SAĞLIK OKURYAZARLIĞI BİLİNCİ OLUŞTURMAK SAĞLIK EKONOMİSİNİN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRECEK!

Dijital dünya tüm çalışma alanlarımızın içerisinde yerini aldı. Özellikle sağlıkla dijital içiçe geçerek, değişimi dönüşüme çeviriyor. Sağlıkla ilgili verilerin doğru anlaşılması ve hayata geçirilmesi için sağlık okuryazarlığı bilinci kazandırılması da gün geçtikçe önem kazanıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu 2018 yılı internet kullanım oranlarına göre; Türkiye’de internet kullanan bireylerin oranı yüzde 72,9’a ulaştı. Ipsos’un Türkiye dahil 28 ülkede gerçekleştirdiği geniş kapsamlı araştırma, hastalıklarla ilgili bireylerin hangi bilgi kaynaklarına başvurduklarını belirledi. Buna göre hastalık söz konusu olduğunda yüzde 58 oranında hekim veya diğer sağlık personeline danışmak her ne kadar ilk tercih olsa da yüzde 43 ile Google gibi online arama motorları kullanıldığı görülüyor.

Sağlık okuryazarlığı verilerine baktığımızda ise, bu alandaki bilinç düzeyinin ne kadar düşük olduğunu görüyoruz. 2014 yılında Türkiye’de erişkin nüfusun sağlık okuryazarlığı düzeyi ile yeterli ve mükemmel sağlık okuryazarlığı prevalansının belirlenmesi amacı ile yapılan bir çalışmada toplumumuzun yüzde 64,6’sının “yetersiz” veya “sorunlu” sağlık okuryazarlığı kategorilerinde olduğu saptandı.

Sağlık okuryazarlığı ile ilgili olarak 2011 yılında Almanya, Avusturya, Bulgaristan, Hollanda, İrlanda, İspanya, Polonya ve Yunanistan olmak üzere sekiz Avrupa ülkesinde, 15 yaş ve üzerindeki 8 bin kişide yapılan çalışma sonucunda Hollanda’da katılımcıların yüzde 23,7’si, Bulgaristan’da yüzde 53,7’si yetersiz ve sorunlu grupta yer aldı.

Sağlık okuryazarlığı, bilgiye ulaşma, anlama ve kullanmayı içeriyor

Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre sağlık okuryazarlığı, bireylerin sağlığını korumak ve geliştirmek için bilgiye ulaşma, anlama, bu bilgiyi kullanma konusundaki bilişsel-sosyal beceriler ve motivasyon düzeyleridir. Sağlık okuryazarlığı, broşürleri okumak ve başarılı bir şekilde randevu almaktan daha fazlasını ifade ediyor. İnsanların sağlık bilgilerine erişimini ve bu bilgileri etkili bir şekilde kullanma kapasitelerini geliştirerek, sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Sağlıklı yaşam bilinci ve kalitesini artıran, sağlık profesyonelleri için iletişim ve klinik becerilerin kazanılmasını sağlıyor.  Ayrıca, sağlık hizmeti alanlar için karar mekanizmasına dâhil olmayı sağlayan sağlık okuryazarlığı, sağlığı geliştirme aktivitelerinin planlanmasında önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

Sağlık okuryazarlığı temel sağlık bilgisi aktarmaktan ibaret değil

Dijitalin gün geçtikçe önem kazandığı günümüzde, bilgi yayılımının ötesine geçen ve etkileşim, katılım ve eleştirel analiz gerektiren yöntemler aracılığıyla bilinç oluşturulması gerekiyor. Bu noktada sağlık okuryazarlığının sadece temel sağlık bilgi aktarımından daha fazlasını gerektirdiğini kabul etmek şart. İnsanların sağlıklarını korumak için doğru ve güvenilir bilgiye ulaşması, sonrasında emin olduktan sonra hareket etme becerilerini, bilgilerini ve etkinliğini nasıl geliştirebileceklerinin yol haritasını sunmak gerekiyor.

Sade dil kullanmak için bunları yapın

Sağlık profesyonelleri kullandıkları terimleri, hiçbir şey bilmediğini düşündüğü hasta ve hasta yakının anlayacağı şekilde sadeleştirmeli. Bu sayede hekim, hasta ve hasta yakını arasındaki iletişim güçlenir.  Sade bir dil kullanmak için şunları yapabilirsiniz:

  • En önemli mesajları başta verin.
  • Karmaşık bilgileri anlaşılır şekilde olması için parçalara bölün.
  • Sade ve anlaşılır bir dil kullanın.
  • Konuların daha anlaşılır olması için liste ve tablo kullanın.
  • Metnin okunabilirliğini artırın.
  • Materyallerin kültürel uygunluğuna dikkat edin.
  • Görsellerin anlaşılır ve dikkat çekici olmasına özen gösterin.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), hasta eğitim materyallerinin 6.-7. sınıf okuma seviyesinden daha yüksek yazılmış olmamasını öneriyor.

Bireyler sağlıklı yaşam bilinci geliştirmek için yeterli bilgi, beceri ve güvene sahip olduğunda sağlıklı kalabiliyor.   Ayrıca sağlık okuryazarlığı konusunda yeterli düzeyde olunmamasının nedenlerinden biri, güvenilir bilgi ve kaynakların ayrımını yapacak bilinç oluşmamasından kaynaklanıyor. Bu bilgi açığı, hem hastaların kendilerine sunulan bilgileri anlayamamalarından hem de hastanelerin bu okuryazarlık boşluklarını ele almak için yeterli çaba göstermemelerinden kaynaklanıyor.

Sağlık okuryazarlığı bilincini artırmak sağlık ekonomisini değiştiriyor

Sağlık okuryazarlığı alanındaki düşük bilinç düzeyi, sağlık hizmetlerine yapılan harcamaları da etkiliyor. Sağlık okuryazarlığı bilincine sahip olmayan bireylerin genel sağlığı iyi olamayacağından bu durum finansal süreci de olumsuz etkiler.  

Sağlık okuryazarlığı bilinci kazanmak neleri değiştiriyor?

  • Bilimsel kavramları, içeriği ve sağlık araştırmasını anlama becerisi kazandırıyor.
  • Sözlü, yazılı ve çevrimiçi iletişim becerilerini kullanmayı geliştiriyor.
  • Kitle iletişim araçlarındaki yayınlara eleştirel yorum yapabilmeyi sağlıyor.
  • Karmaşık sağlık bakımı ve yönetişim sistemleri hakkında bilgi sahibi olunuyor.
  • Sağlık kararlarında kültürel ve yerli bilgiyi kullanma yeteneği gelişiyor.  
  • Geniş bir beceri yelpazesi ve insanların bilinçli seçimler yapmasını sağlıyor.
  • Sağlık risklerini azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak hedeflenir.

DSÖ tarafından, toplumlarda sağlık okuryazarlığı bilincinin geliştirilmesine yönelik şu yaklaşımlar öneriliyor:

1. Sağlık okuryazarlığı eğitimi erken çocukluk döneminden itibaren yapılmalı.

2. Sağlığın geliştirilmesi kavramı okul eğitimi sırasında geliştirilmeli.

3. Yetişkin dönemindeki eğitimde olası engellerle baş etme yolları geliştirilmeli.

4. Bireylerin özelliklerine ve kapasitelerine uygun çok yönlü programlar yapılmalı.

5. Katılımcı eğitim yöntemleri kullanılmalı.

6. Sağlıklı olmak ve iyilik hali için yeni yöntemler geliştirilmeli.

Kaynakça

Şunları da beğenebilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir