DİJİTAL DÜNYADA NEDEN İNSANLAR ÖZGÜN VE GERÇEK BİLGİNİN PEŞİNE DÜŞTÜ?

Sağlık konusunda dijital dünyadaki içerikler özgün değil tartışmaları sürerken, Google algoritmasını güncelledi. Artık, arama sonuçlarında özgün içerikler üst sıralarda yer alacak.

Kopyala yapıştır içeriklerle sayfa açanların, özgün içerik hazırlayanların emeklerini sömürmemesi için yeni algoritmalar hazırlanıyor. Artık özgün içerik sahibi siteler ilk sıralarda yer alacak.

Google’ın Arama Kalitesi Değerlendirme Rehberi’ne göre, orijinal içerikler yüksek kaliteli olarak daha değerli hale gelecek. 

Özgün içeriklerin önemi kadar doğruluğu da diğer tartışılan konular arasında yer alıyor. Özellikle de sağlık alanında yapılan bazı paylaşımlar çok tepki çekebiliyor. Geçtiğimiz günlerde bir hekimin paylaşımı etik ve deontolojik kuralların ihlali yapıldığı iddiasıyla çok fazla eleştirildi.

Bu duruma Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği  üyeleri sosyal medya adresinden tepkilerini dile getirdiler: “Branşı ne olursa olsun; sağlık sektörü için herhangi bir işleme özendiren, talep oluşturmaya yönelten, hekim olarak haksız rekabete yol açabilecek içeriklerde tanıtım yapmak yasalara ve tıp etiğine aykırıdır. Bu bağlamda, gerek alanımızda gerçekleşen birçok ameliyatın, sağlık için mecburi olmayan, seçimsel işlemler olması, gerekse plastik cerrahi uzmanı olmayan hekimler tarafından yapılan ve alan ihlali olarak değerlendirilebilecek estetik cerrahi ameliyatları nedeniyle bilhassa biz plastik cerrahların çok daha özenli, akılcı ve dikkatli olması gerekiyor.”

Dijital dünyada yanlış ve yanıltıcı bilgilerin yayılımının önüne geçmek için, toplumun bilinçlendirilmesi gerekiyor. 

“Yapılan bir araştırma” cümlesinden uzak durun!

Kaynağı belirsiz olan ve “yapılan bir araştırma” cümlesi ile belirsizliği tescillenen içeriklerin dijital ortamda yayılımı çok hızlı oluyor. Söz edilen araştırmanın gerçekten yapılıp yapılmadığı, güvenilir olup olmadığına bakılmaksızın, sonucuna inanan insanlar sağlıklarından olabiliyor. Bu tür içeriklere güvenmeyin, araştırmanın kimin tarafından, ne zaman, hangi koşullarda, ne için ve nasıl yapıldığının mutlaka belirtilmesi gerekiyor. Araştırmanın kaynağının belirtilmesi ise, ayrıca önem taşıyor. Dijital ortamda kaynaksız içerik paylşmak çok kolayken, bilim dünyasında kaynak göstermediğiniz hiçbir içeriğin önemi yoktur ve ciddiye alınmaz. Aynı mantık içerikler ve haberler için de geçerli olmalı. 

Önümüzdeki yıllarda bilimsel, gerçek, etik ve güvenilir içerikler dijital dünya için çok değerli birer hazine haline dönüşecek.  Kaynağı belirsiz, güvenilmeyen ve yanlış yönlendiren içerikler ise, suç özelliği taşıyacak. Günümüzde yanlı, yanlış, uydurma, sahte ve asılsız haberler insanların sağlığını kaybetmesine neden oluyor.

Şimdiden bu sorunların üstesinden gelmek için başta medya okuryazarlığı olmak üzere, sağlık okuryazarlığı, dijital okuryazarlık ve bilimsel okuryazarlık bakış açısı topluma kazandırılmalı.

Mucize, iksir, şifalı, doğal, bitkisel, güvenilir gibi kelimeler sağlıklı demek değildir. Dijital dünyadaki kötü niyetli kişiler, bu kelimeleri kullanırken bazen de uydurulan uzmanlıklarla insanlara zarar verebiliyorlar.

Sahte içeriklerden nasıl korunmalıyız?

Öncelikle medya okuryazarlığını alışkanlık haline getirmeliyiz. Bunun için kısaca önerileri şöyle sıralayabilirim:

•          Her içerik bir amaç için kurgulanır. Kurgusuna dikkat edin.

•          Herkes kendi doğrusunu anlatır. Gerçek başka olabilir.

•          İçeriklerin kaynaklarına bakın. Doğruluğunu kontrol edin.

•          İsimsiz hiçbir içeriğe güvenmeyin.

•          Marketten alışveriş yaparken yaptığınız gibi tarihinin ne olduğuna bakın.

•          Konu hakkında yazan kişinin eğitimini inceleyin ve teyit edin.

Kaynaklar

Good stuff first: Google moves to prioritize original reporting in search

https://www.blog.google/products/search/original-reporting/

Şunları da beğenebilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir