ROBOTİK CERRAHİDE DAHA ÖNCE BİLMEDİKLERİNİZ

Robotik cerrahide gelecekte bizi neler beklediğinin cevabını Silikon Vadisi’nde yeni algoritmalar yazan Dr. Elif Ayvalı ile ararken, robotik cerrahide zor vakalara müdahale eden Üroloji uzmanı Prof. Dr. Hasan Biri ile uygulama sürecinde daha önce sorulmamış soruların yanıtını aradık.

Robotik cerrahide gelecekte bizi neler beklediğinin cevabını Silikon Vadisi’nde da Vinci robotunun bulucusu şirketinde yeni algoritmalar yazan Dr. Elif Ayvalı ile ararken, robotik cerrahide zor vakalara müdahale eden Üroloji uzmanı Prof. Dr. Hasan Biri ile uygulama sürecinde daha önce sorulmamış soruların yanıtını aradık.

Günümüzde robotik cerrahi denince ilk akla gelen da Vinci robotlarının algoritmalarını  yazan Dr. Elif Ayvalı, gelecekte robotik cerrahide bizleri nelerin beklediğini anlattı.

Geleceğin en çok merak edilen kısımlarından biri olan robotik cerrahi alanındaki algoritmaların sürekli güncellenmesi konuşuluyor.  Robotik cerrahide bizi neler bekliyor?

Günümüzde cerrahi robotlar genel cerrahi, kalp cerrahisi, üroloji ve ortopedik cerrahide kullanılıyorlar. Cerrahlar robotların kollarına takılan enstrümanları uzaktan yüksek hassasiyetle kontrol edebiliyorlar.  Esnek, anatominin kıvrımlarının şeklini alabilen enstrümanların geliştirilmesiyle ağız boşluğu, rektum ve vajina yolu gibi doğal açıklık cerrahisi alanında robotların kullanımı artacak. Yapay zeka alanındaki gelişmeler ise robotların zeki asistanlara dönüşmesini sağlayacak. Sözlü komut alabilen, geçmişteki ameliyatlardaki verileri kullanıp tavsiyelerde bulunan, kritik dokuları teşhis edip cerraha yardım eden robotik asistanlar geliştirme aşamasında.

Yapay zekanın etkisini robotik cerrahide de görecek miyiz?

Yapay zeka alanındaki gelişmelerle birlikte, medikal cihaz ve robot firmaları dijital cerrahiye odaklandılar. Yapay zeka algoritmaları medikal görüntüleme alanında kullanılmaya başlandı bile. Örneğin, tomografiden tümör ve anatominin üç boyutlu şeklini oluşturan programlar yapay zeka algoritmalarını kullanıyor. Robotun sensörleri ve kameraları ile toplananlar veriler aracılığıyla cerrahların ve yapılan ameliyatın performansı incelenebiliyor.

Hep robotların hekimlerin özellikle de cerrahların yerini alacak gibi bir düşünce var. Bu gerçek olacak mı?

Bu sorunun cevabı ameliyata göre değişebilir. Genel olarak robotların bağımsız ameliyat yapabilmelerinin önünde bazı teknik ve yasal engeller var. Yapay zeka geliştirmek için, çok fazla veri elde etmek gerekiyor. İnsan vücudunun içinde robotun milyonlarca saatlik deneme yanılma yaparak veri toplamasının önünde yasal engeller var. Teknik açıdan bakacak olursak; robotların dikiş dikme gibi dokuyu manipüle etmeyi gerektiren işlemleri otomatik yapmaları için çalışmalar var. Fakat bu çalışmalar hala laboratuvar ortamında ve birçok varsayım altında çalışıyor.  Bebeklerin bile yapabildiği objeleri manipüle edebilme kabiliyeti, robotiğin en zorlu konularından biridir. Buna ilave olarak, cerrahide ameliyat sırasında dokular deforme oluyor, organlar hareket ediyor. Bununla beraber, kolonoskopi, bronkoskopi, kalp kateterizasyonu gibi robotun sadece enstrümanı lümen içerisinde kontrol edip hedef bir bölgeye ulaştırmasını gerektiren prosedürlerin otomatikleştirilmesi ise mümkün ve geliştirme aşamasında.

Algoritma yazmak geleceğin teknolojisini inşa etmeyi sağlıyor. Siz uzun yıllardır bu alanda çalışıyorsunuz. Cerrahi robot geliştirme aşamalarını kısaca anlatabilir misiniz?

İlk aşama beraber çalıştığımız cerrahların ameliyatlarına girip prosedürü, eksikleri anlamak ve tasarım gerekliliklerini tanımlamak. Sonrasında nasıl bir robot, enstrüman ya da sensör tasarımının istenilen kriterlere uyacağını belirleyip, robotun ameliyathanede nerede yer alacağına ve nerelere erişmesi gerektiğini belirlemek. Bir sonraki aşama robotun gerekilen işlemi yapabilmesi için kontrol ve navigasyon algoritmalar geliştirmek, cerrahide kullanılan medikal görüntüleme ve kamera sistemlerini entegre etmek. Bir sonraki aşama prosedürün risklerini belirlemek ve kategorilemek. Geliştirilen teknolojinin kadavra ameliyatları ve klinik testlerle ile risk kategorisine göre yüze 90 ya da 95 verimle çalıştığını ispat etmek.  Bütün bu aşamalarda düzenli olarak danışman hekimlerle ameliyatlara girip, onlardan gelen yorumlara göre yeni algoritmalar eklenir ve ara yüz kullanıcının ihtiyaçlarına göre geliştirilir. En son aşaması ise ürünü piyasaya sürebilmek için Sağlık Bakanlığı’na kanıtlarla resmi başvuru yapmak.

Robotik cerrahide zor vakalara müdahale eden Üroloji uzmanı Prof. Dr. Hasan Biri, bu tür vakalarla ilgili işlemlerde merak edilen soruları yanıtladı. 

Robotik cerrahi ile birlikte ameliyat masasındaki hasta ile aranıza bir cihaz giriyor. Dokunma hissinizi kullanamıyorsunuz ve ameliyat bölgesine ufak bir kameradan bakıyorsunuz. Bu zihinsel algılamalarınızı nasıl değiştiriyor?  

Teknolojinin tıpta ilerlemesi ile robotik cerrahi günümüzde sıklıkla kullanılmaya başlamıştır. Robotik cerrahi özellikle üroonkolojik cerrahilerde cerraha çok ciddi avantajlar sağlamaktadır. Tabi robotik cerrahiden önce bu ameliyatları uzun süreler açık veya laparoskopik olarak yapmaktaydık. Bu yöntemler ile cerrahi uygulanacak bölgenin anatomisi ve yapısı cerrahi tecrübelerimiz ile robotik cihazın 3 boyutlu görüntü kalitesi ile harmanladığımızda robotik cerrahide mevcut olmayan dokunma duyusu eksikliği zihinsel veya cerrahi algımızda ciddi bir problem oluşturmamaktadır.

Ne kadar süre eğitim almak gerekiyor ve nasıl bir eğitimden geçiniliyor. Türkiye’deki kurallar nedir? 

Robotik cerrahi kullanımına hak kazanmak için üretici firma ile bu konuda uzman doktorların iş birliği ile yapılan robotik cerrahi sertifikasyon kursları düzenlenmekte. Bu kursların süresi yaklaşık 1 hafta olup kursta robotik konsolun nasıl kullanıldığı, cerrahi kolların hastaya nasıl entegre edildi, görsel simülasyonlar ile cerrahi kolların nasıl kullanıldığı ve ana cerrahi prensipler katılımcıya aktarılmaktadır. Daha sonraki dönemde sertifika sahibi cerrah robotik sisteme entegre simülasyonlar ile cerrahi robotik cerrahi yeteneğini ve algısını geliştirerek gerçek bir robotik cerrahi ameliyatına hazır hale gelmektedir.

Bu robotları kullanmayı öğreten simülasyon programları faydalı mı? 

Kesinlikle faydalı bir yaklaşım olduğu kanaatindeyim. Bu simülasyonlar ile cerrah robotun cerrahi kabiliyetlerini daha iyi anlayabiliyor ve cerrahın algısını robotun yeteneklerine göre daha iyi entegre edebilmesine olanak sağladığı kanaatindeyim.  Robotik cerrahiye yeni başlayan cerrahların bu simülasyonlar ile belli bir süre kendilerini geliştirerek gerçek bir cerrahi uygulamaya geçmelerini öneririm.

Robotik cerrahi ile birlikte cerrahi yeteneğin tanımı değişti mi?   

Aslında tam olarak cerrahi yetenek değişti demek doğru olmaz ama teknolojinin tıp dünyasında hızla ilerlemesi ile uzay teknolojisi olan robotik cerrahi sisteminin avantajları cerrahi başarımızı olumlu yönde değiştirmeye başladı diyebiliriz. Özellikle üroloji branşında robotik cerrahi ile uyguladığımız ameliyat sonuçları önceki dönemde uyguladığımız açık cerrahi sonuçlarımız ile karşılaştırıldığında çok iyi sonuçlar aldığımız görülmektedir.

Günümüzde robotlar uzaktan kullanılan yüksek hassasiyetli cihazlar. Karar verme mekanizmaları yok. İleride robotların zeki asistanlar olmaları sensörlerinden aldıkları bilgileri yorumlayıp karar vermeleri anlamına geliyor. Robotların cerrahların güvenlerini kazanmaları için ne yapmaları gerekir?

Öncelikle bir cerrahın yetişme ve tecrübelenme sürecini düşündüğümüzde bu sürecin çok zorlu olduğunu görürüz. Bir cerrahın yetişme süresince edindiği tecrübeler ameliyat esnasında 5 duyu organı ile oluşturduğu verilerin sık tekrar ile beyinde yerleşmesi ile olmaktadır. Robot yapısının bu tecrübeye yaklaşması için insan vücudu üzerinde çok fazla dijital veri elde etmesi ve belki de milyonlarca saat denemeler yapması gerekmektedir. Bu nedenle yakın gelecekte robot zekasının buna çok yeterli düzeyde olabileceği kanaatinde değilim. Ancak teknolojik ilerleme hızını düşünürsek günün birinde robotların zeki asistanlar olabileceği günler olacağını düşünmekteyim.

Doktorların asistanları, her hareketleri  için doktordan izin almıyorlar. Doktor onların düşünce kapasitesine güveniyor. Robotlara güven kazanmanız için ne görmeniz gerekir? Örneğin, robot bir şey yapmadan yapacağı hareketi  aldığı kararı gösterebilir, doktor tamam ya da hayır diyebilir. 

Aslında cerrahi prosedürler bir ekip işidir. Bilgili, tecrübeli ve yetkin bir ekip ile yapılan cerrahilerin sonuçlarının tatmin edici ve yüz güldürücü olması kaçınılmazdır. Cerrahi esnasında ana cerraha yardım eden asistanlar tecrübe kazandıkça ana cerrahın istediği malzeme, ekartasyo veya cerrahi manüplasyonu hiç konuşmadan bile cerrahi akışta gerçekleştirebilmektedir. Bu neden ile robotik cerrahi esnasında robot asistanında bu şekilde cerrahi akış esnasında yapılması gereken asistansı öğrenerek veya ana cerrahin onayına sunarak yapabileceği bir sistem geliştirilir ise ileri dönemlerde tercih edilebilir bir yaklaşım olabilir. Ancak her cerrahi prosedür ana esasları ile aynı olsa da her hastadaki anatomik varyasyonlar olabileceği göz ardı edilmemeli, robot asistanların bu anatomik varyasyonlara karşı hazırlıklı olması gerektiği unutulmamalıdır.

Günümüzde robotik cerrahi denince ilk akla gelen da Vinci robotlarının algoritmalarını  yazan Dr. Elif Ayvalı, gelecekte robotik cerrahide bizleri nelerin beklediğini anlattı.

Geleceğin en çok merak edilen kısımlarından biri olan robotik cerrahi alanındaki algoritmaların sürekli güncellenmesi konuşuluyor.  Robotik cerrahide bizi neler bekliyor?

Günümüzde cerrahi robotlar genel cerrahi, kalp cerrahisi, üroloji ve ortopedik cerrahide kullanılıyorlar. Cerrahlar robotların kollarına takılan enstrümanları uzaktan yüksek hassasiyetle kontrol edebiliyorlar.  Esnek, anatominin kıvrımlarının şeklini alabilen enstrümanların geliştirilmesiyle ağız boşluğu, rektum ve vajina yolu gibi doğal açıklık cerrahisi alanında robotların kullanımı artacak. Yapay zeka alanındaki gelişmeler ise robotların zeki asistanlara dönüşmesini sağlayacak. Sözlü komut alabilen, geçmişteki ameliyatlardaki verileri kullanıp tavsiyelerde bulunan, kritik dokuları teşhis edip cerraha yardım eden robotik asistanlar geliştirme aşamasında.

Yapay zekanın etkisini robotik cerrahide de görecek miyiz?

Yapay zeka alanındaki gelişmelerle birlikte, medikal cihaz ve robot firmaları dijital cerrahiye odaklandılar. Yapay zeka algoritmaları medikal görüntüleme alanında kullanılmaya başlandı bile. Örneğin, tomografiden tümör ve anatominin üç boyutlu şeklini oluşturan programlar yapay zeka algoritmalarını kullanıyor. Robotun sensörleri ve kameraları ile toplananlar veriler aracılığıyla cerrahların ve yapılan ameliyatın performansı incelenebiliyor.

Hep robotların hekimlerin özellikle de cerrahların yerini alacak gibi bir düşünce var. Bu gerçek olacak mı?

Bu sorunun cevabı ameliyata göre değişebilir. Genel olarak robotların bağımsız ameliyat yapabilmelerinin önünde bazı teknik ve yasal engeller var. Yapay zeka geliştirmek için, çok fazla veri elde etmek gerekiyor. İnsan vücudunun içinde robotun milyonlarca saatlik deneme yanılma yaparak veri toplamasının önünde yasal engeller var. Teknik açıdan bakacak olursak; robotların dikiş dikme gibi dokuyu manipüle etmeyi gerektiren işlemleri otomatik yapmaları için çalışmalar var. Fakat bu çalışmalar hala laboratuvar ortamında ve birçok varsayım altında çalışıyor.  Bebeklerin bile yapabildiği objeleri manipüle edebilme kabiliyeti, robotiğin en zorlu konularından biridir. Buna ilave olarak, cerrahide ameliyat sırasında dokular deforme oluyor, organlar hareket ediyor. Bununla beraber, kolonoskopi, bronkoskopi, kalp kateterizasyonu gibi robotun sadece enstrümanı lümen içerisinde kontrol edip hedef bir bölgeye ulaştırmasını gerektiren prosedürlerin otomatikleştirilmesi ise mümkün ve geliştirme aşamasında.

Algoritma yazmak geleceğin teknolojisini inşa etmeyi sağlıyor. Siz uzun yıllardır bu alanda çalışıyorsunuz. Cerrahi robot geliştirme aşamalarını kısaca anlatabilir misiniz?

İlk aşama beraber çalıştığımız cerrahların ameliyatlarına girip prosedürü, eksikleri anlamak ve tasarım gerekliliklerini tanımlamak. Sonrasında nasıl bir robot, enstrüman ya da sensör tasarımının istenilen kriterlere uyacağını belirleyip, robotun ameliyathanede nerede yer alacağına ve nerelere erişmesi gerektiğini belirlemek. Bir sonraki aşama robotun gerekilen işlemi yapabilmesi için kontrol ve navigasyon algoritmalar geliştirmek, cerrahide kullanılan medikal görüntüleme ve kamera sistemlerini entegre etmek. Bir sonraki aşama prosedürün risklerini belirlemek ve kategorilemek. Geliştirilen teknolojinin kadavra ameliyatları ve klinik testlerle ile risk kategorisine göre yüze 90 ya da 95 verimle çalıştığını ispat etmek.  Bütün bu aşamalarda düzenli olarak danışman hekimlerle ameliyatlara girip, onlardan gelen yorumlara göre yeni algoritmalar eklenir ve ara yüz kullanıcının ihtiyaçlarına göre geliştirilir. En son aşaması ise ürünü piyasaya sürebilmek için Sağlık Bakanlığı’na kanıtlarla resmi başvuru yapmak.

Robotik cerrahide zor vakalara müdahale eden Üroloji uzmanı Prof. Dr. Hasan Biri, bu tür vakalarla ilgili işlemlerde merak edilen soruları yanıtladı. 

Robotik cerrahi ile birlikte ameliyat masasındaki hasta ile aranıza bir cihaz giriyor. Dokunma hissinizi kullanamıyorsunuz ve ameliyat bölgesine ufak bir kameradan bakıyorsunuz. Bu zihinsel algılamalarınızı nasıl değiştiriyor?  

Teknolojinin tıpta ilerlemesi ile robotik cerrahi günümüzde sıklıkla kullanılmaya başlamıştır. Robotik cerrahi özellikle üroonkolojik cerrahilerde cerraha çok ciddi avantajlar sağlamaktadır. Tabi robotik cerrahiden önce bu ameliyatları uzun süreler açık veya laparoskopik olarak yapmaktaydık. Bu yöntemler ile cerrahi uygulanacak bölgenin anatomisi ve yapısı cerrahi tecrübelerimiz ile robotik cihazın 3 boyutlu görüntü kalitesi ile harmanladığımızda robotik cerrahide mevcut olmayan dokunma duyusu eksikliği zihinsel veya cerrahi algımızda ciddi bir problem oluşturmamaktadır.

Ne kadar süre eğitim almak gerekiyor ve nasıl bir eğitimden geçiniliyor. Türkiye’deki kurallar nedir? 

Robotik cerrahi kullanımına hak kazanmak için üretici firma ile bu konuda uzman doktorların iş birliği ile yapılan robotik cerrahi sertifikasyon kursları düzenlenmekte. Bu kursların süresi yaklaşık 1 hafta olup kursta robotik konsolun nasıl kullanıldığı, cerrahi kolların hastaya nasıl entegre edildi, görsel simülasyonlar ile cerrahi kolların nasıl kullanıldığı ve ana cerrahi prensipler katılımcıya aktarılmaktadır. Daha sonraki dönemde sertifika sahibi cerrah robotik sisteme entegre simülasyonlar ile cerrahi robotik cerrahi yeteneğini ve algısını geliştirerek gerçek bir robotik cerrahi ameliyatına hazır hale gelmektedir.

Bu robotları kullanmayı öğreten simülasyon programları faydalı mı? 

Kesinlikle faydalı bir yaklaşım olduğu kanaatindeyim. Bu simülasyonlar ile cerrah robotun cerrahi kabiliyetlerini daha iyi anlayabiliyor ve cerrahın algısını robotun yeteneklerine göre daha iyi entegre edebilmesine olanak sağladığı kanaatindeyim.  Robotik cerrahiye yeni başlayan cerrahların bu simülasyonlar ile belli bir süre kendilerini geliştirerek gerçek bir cerrahi uygulamaya geçmelerini öneririm.

Robotik cerrahi ile birlikte cerrahi yeteneğin tanımı değişti mi?   

Aslında tam olarak cerrahi yetenek değişti demek doğru olmaz ama teknolojinin tıp dünyasında hızla ilerlemesi ile uzay teknolojisi olan robotik cerrahi sisteminin avantajları cerrahi başarımızı olumlu yönde değiştirmeye başladı diyebiliriz. Özellikle üroloji branşında robotik cerrahi ile uyguladığımız ameliyat sonuçları önceki dönemde uyguladığımız açık cerrahi sonuçlarımız ile karşılaştırıldığında çok iyi sonuçlar aldığımız görülmektedir.

Günümüzde robotlar uzaktan kullanılan yüksek hassasiyetli cihazlar. Karar verme mekanizmaları yok. İleride robotların zeki asistanlar olmaları sensörlerinden aldıkları bilgileri yorumlayıp karar vermeleri anlamına geliyor. Robotların cerrahların güvenlerini kazanmaları için ne yapmaları gerekir?

Öncelikle bir cerrahın yetişme ve tecrübelenme sürecini düşündüğümüzde bu sürecin çok zorlu olduğunu görürüz. Bir cerrahın yetişme süresince edindiği tecrübeler ameliyat esnasında 5 duyu organı ile oluşturduğu verilerin sık tekrar ile beyinde yerleşmesi ile olmaktadır. Robot yapısının bu tecrübeye yaklaşması için insan vücudu üzerinde çok fazla dijital veri elde etmesi ve belki de milyonlarca saat denemeler yapması gerekmektedir. Bu nedenle yakın gelecekte robot zekasının buna çok yeterli düzeyde olabileceği kanaatinde değilim. Ancak teknolojik ilerleme hızını düşünürsek günün birinde robotların zeki asistanlar olabileceği günler olacağını düşünmekteyim.

Doktorların asistanları, her hareketleri  için doktordan izin almıyorlar. Doktor onların düşünce kapasitesine güveniyor. Robotlara güven kazanmanız için ne görmeniz gerekir? Örneğin, robot bir şey yapmadan yapacağı hareketi  aldığı kararı gösterebilir, doktor tamam ya da hayır diyebilir. 

Aslında cerrahi prosedürler bir ekip işidir. Bilgili, tecrübeli ve yetkin bir ekip ile yapılan cerrahilerin sonuçlarının tatmin edici ve yüz güldürücü olması kaçınılmazdır. Cerrahi esnasında ana cerraha yardım eden asistanlar tecrübe kazandıkça ana cerrahın istediği malzeme, ekartasyo veya cerrahi manüplasyonu hiç konuşmadan bile cerrahi akışta gerçekleştirebilmektedir. Bu neden ile robotik cerrahi esnasında robot asistanında bu şekilde cerrahi akış esnasında yapılması gereken asistansı öğrenerek veya ana cerrahin onayına sunarak yapabileceği bir sistem geliştirilir ise ileri dönemlerde tercih edilebilir bir yaklaşım olabilir. Ancak her cerrahi prosedür ana esasları ile aynı olsa da her hastadaki anatomik varyasyonlar olabileceği göz ardı edilmemeli, robot asistanların bu anatomik varyasyonlara karşı hazırlıklı olması gerektiği unutulmamalıdır.

Robotik cerrahide gelecekte bizi neler beklediğinin cevabını Silikon Vadisi’nde da Vinci robotunun bulucusu Dr. Frederic Moll’in Auris Health şirketinde yeni algoritmalar yazan Dr. Elif Ayvalı ile ararken, robotik cerrahide zor vakalara müdahale eden Üroloji uzmanı Prof. Dr. Hasan Biri ile uygulama sürecinde daha önce sorulmamış soruların yanıtını aradık.

Günümüzde robotik cerrahi denince ilk akla gelen da Vinci robotlarının algoritmalarını  yazan Dr. Elif Ayvalı, gelecekte robotik cerrahide bizleri nelerin beklediğini anlattı.

Geleceğin en çok merak edilen kısımlarından biri olan robotik cerrahi alanındaki algoritmaların sürekli güncellenmesi konuşuluyor.  Robotik cerrahide bizi neler bekliyor?

Günümüzde cerrahi robotlar genel cerrahi, kalp cerrahisi, üroloji ve ortopedik cerrahide kullanılıyorlar. Cerrahlar robotların kollarına takılan enstrümanları uzaktan yüksek hassasiyetle kontrol edebiliyorlar.  Esnek, anatominin kıvrımlarının şeklini alabilen enstrümanların geliştirilmesiyle ağız boşluğu, rektum ve vajina yolu gibi doğal açıklık cerrahisi alanında robotların kullanımı artacak. Yapay zeka alanındaki gelişmeler ise robotların zeki asistanlara dönüşmesini sağlayacak. Sözlü komut alabilen, geçmişteki ameliyatlardaki verileri kullanıp tavsiyelerde bulunan, kritik dokuları teşhis edip cerraha yardım eden robotik asistanlar geliştirme aşamasında.

Yapay zekanın etkisini robotik cerrahide de görecek miyiz?

Yapay zeka alanındaki gelişmelerle birlikte, medikal cihaz ve robot firmaları dijital cerrahiye odaklandılar. Yapay zeka algoritmaları medikal görüntüleme alanında kullanılmaya başlandı bile. Örneğin, tomografiden tümör ve anatominin üç boyutlu şeklini oluşturan programlar yapay zeka algoritmalarını kullanıyor. Robotun sensörleri ve kameraları ile toplananlar veriler aracılığıyla cerrahların ve yapılan ameliyatın performansı incelenebiliyor.

Hep robotların hekimlerin özellikle de cerrahların yerini alacak gibi bir düşünce var. Bu gerçek olacak mı?

Bu sorunun cevabı ameliyata göre değişebilir. Genel olarak robotların bağımsız ameliyat yapabilmelerinin önünde bazı teknik ve yasal engeller var. Yapay zeka geliştirmek için, çok fazla veri elde etmek gerekiyor. İnsan vücudunun içinde robotun milyonlarca saatlik deneme yanılma yaparak veri toplamasının önünde yasal engeller var. Teknik açıdan bakacak olursak; robotların dikiş dikme gibi dokuyu manipüle etmeyi gerektiren işlemleri otomatik yapmaları için çalışmalar var. Fakat bu çalışmalar hala laboratuvar ortamında ve birçok varsayım altında çalışıyor.  Bebeklerin bile yapabildiği objeleri manipüle edebilme kabiliyeti, robotiğin en zorlu konularından biridir. Buna ilave olarak, cerrahide ameliyat sırasında dokular deforme oluyor, organlar hareket ediyor. Bununla beraber, kolonoskopi, bronkoskopi, kalp kateterizasyonu gibi robotun sadece enstrümanı lümen içerisinde kontrol edip hedef bir bölgeye ulaştırmasını gerektiren prosedürlerin otomatikleştirilmesi ise mümkün ve geliştirme aşamasında.

Algoritma yazmak geleceğin teknolojisini inşa etmeyi sağlıyor. Siz uzun yıllardır bu alanda çalışıyorsunuz. Cerrahi robot geliştirme aşamalarını kısaca anlatabilir misiniz?

İlk aşama beraber çalıştığımız cerrahların ameliyatlarına girip prosedürü, eksikleri anlamak ve tasarım gerekliliklerini tanımlamak. Sonrasında nasıl bir robot, enstrüman ya da sensör tasarımının istenilen kriterlere uyacağını belirleyip, robotun ameliyathanede nerede yer alacağına ve nerelere erişmesi gerektiğini belirlemek. Bir sonraki aşama robotun gerekilen işlemi yapabilmesi için kontrol ve navigasyon algoritmalar geliştirmek, cerrahide kullanılan medikal görüntüleme ve kamera sistemlerini entegre etmek. Bir sonraki aşama prosedürün risklerini belirlemek ve kategorilemek. Geliştirilen teknolojinin kadavra ameliyatları ve klinik testlerle ile risk kategorisine göre yüze 90 ya da 95 verimle çalıştığını ispat etmek.  Bütün bu aşamalarda düzenli olarak danışman hekimlerle ameliyatlara girip, onlardan gelen yorumlara göre yeni algoritmalar eklenir ve ara yüz kullanıcının ihtiyaçlarına göre geliştirilir. En son aşaması ise ürünü piyasaya sürebilmek için Sağlık Bakanlığı’na kanıtlarla resmi başvuru yapmak.

Robotik cerrahide zor vakalara müdahale eden Üroloji uzmanı Prof. Dr. Hasan Biri, bu tür vakalarla ilgili işlemlerde merak edilen soruları yanıtladı. 

Robotik cerrahi ile birlikte ameliyat masasındaki hasta ile aranıza bir cihaz giriyor. Dokunma hissinizi kullanamıyorsunuz ve ameliyat bölgesine ufak bir kameradan bakıyorsunuz. Bu zihinsel algılamalarınızı nasıl değiştiriyor?  

Teknolojinin tıpta ilerlemesi ile robotik cerrahi günümüzde sıklıkla kullanılmaya başlamıştır. Robotik cerrahi özellikle üroonkolojik cerrahilerde cerraha çok ciddi avantajlar sağlamaktadır. Tabi robotik cerrahiden önce bu ameliyatları uzun süreler açık veya laparoskopik olarak yapmaktaydık. Bu yöntemler ile cerrahi uygulanacak bölgenin anatomisi ve yapısı cerrahi tecrübelerimiz ile robotik cihazın 3 boyutlu görüntü kalitesi ile harmanladığımızda robotik cerrahide mevcut olmayan dokunma duyusu eksikliği zihinsel veya cerrahi algımızda ciddi bir problem oluşturmamaktadır.

Ne kadar süre eğitim almak gerekiyor ve nasıl bir eğitimden geçiniliyor. Türkiye’deki kurallar nedir? 

Robotik cerrahi kullanımına hak kazanmak için üretici firma ile bu konuda uzman doktorların iş birliği ile yapılan robotik cerrahi sertifikasyon kursları düzenlenmekte. Bu kursların süresi yaklaşık 1 hafta olup kursta robotik konsolun nasıl kullanıldığı, cerrahi kolların hastaya nasıl entegre edildi, görsel simülasyonlar ile cerrahi kolların nasıl kullanıldığı ve ana cerrahi prensipler katılımcıya aktarılmaktadır. Daha sonraki dönemde sertifika sahibi cerrah robotik sisteme entegre simülasyonlar ile cerrahi robotik cerrahi yeteneğini ve algısını geliştirerek gerçek bir robotik cerrahi ameliyatına hazır hale gelmektedir.

Bu robotları kullanmayı öğreten simülasyon programları faydalı mı? 

Kesinlikle faydalı bir yaklaşım olduğu kanaatindeyim. Bu simülasyonlar ile cerrah robotun cerrahi kabiliyetlerini daha iyi anlayabiliyor ve cerrahın algısını robotun yeteneklerine göre daha iyi entegre edebilmesine olanak sağladığı kanaatindeyim.  Robotik cerrahiye yeni başlayan cerrahların bu simülasyonlar ile belli bir süre kendilerini geliştirerek gerçek bir cerrahi uygulamaya geçmelerini öneririm.

Robotik cerrahi ile birlikte cerrahi yeteneğin tanımı değişti mi?   

Aslında tam olarak cerrahi yetenek değişti demek doğru olmaz ama teknolojinin tıp dünyasında hızla ilerlemesi ile uzay teknolojisi olan robotik cerrahi sisteminin avantajları cerrahi başarımızı olumlu yönde değiştirmeye başladı diyebiliriz. Özellikle üroloji branşında robotik cerrahi ile uyguladığımız ameliyat sonuçları önceki dönemde uyguladığımız açık cerrahi sonuçlarımız ile karşılaştırıldığında çok iyi sonuçlar aldığımız görülmektedir.

Günümüzde robotlar uzaktan kullanılan yüksek hassasiyetli cihazlar. Karar verme mekanizmaları yok. İleride robotların zeki asistanlar olmaları sensörlerinden aldıkları bilgileri yorumlayıp karar vermeleri anlamına geliyor. Robotların cerrahların güvenlerini kazanmaları için ne yapmaları gerekir?

Öncelikle bir cerrahın yetişme ve tecrübelenme sürecini düşündüğümüzde bu sürecin çok zorlu olduğunu görürüz. Bir cerrahın yetişme süresince edindiği tecrübeler ameliyat esnasında 5 duyu organı ile oluşturduğu verilerin sık tekrar ile beyinde yerleşmesi ile olmaktadır. Robot yapısının bu tecrübeye yaklaşması için insan vücudu üzerinde çok fazla dijital veri elde etmesi ve belki de milyonlarca saat denemeler yapması gerekmektedir. Bu nedenle yakın gelecekte robot zekasının buna çok yeterli düzeyde olabileceği kanaatinde değilim. Ancak teknolojik ilerleme hızını düşünürsek günün birinde robotların zeki asistanlar olabileceği günler olacağını düşünmekteyim.

Doktorların asistanları, her hareketleri  için doktordan izin almıyorlar. Doktor onların düşünce kapasitesine güveniyor. Robotlara güven kazanmanız için ne görmeniz gerekir? Örneğin, robot bir şey yapmadan yapacağı hareketi  aldığı kararı gösterebilir, doktor tamam ya da hayır diyebilir. 

Aslında cerrahi prosedürler bir ekip işidir. Bilgili, tecrübeli ve yetkin bir ekip ile yapılan cerrahilerin sonuçlarının tatmin edici ve yüz güldürücü olması kaçınılmazdır. Cerrahi esnasında ana cerraha yardım eden asistanlar tecrübe kazandıkça ana cerrahın istediği malzeme, ekartasyo veya cerrahi manüplasyonu hiç konuşmadan bile cerrahi akışta gerçekleştirebilmektedir. Bu neden ile robotik cerrahi esnasında robot asistanında bu şekilde cerrahi akış esnasında yapılması gereken asistansı öğrenerek veya ana cerrahin onayına sunarak yapabileceği bir sistem geliştirilir ise ileri dönemlerde tercih edilebilir bir yaklaşım olabilir. Ancak her cerrahi prosedür ana esasları ile aynı olsa da her hastadaki anatomik varyasyonlar olabileceği göz ardı edilmemeli, robot asistanların bu anatomik varyasyonlara karşı hazırlıklı olması gerektiği unutulmamalıdır.

Şunları da beğenebilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir