MEDYA MUTLULUĞUNUZU ÇALMASIN

Medyanın
mutluluğunuzda payı olduğunu hiç düşündünüz mü?


Medyadaki
haberler, programlar, filmler ve diziler hayatımıza yön veriyor. Bu nedenle de
medyanın kalitesi, yaşam şeklimizi hatta mutluluğumuzu bile etkiliyor.


Mutluluk
öğrenilebilir mi? Şan ve şöhrette mi saklı? Ünlü olmak mutlu ediyorsa, mutsuzluk
dehlizlerinde boğulan ünlülerin çok mutlu olması gerekmez mi?

Para
mutluluk getirir mi?
Ekonomist Richard Easterling
1970’lerde bu sorunun yanıtını ararken yaptığı araştırma sonucunda, tüketim
toplumunun insanları mutlu etmede başarısız olduğu tespit etti.
Paranın
mutluluk getirdiğini düşünenlerdenseniz, piyangodan çıkan paraların geldiği
gibi gitmesiyle hayatları alt üst olanları aklınızda tutun. 
Mutluluk
genetik mi?
İkizlerin mutluluk çalışması
olarak bilinen meşhur araştırmayı yapan
Minnesota
Üniversitesi’nden David Lykken
, mutluğun yaklaşık yüzde 50’sinin genler tarafından
belirlendiğini ortaya koydu.
California Üniversitesi’nden Sonja Lyubomirsky ve ekibinin
araştırmalarının sonuçlarına göre ise,  iş, aile ve sosyal hayat mutluluğu yüzde 10,
genetik özellikler yüzde 50 ve davranışlar ise yüzde 40 etkilediğini belirtti.
Mutlu
olmak isteyenler için kısa reçete
Hayatınızdan memnun değilseniz,
mutluluk konusunda size şu reçete verilecektir.
·        Aileniz ve arkadaşlarınızla daha çok ve kaliteli vakit
geçirin.

·        
Halinizden memnun olmayı öğrenin, mümkünse şükür günlüğü
tutun.

·        
Çevrenizdeki insanlara yardım edin, hediye alın ve onlara
değer verdiğinizi gösterin.

·        
Amaçlarınız ve hedefleriniz olsun, geleceğe umutla bakın.
·        
Yaşadığınızın anın tadını çıkartın ve hissedin.
·        
Sevdiklerimize küçük sürprizler yapmak.
·        
Spor yapın, mümkünse doğada yürüyün ya da koşun.
·        
Stres anlarında olumlu bakış açısını yakalamaya çalışın.
·        
Dua edin ya da meditasyon yapın.

Peki
söylenmeyen ne var?
Mutlulukla ilgili reçetede belirttiğim yöntemler her yerde
yinelenip duruyor. Medyada yer alan yayınlar sizin duygularınıza dokunacak
şekilde kurgulanıyor. Böylece de sorgulamadan etkisine kapılıyorsunuz.

Duygular da hatırları
oluşturuyor. Bu konuda Nobel ödüllü Davranış Ekonomi Bilimi kurucusu Daniel
Kahneman, “Deneyime karşı Anılar Bilmecesi” başlıklı TED konuşmasında da şunları
söyler: “İki ayrı doktora iki ayrı kolonoskopi yaptıran bir hastanız var ise ve
hangi doktoru seçeceğine karar verecekse seçilecek doktor hatıralarda daha az
kötü yer etmiş olan doktor olacaktır. Aslında deneyimler arasında bir seçim
yapmayız. Deneyimlere ait hatıralar arasında bir seçim yaparız.” 
Medyanın
mutluluk üzerine çok büyük etkisi olduğunu ünlü iletişim bilimci Marshall
McLuhan’ın “Medya Mesajı, Medya Masajıdır” adlı kitabında da, medyanın yani
iletişim araçlarının çevremizdeki alan üzerinde çok güçlü bir etkisi
bulunduğunu vurgular.

Medyanın hayatımıza etkisi mutluluğumuzu da değiştirir.
Medya okuryazarlığı bilinci ile mutluluğumuzu elimizde tutalım. Her sunulanı
kabul etmeyip, seçimlerimizi ve bakış açımızı şekillendirelim.  

Medyanın dilini bilmeyen, mesajları
okuyamaz
Medya
bilinci kazanmış kişiler, hayatını kendileri yönetir.  Medyada çıkan bir akımın hızla yayılması için
ünlü isimleri örnek olarak sunulur. Oysa medyanın sunduğu rol modellerin çizdiği
yollarda yürümek yerine, seçici olarak kendi yolunuzu ve mutluluğunuzu
şekillendirebilirsiniz. Mutluluk sizin avuçlarınızda ve seçimlerinizde saklı.

Şunları da beğenebilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir