DİJİTAL MEDYA OKURYAZARLIĞINDA BAKANLIKLAR BİLİNÇLENDİRME ÇALIŞMALARINDA NASIL BİR YOL İZLEMELİ?

Dijital medya bağımlılığı konusunda Sağlık Bakanlığı da düğmeye bastı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Davranışsal Bağımlılık ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı” hakkında açıklamalarda bulundu. Eylem planı kapsamında gençlerin internette araştırma ve bilgi edinmeye ayırdığı zamanın yüzde 10 artmasını, sosyal medyadaki sürenin ise yüzde 8 azaltılması hedefleniyor.

TÜİK 2018 yılı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri (BT) Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, Türkiye’de 16-74 yaş arası internet kullanan bireylerin oranı yüzde 72,9 ve her 10 hanenin sekizi internet erişimine sahip. Yani internet kullanımı çok yaygın ki, bu rakamların bu sene daha da yüksek olduğunu düşünüyorum.

Bakanlığın daha önce Dijital Oyun Bağımlılığı Çalıştayı raporunda, stres ve olumsuz duygulardan uzaklaşma isteği bağımlılığın başlıca nedeni olarak gösteriliyor.  Bağımlılığın ayrıca başta obezite olmak üzere ortopedik rahatsızlıklar, yeme bozuklukları, göz ve görme sorunlarına neden olduğu üzerinde duruluyor.

Milli Eğitim Bakanlığından Sosyal Medya Okuryazarlığı Dersi Geliyor

Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk da Twitter hesabından şöyle bir mesaj paylaştı: “Sosyal medya okuryazarlığı dersini okullarımıza ilaveten Halk Eğitim Merkezlerinin programına da aldık. Siber zorbalık, siber bağımlılık, kişisel bilgilerin korunması, sosyal medyada nezaket dili, doğru ve sınırlı kullanım konularında verilecek derslere katılım ücretsiz olacak.”

Daha önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Mahremiyet eğitimi’ raporunda da dijital okuryazarlık konusunda ailelerin bilinçlendirilmesi üzerinde durulmuş ve izlemeleri gereken adımlar anlatılmıştı. Bu çalışmaların yapılması sevindirici bir durum.

Peki başka neler yapılmalı?

Sağlık Bakanlığı’nın sosyal medya hesaplarının kurulumunda danışmanlık yaptığım dönemlerde, bu konuda somut adımlar atılması için çalışmaya başlamıştım. O dönemler dijital dünyada zaman geçirmek amacıyla, içerikler bu kadar çok ve çeşitli değildi. Planladığım projeler hayata geçirilmiş olsaydı, bugün bu konuşulan adımların ötesine geçilecekti. Belki de dünyaya örnek olacak çalışmalara imza atmış olacaktık.

Yıllar önce dijital medya eğitimlerimde hekimlere, televizyon ve yazılı basının nostaljik bir havası olacağını söylediğimde bunun gerçek olmayacağını dile getiriyorlardı. Bu sene dijital itibar yönetimi eğitimlerimde anlattıklarım sonrasında hekimler, daha farklı bakış açıları kazandı. Çünkü, dünya bambaşka bir yöne doğru gidiyor.

Bu projelerdeki adımlar temel düzeyde ve daha vizyoner adımlar atılması gerekiyor. Önce temelde kurumların yapması gereken bazı projeler hayata geçirilmeli, halka sadece dijitali anlatarak bir gelişme beklenmemeli. Artık daha da farklı bir yol haritası izlenmeli.

Şunları da beğenebilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir