlesel aşılama ile bu miktar her yıl tasarruf edilmektedir.”

Zatürre Yılda 1 Milyon 600 Bin Kişinin Ölümüne Neden Oluyor
KLİMİK Derneği Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Esin Şenol, hastalıkların kökünün kazınması için aşılamanın yalnızca bebeklikte değil doğumdan ölüme kadar devam etmesi gerektiğini söyledi. Erişkinler grip ve zatürre gibi aşı ile önlenebilir hastalıklar nedeniyle hayatlarını kaybettiğini belirten Şenol,  şunları söyledi: “Sadece zatürrenin dünyada yılda 1 milyon 600 bin kişinin ölümüne neden olduğu vurgulanıyor. Grip için, yıldan yıla ve toplumdan topluma farklılıklar her yıl fazladan ortalama 20- 40 bin arası ölüme, 300 bin kadar fazladan hastaneye yatışa yol açmaktadır. Kanada’dan yapılmış bir çalışma, influenza yani gribin özellikle 65 yaş üzerindekilerde yüzde 10’dan fazla ölümcül olabileceğini göstermektedir. Önleyici tıp her zaman tedavi edici olandan önceliklidir. Dünya ile ilişkili bu rakamlarda aşıların toplumsal sağlık bakımından önemini göstermektedir.”


Çocukluk çağı aşıları arasında yer alan hepatit B, hepatit A, suçiçeği, kızamık gibi aşıların tamamlanmasının önemine dikkati çeken Şenol, yeni aşıların da izlenmesi ve uygulanması gerektiğini ifade etti. Şenol, “HPV aşısı ya da zoster aşısı gibi, yeni geliştirilmiş bir aşı söz konusudur. Yaşla birlikte çocukken yapılmış aşının koruyuculuk düzeyinde azalma ve bu hastalığa karşı duyarlılığında bir artış vardır. Bunlara tetanos ile uygulanan difteri ve boğmaca aşısı örnektir. Çünkü, tetanos aşısı yalnızca ayağa çivi battığında yapılan bir aşı olmayıp her erişkine 10 yılda bir tekrarlanmalıdır” açıklamasında bulundu.

Sağlık Çalışanları Mutlaka Aşılanmalıdır
Çocukluk çağında yapılması gereken aşılarını yaptırmamış ya da aşıların tekrarlarını atlamış kişiler, yaşam stili ya da sağlık çalışanları gibi mesleği nedeniyle riske maruz kalanlar mutlaka aşılanması gerektiğini vurgulayan Şenol, şunları söyledi: “Hepatit B gibi uzun vadede karaciğer sirozu ve kanserin önemli nedeni olan hastalıktan sağlık personelinin korunmasının neredeyse tek yolu hepatit B aşısının yapılmasıdır. Bağışıklık sisteminde yetmezliğe neden olan kanser kemoterapisi alanlar ya da diyaliz hastaları, diyabet hastalarında grip, zatürre gibi hastalıklara karşı aşılama özel bir önem taşımaktadır. Bunun dışında 65 yaş üzeri de enfeksiyon hastalıklarının sıklık ve ölümcül potansiyelinin arttığı bir dönemdir.”

Zatürrede Anlamlı Oranda Azalma Kaydedildi
Şenol, “Hollanda’da yapılan ve bugüne dek yapılmış en büyük aşı etkinlik çalışmalarından biri olan CAPiTA (Erişkinlerde Toplumdan Edinilmiş Pnömoniye Karşı Bağışıklama) Çalışması sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “65 yaş ve üstü yaklaşık 85 bin erişkinin dahil edilmesiyle en büyük aşı etkinlik çalışmalarından biri olan araştırmaya göre aşı uygulanan yaşlı erişkinlerde toplumdan edinilen pnömokok bakterisi kaynaklı pnömoni, yani zatürrede anlamlı oranda azalma kaydedildiği ortaya kondu” diye konuştu.

Aşı Kartı Taşınmalı
Seyahatler nedeniyle çok yer değiştiren, bazı hastalıkların yaygın olduğu bölgelere yolculuk eden erişkinlerin de aşı kartı taşıması gerektiğini söyleyen Şenol, şu değerlendirmede bulundu: “Dünyada her yıl, difteri nedeniyle 30 bin çocuk hastalanmakta ve 3 bin çocuk ölmekte, boğmaca nedeniyle 39 milyon çocuk hastalanmakta ve 300 bin çocuk ölmekte, yeni doğan tetanosu nedeniyle 200 bin bebek ölmektedir. Kızamık nedeniyle 30 milyon çocuk hastalanmakta, 888 bin çocuk ölmektedir. Hepatit B nedeniyle 6 milyon kişi hastalanmakta, 500 bin kişi yaşamını yitirmektedir. Verem nedeniyle 2 milyon kişi, zatürre nedeniyle 1 milyon 600 bin kişi ölmektedir. Oysa ki bu hastalıkların hepsi aşı ile önlenebilir.”

Prof. Dr. Şenol, erişkinlerin de çocuklarınki gibi bir aşı kartının olması gerektiğini dile getirdi.
Continue Reading

HEPATİT A VE SU ÇİÇEĞİ AŞI TAKVİMİNE EKLENİYOR

Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği Kongresi’nde konuşan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bakanlığın aşı takvimine 2 yeni aşının eklendiğini açıkladı.
Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği Kongresi ‘Dünya Aşılama Haftası’nda yapıldı. Pediatri Uzmanlık Derneği Genel Sekreteri ve Sağlık Bakanlığı Aşılama Kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bakanlığın aşı takvimine 2 yeni aşının eklendiğini açıkladı. Ceyhan önümüzdeki günlerde bakanlığın çocuklara Hepatit A ve Su çiçeği aşısını da ücretsiz yapacağını kaydetti. Su çiçeği hastalığının yaygınlığına işaret eden Ceyhan şöyle konuştu: “Su çiçeği aşısını 1 yaş grubuna yapmayı düşünüyoruz. Ancak bu henüz netlik kazanmadı. Aşının seneye yapılması planlanıyor. Su çiçeği geçirmeyen kişilerin oranı yüzde 1. Su çiçeği yaşlılıkta ve kanser gibi hastalıklarda zona olarak kendini gösteriyor. Hepatit A aşısının gelişi ise Temmuz ya da Ağustos ayını bulur. Çocuklara 18. ve 24. aylarda iki doz şeklinde yapılması planlanıyor.
Türkiye’de 2006 yılına kadar 6 hastalığa karşı aşı yapılıyorken, şu anda yeni eklenen aşılarla birlikte 13 hastalığa karşı aşı yapılıyor. Türkiye aşıya yılda 300 milyon dolar harcıyor. Bu bir futbol takımının borcu kadar bile değil.”
İshallerin En Büyük Nedeni Rotavirüs
Önümüzdeki yıllarda bakanlığın rotavirüs ve rahim ağzı kanserine karşı da aşılama planladığını ifade eden Ceyhan, “Hepimiz birkaç defa rotavirüs geçirmişizdir. İshallerin en sık görülme nedeni rotavirüs. Hastaneye yatan ishal vakalarının yüzde 66’sı rotavirüse bağlı. Aşı takvimine girinceye kadar ailelere çocuklarını rotavirüse karşı aşılamalarını söylüyoruz. Ağızdan damla yoluyla uygulanan bir aşı. İlk doz 3 aylıkken yapılıyor” dedi.
Türkiye’de Aşı Üretimi Çalışması Başladı
Türkiye’de aşılama oranının yüzde 97’lere ulaştığını anlatan Ceyhan, “Eskiden bir Afrika ülkesiyle aynı aşı şemasını uygularken şimdi gelişmiş ülke şemasını uyguluyoruz” diye konuştu.
20’den Fazla Yeni Aşı
Kongreye katılan Glaxo Smith Kline (GSK) Global Medikal Direktörü Anil Dutta, sıtma ve menenjit aşıları da geliştirdiklerini ifade etti. Dutta kanser hastaları için aşı geliştirdiklerini açıkladı. 20’den fazla yeni aşı hazırlığında olduklarını belirten Dutta, “Aşılar hep hastalıktan korunmak için yapılıyor. Ama gelecekte vücuda kanserle mücadeleyi öğreten yeni aşılar olacak. Bunda çok ilerledik. Kanser tedavisinde çığır açacak. Şu anda cilt kanseri, akciğer kanseri aşıları üzerinde çalışıyoruz” dedi.
GSK Medikal Direktörü İpek Demircan ise Türkiye’nin aşılamada lider ülkelerden olduğunu söyledi. Demircan, Türkiye’de aşı üretimiyle ilgili bakanlıkla görüştüklerini ve bununla ilgili çalışmalara başladıklarını açıkladı.

Continue Reading

MENENJİT TARİHE KARIŞACAK MI?

Uzmanlar, iki ay içinde “meningokok” aşısının piyasaya çıkacağını, bir süre sonra da Bakanlığın bu aşıyı ücretsiz yapacağını açıkladı.

Menenjit yapan virüs ve bakterilerin içerisinde pnömokok, meningokok menenjite neden oluyor. Bunlardan. H. influenza tip B’yi Sağlık Bakanlığı 2006 yılından bu yana ulusal aşı şemasına ekledi. Bu nedenle vaka sayısı oldukça azaldı. Aşı yapıldıktan sonra sadece 5 vakada bulduk. Onlar da yaşı nedeniyle aşılanmamış çocuklar. 2005 yılında pnömokok yani zatürre aşısı bütün çocuklara yapılmaya başlandı. Şu anda menenjitin en sık görülen etkeni meningokok isimli bakteri. Türkiye’de görülen meningokok menenjiti için üretilen aşı yakında piyasaya çıkacak. Sanofi Aventis grubu tarafından üretilen aşı şimdi Türkiye pazarına girmek için gün sayıyor

Menenjit hastalığının iki türü için uygulanan aşıların, Türkiye’de de yapıldığını belirten Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “meningokok” menenjiti için yılda 750 çocuğunun menenjite yakalandığını söyledi. Bunların hepsinin 15 yaş altı çocuklar olduğunu ifade eden Prof. Ceyhan, “Bu sayıdan 50-100 arasında ölüm bekliyoruz, 200 civarında da sakatlık olabiliyor. Aşıyla bunların hepsini önlemiş oluyorsunuz” dedi.

“Meningokok Sağlıklı İnsanların Boğazında Da Büyük Oranda Taşınıyor”
Bebeklerde 9 aydan itibaren aşının yapılabileceğini aktaran Prof. Dr. Ceyhan, bakteri solunum yoluyla bulaştığı için, aşıdan başka korunma yönteminin olmadığını belirtti.
Prof. Dr. Ceyhan, şöyle konuştu: “Meningokoklu bir hasta otobüste yanınızda oturabilir, okulda çocuğunuzun yanında oturabilir. Bakterinin bir de şöyle bir özelliği var: Sağlıklı insanların boğazında da büyük oranda taşınıyorlar. Her 6 kişiden en az ikisinin boğazında bu bakteri var. Taşıyıcı bir insanla temas halinde, bakteriyi evimize taşıyoruz.”

“Türkiye’nin Aşı Bütçesi Şu Anda 200 Milyon Dolar Civarında”
Prof. Dr. Ceyhan, Bakanlığın Türkiye’de menenjit yapan mikroplardan ikisine karşı aşılamayı 2005-2006 yılları arasında aşı takvimine koyduğunu belirtti. Prof. Dr. Ceyhan “Bu nedenle menenjitin en sık görülen etkeni “meningokok” isimli bakteri. Bir tek onun aşısı yoktu. Bir-iki ay sonra Türkiye’de serbest piyasada bulunacak. Bakanlık ‘gerekli’ derse ulusal aşı programına alınıp ücretsiz tüm çocuklara yapılacak. Türkiye’nin aşı bütçesi şu anda 200 milyon dolar civarında” diye konuştu.

En Çok Salgın Yaptığı Yer Hac
Prof. Dr. Ceyhan, tekrarlayan menenjit geçiren çocuklar, dalak fonksiyonunda bozukluk olanlar, hacca giden kişilerle aynı evde yaşayanlar ve kreş çocuklarının risk grupları olduğunu belirtti. En çok salgının hac dönüşü görüldüğüne işaret eden Prof. Dr. Ceyhan, hacca gidenler için bu aşının zorunlu olduğunu belirterek “Ancak onlarınki koruyuculuğu olan bir aşı. O yüzden hacdan döndüklerinde boğazlarında getiriyorlar. Kendilerini koruyor ama başkalarına bulaşıyor. Hacdan gelen tipi daha çok hastalığa neden oluyor. Dolayısıyla çocuklarla birlikte hacılara da yaparsak büyük oranda koruma sağlayacağız” dedi.

Continue Reading