YAŞADIĞIMIZ ANIN NE KADAR FARKINDAYIZ?

Farkındalık, stresten usulca uzaklaşıp anı yaşamanın en kolay yolu. Kısa zamanda modern dünya ile başa çıkmak için sakin bir yöntem olarak benimsenmiş bir düşünce şekli olarak Küçük Farkındalık kitabında ele alınıyor.

Farkındalık, kasten ve deneyimi yargılamadan yaşadığınız anın bilincinde olmak ya da dikkatinizi ona vermekten oluşuyor. Aslında bir iş yaparken otomatik şekilde gerçekleştirip, aklımızda yapılacak işlerin olmasından uzaklaşmamızı sağlıyor.

Meditasyon yapabilen bir yapım olmadığı için kitabı okurken, farkındalığa dayalı sakinleşme ve gevşeme egzersizlerini ister istemez yaptım. Yaşam sevincini artırmak, özgüvenli ve kendini kabullenme de artış sağlanması için de bu egzersizler öneriliyor.

Yaşadığımız olayları kabullenmenin aslında kendimize ve çevremize karşı şefkat duygumuzu da artırdığı kitapta ele alınan başlıklardan biri. Sürekli acıya odaklanmak yerine acıya rağmen ve onunla birlikte yaşamayı öğrenmek ise olgunlaşmamızı sağlıyor.

Anı yaşamak ve her şeyi yargılamadan endişesiz bir şekilde görmek, hayatın içinden geçmek yerine onu tecrübe etmemiz öneriliyor.

Karar vermek

Kitapta, bir kararı erteleyip yoğunluğu bahane ettiğimizde aslında olanın, hayatımızla ilgilenmekten kaçındığımız anlamına geldiği söyleniyor. Farkındalık gerçekten içinde bulunduğumuz anda olmamıza yardım ediyor, böylece zorluklara karşı akıllıca tepki verir ve her anı seyrettiği şekilde tecrübe ederiz.

Benim gibi yas sürecinde olanlar için de öneriler var. Bu süreçte rahatlamamı sağladığını söyleyebilirim. Çünkü yaşamı, olanları kısaca her şeyi sorguladığım bir dönemden geçerken, sorgulamayı bir kenara bırakıp sadece bulunduğum an’a odaklanmak iyi gelebiliyor.

Son olarak kitapta Mevlana’dan yapılan alıntıyı paylaşmasam olmazdı.


MİSAFİRHANE

İnsan kısmı bir misafirhane,

Her sabah yeni birisi gelir.

Bir sevinç, bir dert, bir sıkıntı,

Aniden farkına varmak bir şeyin,

Beklenmedik bir misafir.

Hepsini karşılayıp ağırla!

Evini darmadağın edip,

İçindekileri boşaltan

Bir kederler güruhu gelse bile.

Her geleni el üstünde tut.

Belki de evini boşalttılar ki

Yeni bir sevince yer açılsın.

Karanlık düşünceler, utanç ve haset,

Hepsini kapında gülerek karşıla

Ve buyur et içeri.

Kim gelirse gelsin

Sen minnettar ol hepsine

Çünkü o misafirlerin her biri

Öte diyardan bir rehber olarak gönderildi

Mevlana

Şunları da beğenebilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir